Referandumun Ekonomi-Politiği

Kuzey Irak Kürt bölgesinde referandum vesilesiyle yürüyen tartışmalarda önemli bir parametre var: Petrol. Hem AKP hem de Barzani strateji kurarken bu önemli noktayı dikkate almak zorunda.



30-09-2017 13:15
Cahit Ekinoğlu

Irak Kürtlerinin, 25 Eylül’de gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumundan evet çıkmasıyla beraber, bölgede makro ve mikro ölçekte denge-dengesizlik diyalektiğinde yeni bir evreye girildiği konusunda herkes hemfikir. Referandum, Erbil, Süleymaniye ve Duhok olmak üzere üç IKBY eyaletinde yapıldı; ayrıca önemli ölçüde, karışık bir nüfusa sahip olan ve Kuzey Irak coğrafyasında “petrolün Mekke”si olarak bilinen Kerkük’te de gerçekleştirildi.

Barzani, Kerkük’ün “yumuşak” ilhakını yürütmek için IŞİD karşıtı mücadeleyi oldukça yararlı bir biçimde kullandı. Dolayısıyla, Barzani'nin Kerkük özelinde dahi, referandumun zamanlamasının son derece akıllı olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Iraklı Kürtler, 37 milyonluk Irak nüfusunun kabaca %20 ’sini oluşturuyor. Birinci Körfez Savaşı sonrasında uçsuz bucaksız bir bölgede Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin kurulmasından sonra Iraklı Kürtler ciddi bir özerkliğe sahip oldular. 2003'deki işgale yardım ettiler ve böylelikle peşmergeler de facto ABD'nin müttefiki haline geldiler. Irak ordusunun çöküşünden ve 2014'de IŞİD’in Musul'u ele geçirmesinden sonra IŞİD ile savaşa lojistik desteklerini sundular.

Ancak dışardan bakıldığında IKBY siyasal açıdan tek vücut olarak görülse de, vaziyet hiç öyle görüldüğü gibi değil. IKBY içinde tarihsel kökleri bulunan en önemli siyasal rekabet, Erbil ile Süleymaniye arasındaki rekabettir. Büyük oranda aşiret kenti olan Erbil, Barzani soyundan geliyor. Süleymaniye Talabani’nin aşireti tarafından yönetiliyor ve Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) İran ile yakın bağları var. Mesud Barzani, Süleymaniye'de sadece kaba bir oportünist olarak görülüyor.

IŞİD’in Musul’u ele geçirmesiyle birlikte, Kerkük petrolleri Kerkük-Ceyhan boru hattı üzerinden satılmaya başladı. Bu ticareti başından beridir yasadışı ilan eden Bağdat yönetimi, Tahran ile Kerkük petrollerinin satılmasına dönük bir anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşmayla, Bağdat yönetimi Barzani’nin etkisini KYB ve Goran Hareketi üzerinden zayıflatmayı hedeflemişti. Diğer yandan da, İran ile ilişkisi epey güçlü olan KYB’yi yanına alarak KDP’nin Türkiye üzerinden petrol satışını engellemeye çalışmıştı. Geçtiğimiz yıl, İbadi hükümeti ile Saray arasındaki hayli sert atışmalar herkesin hafızasındadır. Özetle, Kerkük petrolleri üzerinde Türkiye ve İran, KDP ve KYB üstünden mini vekalet savaşı vermekteydi.

Her dengesizlik bir dengeyi de beraberinde getirir. Dengenin nasıl kuralacağı ise, iç ve dış dinamiklerin belirleyiciliğindedir. Dolayısıyla referandum gibi bir dış dinamik, Türkiye ve İran ilişkilerinin dengeye gelmesi açısından bir katalizör işlevi gördü. Elbette ki, tüm sorunların çözüldüğünü söylemiyoruz. Nasıl ki her dengesizlik bir dengeyi beraberinde getiriyorsa tersi de geçerlidir.

Bugünkü dengenin Türkiye’nin elini güçlendirdiğini de eklememiz gerekiyor. Astana müzakerelerinde yer alan aktörlerin hiçbiri Suriye'nin ya da Irak'ın bölünmesini istemiyor. Bu yüzden Ankara, Batı’nın hoşnutsuzluğuna rağmen Irak'ın bölünmesini istemeyen Bağdat ‘ın yanı sıra Tahran ile ittifak kurmakta beis görmüyor.

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ!” (Mİ ACABA?)

Tayyip Erdoğan ve Barzani ilişkisinin ekonomik ve siyasi boyutları hayli grift bir biçimde iç içe geçmişken, yani “alan razı veren razı” iken, Erdoğan’ın referandum öncesi ve sonrası milliyetçi ve ülkede anti-Kürt bir faşist dalganın yükselişine sebep olabilecek çıkışları bir tiyatro mu?

Tiyatro olup olmadığına karar vermeden önce meselenin teyellendiği noktanın petrol olduğunu hatırlatalım. Tam da burada tabloyu netleştirmek için bir enerji devi olan BP’nin 2013’te yayımladığı rapora bakmakta yarar var. BP Dünya Enerji İstatistik Değerlendirmesi 2013 raporuna1 göre Irak, dünya üzerinde kanıtlanmış petrol rezervlerinde 150 milyar varil ile beşinci sırada. BP'nin yalnızca Irak topraklarının %10’unu içeren IKBY bölgesinde 45 milyar varillik rezerv bulunduğunu belirttiği raporuna referans veren 2014 tarihli bir Whashington Post makalesi, “IKBY bir ülke olsaydı, rezervleri BP'ye göre Libya'dan sonra dünyada 10. sırada yer alacaktı.”2 sonucuna ulaşıyordu.

