Onur Behramoğlu Hrant Dink için yazdı: Ahparig, canım kardeşim...

Onur Behramoğlu katledilişinin 11. yılında Hrant Dink için yazdı: Hrant, canım kardeşim...



19-01-2018 14:36

Onur Behramoğlu

Ahparig, canım kardeşim

‘Ahparig’i Türkçede ‘canım kardeşim’in karşılığı gibi düşünürüm, öyle yankılanır bende. Metin Eloğlu’nun hayta dizeleridir ahparig; uç boylarında görevli asker anlamında hayta değil-askerlik, devlete tapanların olsun!-serseri, külhanbeyi anlamında.

Esnafa selam vermeden yürüyüp geçen tapu müdürünün ardından “O ne biçim Âdem beylik öyle” diye seslenen, aşkını usulcacık söyleyiveren biri: “Bak seni umduran bir kapı tıkladım şuracıkta.” Yoldaşımız Enver Gökçe’nin sesiyle kalbimize dokunan Pablo Neruda’dır ahparig: “Ve çocuk kanları, caddelerden/Aktı tıpış tıpış/Çocuksu çocuksu”; daima çocuk kalmış bir Ergin Günçe: “Ölürken görünmesin diye/Yumar sımsıkı gözlerini/Öper kendi dudaklarından.”

Cevat Yurdakul, Ümit Kaftancıoğlu, İlhan Erdost, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Onat Kutlar, Metin Altıok, Behçet Aysan, Necip Hablemitoğlu, Musa Anter, Asım Bezirci, Hasret Gültekin, Metin Göktepe…Sadece alçakça katledilenlerimiz mi, hayır, Ahmet Şık, Selahattin Demirtaş, isimlerini bilmediğimiz tutsaklar, yoksullar, emekçiler ve şimdi, şu an, dünyanın en uzak diyarlarında devrimci değerler uğruna diklenendir ahparig; “Kelepçem, seni pulluk yapacağız kelepçemin demiri” diyen, “Sevdalınız komünisttir” diyen Nâzım!

Meçhul asker anıtlarının dört bir yanı sardığı dünyada firari asker anıtı gibi dikilmektir ahparig, Soma madenlerine gömülen oğlunun duruşmasına giderken cebinde 25 kuruş parası olmayan ana, yanan gecekondusunun önünde kucağında kedisiyle ağlayan dede…

İnsanın en güzel tarihi, mutluluğun en güzel tarifi, yaşayan her şeyin onurunu koruma azmidir ahparig; çakalların tiksineceği çakallar, engereklerin kin güdeceği engerekler arasında duyulan içli bir şarkı: “Alıp karanfil takmışız yakamıza/O çok daha başkadır karanfilden.”

Yakamıza taktığımız karanfil çok daha başkaysa karanfilden, düşünmemiz gerekliliğidir ahparig, Gilles Deleuze’ün ‘Spinoza Üstüne On Bir Ders’teki cümleleri aydınlatırken ufkumuzu: “Felsefe, hayata dair bir meditasyondur, ölüme dair değil. İktidarların, yönetilenlerin üzüntülerine ihtiyaçları vardır. Kederlerinizi toplayıp durmak yerine…bir sevinçten başlayın. Bunun üzerine ortak mefhum inşa edilecek, bu sevinci yaygınlaştırmak gerekecektir. