Reza Zarrab: İran ile ticaretin başlatılması talimatı Erdoğan'dan geldi

ABD'de süren davada savcılıkla işbirliği yaparak tanık olan Reza Zarrab, duruşmanın üçüncü gününde ifadesini vermeye devam etti. Zarrab, Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın da İran ile kurulan mekanizmaya dahil edilmesi için dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimat verdiğini söyledi.



30-11-2017 18:03

ABD'de "İran'a yönelik yaptırımları delmek" ve "kara para aklamak" gibi suçlamalarla tutuklu yargılanan Reza Zarrab, savcılık ile işbirliği yapmasının ardından çarşamba günü (dün) ilk defa tanık olarak hakim karşısına çıkmıştı.

Dava kapsamında gerçekleştirilen jürili duruşmanın ikinci gününde kritik itiraflarda bulunan Zarrab, savcılığın sorularını yanıtlamıştı. Zarrab'ın ifadesinde, AKP'li eski bakanlar Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan ile bağlantılarını açıklamış, Çağlayan'a rüşvet verdiğini itiraf etmişti. 

'TEHDİTLER NEDENİYLE FBI GÖZETİMİNDEYİM'

Zarrab duruşmanın üçüncü gününde de tanık olarak bir kez daha hakim karşısında çıktı. Zarrab hakimin talimatı doğrultusunda bu defa cezaevi elbisesi yerine sivil kıyafetlerle duruşma salonuna geldi. Zarrab ifadesinde ilk olarak, cezaevinde kendisine yönelik tehditler nedeniyle hala FBI gözetiminde olduğunu söyledi. 

'ZAFER ÇAĞLAYAN İLE İRANLILAR ARASINDA BİRÇOK TOPLANTI YAPILDI'

Zarrab, İranlı yetkilerin birçok defa Türkiye'ye geldiğini, Zafer Çağlayan, dönemin Halkbank Genel Müdür Süleyman Aslan ile şu an dava kapsamında tutuklu bulunan dönemin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın katılımıyla toplantılar düzenlendiğini söyledi. Zarrab toplantılarda katılımcıların, işin medyaya sızması konusunda endişeleri olduğunu dile getirdiklerini söyledi. 

HİNDİSTAN İLE PTROL TİCARETİNDE HALKBANK ARACILIĞI

Zarrab, İranlılar ile yapılan toplantıda İran'ın Hindistan'a olan petrol satışından elde edilen paranın İran'ın uluslararası borçlarının ödenmesi konusunun görüşüldüğünü söyledi. Toplantıda Süleyman Aslan'ın, "İran'ın uluslararası ödemelerini gerçekleştirmek için aracı olmayacaklarını ancak mevcut sistem içerisinde işlemlerini yapmaya devam edeceklerini" söylediğini aktaran Zarrab İranlıların aksi yönde baskı taptıklarını belirtti. 

Toplantıda Hindistan'dan gelen paranın nasıl aktarılacağının belirlendiğini söyleyen Zarrab, mekanizmayı şu şekilde aktardı: İran'dan ham petrol alan Hindistanlı şirket, parayı Halkbank'ta açtıkları hesaba yatırıyordu. Daha sonra para başka bir Türk bankasına geçiriliyor ve Zarrab da parayı buradan çekerek altına dönüştürüyordu. Daha sonra altınlar nakde çevrilerek İran'ın borçları ödeniyordu. 

TRANSFERDE TÜRK LİRASI TERCİHİ

Duruşmada Zarrab'ın Arap Türk Bankası yetkilisi Özgür Eker ile yaptığı telefon görüşmesinin kaydı da ele alındı. Görüşmede Hindistan ile kurulan mekanizmadaki ikinci bankanın Arap Türk Bankası olmasına karar veriliyor. Buna göre; Hindistan'dan Halkbank'a gelen para, sonrasında Arap Türk Bankası'na gidiyor ve oradan da Zarrab'ın hesabına aktarılarak altına dönüştürülüyor. 

Halkbank'a gelen paranın burada Türk lirasına çevrilerek Arap Türk Bankası'na aktarıldığını belirten Zarrab, Türk lirası kullanılmasının nedeni sorulduğunda, "Dolar olsaydı ABD'ye, euro olsaydı Avrupa'ya gitmek zorundaydı" yanıtı verdi. 

'SÜLEYMAN ASLAN DA RÜŞVET İSTEDİ'

Zarrab, bu süreçte Süleyman Aslan'ın da "garanti" adı altında tıpkı Zafer Çağlayan gibi kendisinden rüşvet istediğini söyledi. Zarrab, Zafer Çağlayan'ın şirketinin hesap işlemlerini kontrol ettiğini belirterek, Aslan'a rüşvet vermek için Çağlayan'dan izin alması gerektiğini de sözlerine ekledi. 

'TALİMAT ERDOĞAN'DAN GELDİ'

Duruşmada savcının "Dönemin başbakanı kimdi?" sorusuna Reza Zarrab, "Recep Tayyip Erdoğan" yanıtını verdi. Zarrab daha sonra Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın da İran ile kurulan mekanizmaya dahil olmak istediğini söyledi. 