Tablo uzun zamandır bu kadar netken, Erdoğan, “Kuzey Irak bölge yönetiminin hangi kanallardan petrolünü nereye göndereceğini ya da nereye satacağını görelim” ve “Musluğu kapattığımız andan o zaman bitti.” cümleleriyle bir bakıma kendi stratejisini da açık etmiş bulunuyor. Erdoğan stratejisini, bağımsız bir IKBY'nin petrolünü muhtemelen var olan varil petrol fiyatından daha düşük fiyata dahi satamayacağı ve IKBY’nin kendi askeri harcamalarının, yolsuzluğun ve beceriksizliğin ağırlığı altında ayakta kalamayacağı üzerine kuruyor.

Bu stratejiyi en veciz ifade ile Erdoğan’ın başdanışmanlarından ve “her devrin adamı”nın sözlükteki karşılığı olan İlnur Çevik şu sözlerle ifade ediyor: “Petrolünü satamayız. Satmayız değil satamayız çünkü uluslararası bir olaydır bu. Kürt petrolü dediğimiz şey esasında Irak petrolüdür. Bölge bağımsızlığını ilan ettiğinde o petrol hemen Kürt petrolü diye tescil edilmiyor. Birleşmiş Milletler’in onaylamadığı bir bağımsızlık, bağımsızlık değildir. Dolayısıyla dünyada o bölge Irak’ın parçası olarak telakki edilmektedir. Uluslararası antlaşmalara göre oranın yeraltı zenginlikleri merkezi hükümetin tasarrufundadır. Biz Kürtlerin petrolünü merkezi hükümetin onayı ile satıyoruz. Öyle bir durumda, Kürt petrolü olmaktan çıkıp Irak petrolü olarak tescil edilir. Biz satmaya kalksak dünya da buna haciz koyar. Kısacası bu Barzani için gerçekten bir intihardır.”3

Her ne kadar İlnur Çevik Saray’ın stratejsini yalınkat biçimde vermiş olsa da, meselenin bir başka boyutu daha bulunuyor. Uluslararası enerji tekellerinin bölgeye ilişkin planları. Örneğin, Fransız enerji devi Total, Ekim 2011'de bir başka enerji devi Exxon Mobil ile (ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un CEO'su olduğu dönemde) Bağdat'ın onayını almayan bir anlaşmayla Shaikan petrol sahasına yatırım yapmaya devam ediyor. Rus enerji devi Rosneft, yeni bir doğal gaz boru hattı inşa etmek için milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı. İngiliz British Gulf Keystone Petroleum IKBY’ye yatırım için harekete geçiyor.

Bununla birlikte tüm bu anlaşmaların ve girişimlerin Ankara'dan güvenlik garantileri almadan gerçekleşmesi düşünülemez bile. Dolayısıyla başka bir yazının konusu olmakla birlikte, tüm örnekler bize 21. yüzyılda emperyalizmin yönelimleri ile jeopolitik yükseliş arasındaki diyalektiğin önemini de göstermektedir. 4

SONUÇ YERİNE…

IKBY’nin gerçek, pratik ve ekonomik olarak hayatta kalma şansı, petrol ihracatının sorunsuz bir şekilde devam etmesi ve bunun için de Erdoğan ile anlaşabilmesine bağlı. Saray’ın bu anlaşma adına AKP dönemiyle yükselişe geçen Kürt burjuvazisi eliyle, ( Türkiyeli Kürt burjuvazisi ve Barzani arasındaki gönül bağının derecesi herkesin malumu) IKBY’nin Kürt Özgürlük Hareketi’ni siyasal olarak baskı altına alması, Suriye'de ise YPG’nin IKBY’ye eklemlenmesi için daha aktif rol oynaması harekete geçmesi gibi talepleri ileri sürmeye başlayacağını kestirebiliriz.

Bitirirken, Upton Sinclair’in harika romanı Oil’den uyarlanan Çok Kan Akacak (There Will Be Blood) adlı filmi hatırlamamak olmaz. Film boyunca kurduğu petrol imparatorluğunu korumak için her şeyi yapan "kahramanımız" Daniel Plainview’e hangi kiliseye bağlı olduğu sorulduğunda 'Ben her türlü inancın tadını çıkarıyorum. Bağlı olduğum belli bir kilise yok. Hepsinden hoşlanırım, her şeyi severim' der. Ortadoğu’nun Daniel Plainview’i olarak Barzani’nin 30 yıla yayılan “politik kıvraklığı” düşünüldüğünde ise Saray'ın taleplerinin gerçekleşmesi olasılığı hayli yüksek gibi görünüyor. Referandumun öncesinde ve sonrasında, “kendi kaderini tayin hakkı” tartışmaları yapılırken, meseleyi bir de bu açıdan değerlendirmek özel önem taşıyor.

1. http://large.stanford.edu/courses/2013/ph240/lim1/docs/bpreview.pdf

2. https://www.washingtonpost.com/business/new-oil-pipeline-boosts-iraqi-kurdistan-the-region-made-of-three-northern-provinces/2014/06/12/50635600-ef30-11e3-bf76-447a5df6411f_story.html?utm_term=.28f42aea5c59

3. http://www.haberturk.com/cumhurbaskani-basdanismani-ilnur-cevik-kurt-petrolunu-satamayiz-1644704

4. https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2017/09/11/kuresellesme-caginda-jeopolitik/