Prof. Dr. Aypay: Rektör, işine öyle geldiği için Bayar’ı akıl hastası ilan etti

Dört akademisyenin katledildiği Osmangazi Üniversitesi’ndeki süreci İleri’ye anlatan Prof. Dr. Aypay, “Rektör toprağa dökülen kanının vebalini üzerinden atmak için ve işine öyle geldiği için Volkan Bayar’ı akıl hastası ilan etti. Bayar’ın akıl sağlığı yerinde” dedi. Kentte akademisyenlere yönelik baskıları da anlatan Aypay, “Prof’luk unvanımı ‘Yerelden baskı var veremiyoruz’ diyerek vermediler, ben zorla aldım” sözleriyle yaşadıkları baskıları detaylarıyla anlattı.



06-04-2018 15:08

Meryem Yıldırım / @meryem_yildrim

Dört akademisyen…Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mikail Yalçın, Fakülte Sekreteri Fatih Özmutlu, Dr. Öğretim Üyesi Serdar Çağlak ve Araştırma Görevlisi Yasir Armağan, hakkında ‘FETÖ’cü olduğuna dair iddialar bulunan araştırma görevlisi Volkan Bayar'ın silahlı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.

Akademisyenlerin katliamının ardından söz konusu saldırgan hakkındaki şikayetlere kulak tıkamakla suçlanan YÖK Başkanı Yekta Saraç, üzgün olduğunu söylerken, akademisyenlerin ailelerine sabır dilemekle yetindi.

Yine söz konusu saldırgana dair şikayetlere kulak asmamak ve ‘dokundurmamakla’ suçlanan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen ise Bayar’ın ‘problemli bir kişilik’ olduğunu iddia ederek, “Psikolojik sorunlar yaşadığını tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı.

Rektör Gönen, “Zaman zaman fakültesinde sözlü saldırıda bulunan bir yapıya sahipti. Psikolojik sorunlar yaşadığına yordum” derken, Osmangazi Üniversitesi’nden konuştuğumuz profesör, Bayar’ın ‘24 kurşuna bakar’ şeklinde aleni şekilde tehdit içeren sözleri olduğunu anlatarak yönetimin Bayar’a yönelik hiçbir işlem yaptırmadığını anlattı.

Rektörün açıklamalarına bakıldığında, problemli olduğu gözle görülen ve akademisyenler hakkında iftira ve ihbar mektupları yazan kişinin beyanı ciddiye alınarak neden akademisyenlere soruşturma açıldığı ve görevlerinden ihraç edildiği, diğer yandan da psikolojik sorunları olduğu kabul edilen Bayar’ın neden buna rağmen üniversite çatısı altında eğitime devam ettirildiği sorusu ortaya çıkıyor. Bu soruları, dün saldırının ardından üniversite bahçesindeki isyanı gündeme oturan Osmangazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ayşe Aypay ile konuştuk.

Akademisyenlerin cenazesine gittiklerini söyleyen Prof. Dr. Ayşe Aypay gözyaşları içerisinde katliamın göz göre geldiğini anlattı.

‘BAYAR’IN İFTİRALARIYLA AKADEMİSYENLER TUTUKLANDI, İŞTEN ATILDI’

15 Temmuz darbe girişiminin hemen sonrasında saldırgan Bayar’ın kendisi ve eşinin de aralarında olduğu birçok kişi hakkında pek çok yere sahte ihbar mektubu gönderdiğini söyleyen Aypay, “FETÖ’cü olduğumuza dair ihbarlarda bulunuyor ve bu mektuplar rektörlük tarafından aslı astarı var mıdır diye araştırılmadan, savcılık işlem yaparken “delilin belgen var mı” diye sormadan doğrudan işlemlere tabi tutuldu. Hocalar işlerinden atıldı, gözaltı yapıldı, tutuklandı benim eşim. Eşim daha önce ölümcül bir kalp krizi geçirmişti. Masum bir adam 5 buçuk ay hapis yattı” diyerek Bayar’ın ihbarları sonucu yaşadıkları süreci özetledi.

‘İFTİRA ATTIĞI KİŞİLERİN MASUMİYETİ KANITLANDI AMA KİMSE ONUN HAKKINDA İŞLEM YAPMADI’

Soruşturmaya tabi tutulan söz konusu akademisyenlerin daha sonra masumiyetlerinin kanıtlandığını ve mahkemede berat ettiklerini belirten Aypay, “Volkan Bayar’ın iftiracı olduğu ortaya çıktı ama buna rağmen kimse onun hakkında işlem yapmadı” dedi.

‘KİMSE ÇIĞLIĞIMIZI DUYMADI’

“Biz bu ihraçların usulsüz yapıldığını en başından beri BİMER’e, YÖK’e şikayet dilekçeleri yazarak anlatmaya çalıştık. Bir sürü insanla, partiyle görüştük” diyen Prof. Dr. Aypay yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Derdimizi anlatmak için her kapıyı çalmak istedik ama birçok kapı açılmadı. Bazıları açıldı ama sadece açılmış olmak için açıldı. Bir iki kişi de bir şey yapmayı denedi ama yapamadı. Hiç kimse bizim çığlığımızı duymadı. Rektörlüğün usulsüz bir biçimde, belgesiz delilsiz insanları kapıya koyduğunu biz kimseye anlatamadık.”

‘BAYAR İNANILMAZ BİR BİÇİMDE KORUNDU’

“Ve rektörlük Volkan Bayar’ı inanılmaz bir biçimde korudu. Onun ve eşi Aylin Bayar’ın dosyalarını koruma altına aldı. İftiralarını en başından beri ispat edebilirlerdi, ilgili beldeler haklarımız olduğu halde verilmedi. Avukatlarımız aracılığıyla istedik verilmedi. Ve o verilmeyen belgeler yüzünden bu hocalar aylarca yargılanma süreçlerinde sürüm sürüm süründüler. Volkan’ın fakültede 24 kişi hakkında, üniversitede de tanımadığı bilmediği kişiler hakkında da şikayetleri var.”

‘FETÖ’CÜLÜKLE SUÇLADIĞI KİŞİ İÇİN MAHKEMEDE ‘BİLEMEM’ DEDİ’

“Bir mahkemede Volkan Bayar’a avukatlardan biri ‘Benim müvekkilim hakkında ‘FETÖ’cü olduğuna dair iddian var. Bütün müvekkiller burada. Hangisi bu kişi, gösterir misin?’ dedi. Ve Volkan Bayar FETÖ’cülükle suçladığı kişinin kim olduğunu bilemeyeceğini söyledi. Yani bu kadar akılsızca ve mesnetsizce iftiralar.”

‘NEDEN BU KADAR İNSANIN HAYATIYLA OYNANDI?’

Bayar’ın 2012’den beri üniversitede olduğunu söyleyen Aypay, “15 Temmuz’dan beri hakkında ‘FETÖ’cü iddiaları aktif bir şekilde var. Husumetle dolaşan bir insan. Etrafında başarılı olan herkesi kıskanan, husumet güden biri. Akıl dışı bir talebini iade ettiyseniz bu derhal bir husumet sebebidir bu. Size envai çeşit şikayetler, iftiralar düzer ve gönderir. Ama bizi üzen şey şu; Volkan Bayar bir müfteri (iftiracı) rolünü oynadı. Neden Bayar’ın şikayetleri üzerine bunca insanın hayatlarıyla oynandı! Başta rektörlük ve bütün sorumlular neden belgen var mı diye sormadılar? Neden!” şeklinde isyan etti.

REKTÖR GÖNEN’E SERT TEPKİ: VEBALİ ÜZERİNDEN ATMAK İÇİN…

Rektör Gönen’in saldırının ardından Bayar hakkındaki ‘psikolojik sorunları vardı’ şeklindeki açıklamasını hatırlattığımız Aypay’ın tepkisi sert oldu.

“Asla” diyen Aypay, Rektör Gönen’e şu sözlerle tepki gösterdi: “Şu anda dört insanın kanı toprağa döküldü. Bu kanlardan rektör Gönen kendi vebaline düşenden kurtulmak içindir bu beyanlar. Asla ve asla doğruyu ve gerçeği yansıtmamaktadır. Volkan Bayar eğer akıl hastasıydıysa, ya da ruhsal sorunları vardıysa sayın rektör, niçin Volkan Bayar’ın iftira dilekçelerine dayanarak ‘Bu kişiler hakkında işlem yapın’ diye savcılığa başvuruda bulundun? Bu hocaları hiçbir delil ve belge aramadan kapıya koydun. Bunu açıklayabiliyor mu sayın rektör? Dün Bayar’ın akıl sağlığı yerindeydi de, rektör bey işine böyle geldiği için mi Bayar sağlık sorunları olan bir kişi oldu?”

‘İŞİNE ÖYLE GELDİĞİ İÇİN AKIL HASTASI İLAN ETTİ’

“Biz defalarca dilekçe verdik rektörlüğe. Birçok dilekçe alınmadı, alınanların bir kısmı sümen altı edildi. Sümen altı etmesinler diye feryat figan sistemlere zorla soktuklarımızı da takipsiz bıraktılar, hiçbir işlem yapmadılar, sürekli oyaladılar, belge veremeyiz dediler. Mesele ‘devletin güvenliği’ imiş, o sebeple Bayar’ın dosyasını veremiyorlarmış. O günlerde Volkan Bayar bu kadar kıymetliydi, bugün rektör beyin işine böyle geldiği için akıl hastası ilan ediliyor? Ne Volkan Bayar akıl hastasıdır ne de rektörlüğün bu beyanı doğrudur. Volkan Bayar’ın akıl sağlığı yerindedir.”

‘FETÖ’CÜYDÜYSE NEDEN CİNAYET GÜNÜNE KADAR KORUDUNUZ?’