Zarrab, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve dönemin Maliye Bakanı Ali Babacan'ın, Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın sürece dahil olmasına onay verdiğini belirterek, "Dönemin Başbakanı Erdoğan ve Maliye Bakanı (Ali Babacan) İran ile bu ticaretin başlatılması talimatını verdi." ifadelerini kullandı. Zarrab, Erdoğan'ın talimatını Zafer Çağlayan'dan öğrendiğini de sözlerine ekledi. 

'BAZEN YANLIŞ KİŞİLERE RÜŞVET VERİYORDUM'

Zafer Çağlayan'a İran ile yapılan ticaretten yüzde 50 pay verdiğini söyleyen Zarrab, "Süleyman Aslan'a rüşvet vermek, Zafer Çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi çünkü kontrol ondaydı" dedi. 

Zarrab, Türkiye'de birçok kişiye rüşvet verdiğini ve bazen yanlış kişilere ya da yanlış miktarlarda rüşvet verdiğini söyledi. 

'ÇOK SAYIDA KOL SAATİ ALDIM'

Duruşmada Zarrab'ın yaptığı ödemelere ilişkin olduğu belirtilen bir belgede, daha önce Zafer Çağlayan'a alındığı Türkiye'de gündem olan kol saatine ilişkin ödeme bilgileri yer aldı. Zarrab buna ilişkin, Türkiye'de çok sayıda kol saati aldığını söyledi. 

Duruşmada 2 milyon euroluk bir ödemeye ilişkin belge de ele alındı. Belgede Süleyman Aslan'ın baş harflerinin yer aldığı ve üzerinde "nakit" ifadesinin yazılı olduğu belirtildi. 

'ZATEN ÇAĞLAYAN'A RÜŞVET VERİYORDUM'

Zarrab, Mehmet Hakan Atilla'nın kendisinde rüşvet istemediğini belirterek, "Halkbank'ta başka kişilere rüşvet verme ihtiyacı duymadım, zaten Türkiye'nin ekonomi bakanına rüşvet veriyordum" ifadelerini kullandı. 

'MUAMMER GÜLER'İN OĞLU BARIŞ GÜLER'DEN YARDIM İSTEDİM'

Zarrab ifadesinde dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'den yardım istediğini söyledi. Barış Güler, bu süreçte Zarrab'ın şirketinde "danışman" olarak çalışıyordu. 

'HALKBANK'TA KURDUĞUMUZ SİSTEMİ ÇİN'DE DE DENEDİK'

Zarrab, Türkiye'de Halkbank'ın merkezinde olduğu sistemi Çin'de de denediklerini söyledi. Bunun Çin'de şirket kurduklarını belirteren Zarrab, ancak İran ile bağlantılarının anlaşılması üzerine Çin'deki faaliyetlerinin durdurulduğunu söyledi. Zarrab, Çin'de Süleyman Aslan gibi rüşvet verebilecekleri bir yetkilibulmadan bu işi halledemeyeceklerini anladıklarını söyledi. 

'ABD TUTUMUNU SERTLEŞTİRDİĞİ İÇİN 'GIDA TİCARETİNE' BAŞLADIK'

Duruşma sırasında Zarrab ile Süleyman Aslan arasında geçen bir telefon görüşmesine ilişkin kayıtlar sunuldu. Kayıtta Aslan, Zarrab'a İran ile altın ticaretine son vererek işi "gıda ticareti" olarak sürdürmeleri gerektiğini söylüyor.

Zarrab konuya ilişkin ifadesinde, ABD'nin İran'a yönelik tutumunu sertleştirdiği için 2013 yılının nisan ayından itibaren "altın ticaretine" son verip "gıda ticaretine" başladıklarını söyledi. 

'ALACACI'NIN HESABININ KAPATILMASINI GÖRÜŞTÜK'

Duruşmanın bugünkü kısmının son bölümünde Zarrab ile çalışanı Abdullah Happani arasındaki bir telefon görüşmesinin kaydı dinlendi. Kayıtta Zarrab, Taha Ahmet Alacacı'nın hesabının kapatılması meselesini Süleyman Aslan ile görüştüğünü aktarıyor.

İran'a yönelik yaptırımların delinmesinde "altın ticareti" önerisini getiren kişi olarak bilinen kuyumcu Alacacı'nın kendisine rakip haline geldiğini söyleyen Zarrab, "Başlangıçta, Alacacı'nın şirketlerini kullanıyordum. Daha sonra İran ile tek başına iş yapmaya başlamıştı" dedi. Zarrab, konuyu Süleyman Aslan ile görüştüğünü ve Alacacı'nın hesabının kapatılması meselesinin "çözüldüğünü" söyledi. 

'HAMAMA GİREN TERLER'

Hakim Richard Berman duruşmanın bugünkü kısmının sonunda "Hamam giren terler" diyerek espri yaptı. Duruşma yarın yine Zarrab'ın ifadesinin alınması süreciyle devam edecek.