'MİT'çileri tanımıyorsun, bombaları götürdüm diyeceksin'

Reyhanlı davasının bir numaralı sanığı Nasır Eskiocak, davanın son duruşmasında ilk verdiği ifadeyi işkence altında verdiğini belirterek nasıl işkence gördüğünü anlattı.



01-10-2014 17:52

Sami Menteş - İleri

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleşen ve 52 kişinin hayatını kaybettiği, 146 kişinin yaralandığı bombalı saldırının 1 numaralı sanığı Nasır Eskiocak iddianameyi oluşturan ifadeyi işkence altında verdiğini söyledi. 26 Ağustos tarihindeki son duruşmada Eskiocak, işkenceyi ayrıntılı olarak anlattı.

Basına kapalı olarak gerçekleşen Reyhanlı davasının tutanaklarına İleri Haber ulaştı. Eskiocak yaptığı savunmada Suriye'de yaşayan Hacı ve Yusuf Nazik ile uyuşturucu taşımak için anlaştıklarını, Hacı'nın yanında MİT mensuplarının bulunduğunu, patlama olduktan sonra Suriye'ye gittiğini ve Suriyeli muhalifler tarafından işkence gördüğünü anlattı.   

'MİT SENİ KORUR'
Eskiocak yaptığı savunmada kaçakçı olduğunu, Suriye'de yaşayan Yusuf Nazik ve Ebu Hacı isimli şahıslarla Türkiye'ye uyuşturucu getirmek üzere 500 bin dolara anlaştığını belirterek “Daha sonra Hatay'da takip edildiğimizi anlayınca Suriye'ye gidip iş için anlaştığımız Hacı'yla görüştüm. Yanında benim tanımadığım Türk arkadaşları vardı. Bu kişilerden bahsederek 'Biz bu kişilerle uzun zamandır çalışıyoruz onlar sana kimseyi dokundurmazlar engellerler' dedi. Bunların kim olduğunu sorduğumda MİT mensupları olduğunu söylediler. Hacı 'Merak etmeyin Türkiye'de nereye giderseniz gidin sizi hiç kimse durdurmayacak' dedi” ifadelerini kullandı.

'ARAÇLARI REYHANLI'YA BIRAK'
Davanın 1 numaralı sanığı Nasır Eskiocak, Hacı'nın 'Sen uyuşturucuları istediğimiz yere bırak Ankara'ya veya Konya'ya değil, yakın yere Reyhanlı'ya bırak. Araçlardan bir tanesini PTT nin önüne bir tanesi de kavşağın oraya götüreceksin' dediğini aktararak “Yusuf Nazik'i aradım ve araçların istenilen yere bırakıldığını söyledim. Yusuf Nazik bana tamam seni saat 13.00 gibi alacaklar dedi. Ben de beklemeye başladım. Bu sırada Ali Ekşi orada değildi kardeşi beni misafir etti, daha sonra Ali Ekşi geldi ve teknenin pervanesi bozuk bu halde gidemeyiz dedi. Daha sonra haberlerden duymuş galiba patlama olmuş, her taraf kapalı bu gün seni Suriye'ye götüremeyiz dedi. Birkaç gün sonra patlamayı duydum ve televizyondan arandığımızı öğrendim.” dedi.

'İŞKENCE YAPTILAR'
Nasır Eskiocak ifadesinde Suriye sınırını geçtiğini, daha sonra kaldığı yere Suriye'deki farklı muhalif örgütlerden kalabalık bir grubun geldiğini belirterek “Bu kişiler bana 'sen Beşar'ın adamısın' diyerek işkence yaptılar, niye kaçtığımı sordular, ben de kaçakçılık yaptığımı bu nedenle arandığımı onun için kaçtığımı söyledim. Türkiye'den Suriye'ye teslim edilen bir Suriyeli komutanı, Suriye'ye teslim ettiğim yönünde beyanda bulunmamı istediler. Bunu videoya çekeceklerdi, ben tanımadığımı söyledim. Farklı gruplardan farklı kişiler geldi farklı sorular sordular, 'Hacı ile görüştüğünü biliyoruz, senin hakkında herşeyi biliyoruz doğruları söyle' dediler” ifadelerini kullandı.

'MİT'TEN KİMSENİN ADINI VERMEYECEKSİN'
Eskiocak duruşmada yaptığı savunmada “Uyuşturucu işine kadar her şeyi kendilerine anlattım orada bana işkence yapmışlardı, ayaklarım kırılmıştı, balon gibi şişmişti, ezikler vardı. Kafa tasım kırılmıştı, bana doğru anlatırsan sana bir şey yapmayacağız dediler. Seni teslim edeceğiz dediler. Uyuşturucu işini detaylarıyla anlattım bunları kesik kesik kameraya kayıt ettiler. Daha sonra senden küçük bir ricada bulunacağız sen de bunu yapacaksın, küçük bir değişiklik yapacaksın dediler, ne olduğunu sorduğumda, sen Suriye'de Hacı ile uyuşturucu işi değil bomba işi yapmak için anlaştın, MİT görevlilerini gördüğünü söylemeyeceksin, Yusuf Nazik ve Ebu Ali veya Ebu Sultan ismini vereceksin MİT'ten kimsenin bilgisini vermeyeceksin dediler” dedi.

'BABAMIZ ERDOĞAN'
“Sizin naklettiğiniz uyuşturucu değil bomba  bu şekilde ifade vereceksin, yoksa seni burada parça parça doğrarlar sen bunları söyleyeceksin dediler. Hatta bir satır getirdiler parmaklarımdan başlayarak doğrayacaklarını söylediler bunun üzerine ne istiyorlarsa o şekilde söyledim” ifadelerini kullanan Nasır Eskiocak “Videoya çekerken farklı bir şey söylediğim zaman videoyu kapatıyorlar sonra tekrar baştan anlattırıyorlardı. En az 10 defa bu şekilde olmuştu. İstediklerini söyledim, daha sonra Türkiye'de farklı ifade verirsen senin adresini her şeyi biliyoruz dediler. 6-7 araçla beni sınıra getirdiler, getirirken de babamız Erdoğan diye bağırıyorlardı. Sınırda beni teslim aldıktan sonra Narlıca tarafından Antakya'ya getirdiler. Daha sonra ben ağrılarım olduğu için beni hastaneye götürün dedim. Sen mi yaptın diye ısrarla sorunca ağrıdan duramadığım için her şeyi ben yaptım beni hastaneye götürün dedim. Hastaneye gittik, doktor beni hızlı bir şekilde kontrol etti ve Emniyet'e gittik. Emniyet'te sabaha kadar ağrılı şekilde ifade verdim her şeyi üstlendim. Daha sonra diğer sanıkların isimlerini verdim. Emniyette bomba diye belirttiğim şey aslında uyuşturucu idi. Yine Ankara ve Konya'ya uyuşturucu için gitmiştik” dedi.