Rektör Gönen’in ‘Bayar’ın FETÖ’cü olduğuna dair iddialar var’ şeklindeki sözlerine de tepki gösteren Apay, “Vardı da neden cinayetin işleneceği güne kadar Volkan Bayar neden Rektör Hasan Gönen ve Rektör Yardımcısı Hasan Konuk’un özel koruması altındaydı. Niçin ona hiçbir asistana tanınmayan inanılmaz inisiyatifler tanındı? Bütün asistanlar, hocalar şahittir. Vicdanının sesini dinleyen herkes buna şahitlik eder. Eğer hala vicdanları uyanıksa” dedi.

PROF’LUK UNVANINI DA VERMEMİŞLER: ‘YERELDEN BASKI VAR, VEREMEYİZ’

Üniversitenin sitesinden neden unvanının Doç. Dr. göründüğünü sorduğumuz Prof. Dr. Aypay’ın anlattıkları, kentteki akademisyenlerin bu konuda da Eskişehir’de ne kadar sistematik bir baskı süreci yaşadıklarını gözler önüne serdi.

“Yakın zamanda Prof. Dr. unvanımı aldım ve zorla aldım” diyen Aypay, “Neden?” sorumuza yaşadığı skandalı anlatarak şöyle yanıt verdi:

“Bana profesörlük unvanım da verilmiyordu. Yaklaşık 1 yıl önce hak ettim. Haziran 2017’de. Ben Rektör Yardımcısı Adnan Konuk’a gittim. Mağduriyet üstüne mağduriyet yaşatıyorsunuz, bana gerekçe sunun dedim. Eşim sizin aslını astarını araştırmadan yaptığınız işlemler nedeniyle kalp krizi geçirdi, hapisler de yattı. Neden bana kadromu vermiyorsunuz? dedim, ‘Veremeyiz, yerelden üzerimizde baskı var’ cevabını verdi.”

“Yerel derken, kimleri kastediyor efendim?” diye araya girdiğimiz de Aypay, “AKP’yi kastettiğini biz daha önce yaşadıklarımızdan biliyoruz. Yerelde baskın olan kim olabilir?” yanıtını verdi.

‘ALLAH AŞKINA SAKİN OLUN’

“Ben de ‘o yerele söyleyin, bu nasıl bir vicdan’ dedim. Eğer bana hak ettiğim profesörlük kadromu vermezseniz, hakkımı adli makamlarda arayacağım, o yerel kimse adli makamlara gidip ifadeler verecek dedim. Ve rektörlüğün bizim hakkımızdaki usulsüz işleri hakkında bazı ipuçları verdim ve hemen ardından ‘Tamam hocam aman allah aşkına sakin olun, ben derhal kadronuzu çıkarttıracağım’ dedi. Gerçekten de 2 gün sonra da kadromu ilana çıkarttı. Canının korkusuna yaptı…”

‘BAYAR ÜNİVERSİTEDE DİDİK DİDİK BENİ ARAMIŞ’

Saldırı anında, Bayar’ın hakkında yaptığı ‘FETÖ ablası’ iftirası nedeniyle savcılıkta ifadede olduğunu yoksa kendisinin de şu an cenazeler arasında olacağını söyleyen Prof. Dr. Aypay, o anları şöyle aktardı: “Asistanım kendi gözleriyle görmüş. ‘Hocam sizi aradı, odanıza gitti. Odanızda bulamayınca dördüncü katı didik didik aradı’ diyor. Yani o gün Bayar’ın katledecekleri arasında ben ve mağdur Yrd. Doç. Dr. Yalçın Bay’ın eşi Neslihan Bay da vardı. Neslihan Bay sınavda ben de hasbel kader Volkan Bayar’ın benim hakkımdaki ‘FETÖ ablasıdır’ iftirasına ilişkin savcılıkta ifade veriyordum.”

‘TERTEMİZ, İNSANLIK ABİDESİ ARKADAŞIMIZI TOPRAĞA VERİYORUZ’

Kelimelerin tükendiğini dile getiren Aypay, “Biz şu anda fakülte sekreterimizin cenaze törenine katılmaya gidiyoruz. Yüreğimiz parçalanıyor. Tertemiz, insanlık abidesi bir kişiyi toprağa vereceğiz ve bu kurşunlar göz göre göre geldi.”

‘24 KURŞUNA BAKAR DEDİ NE REKTÖRLÜK NE YÖK İŞLEM YAPMADI’

Cinayetin göz göre göre geldiğinin altını çizen akademisyen, “1 yıl önce Volkan Bayar, fakülte koridorlarında ‘24 kurşuna bakar’ diye tehdit savura savura gezindi. Bu tehditler hocalarımız tarafından YÖK’e, rektörlüğe bildirildi, kimse işlem yapmadı. Savcılığa dahi bildirilmedi. Göz göre göre gelen bir cinayetin ardından şu anda masum, tertemiz, insanlık abidesi bir arkadaşımızı toprağa vermeye gidiyoruz…”

Ayşe Aypay hocanın, yaşadığı derin üzüntü nedeniyle gözyaşlarını tutamaması üzerine röportajımızı sonlandırdık…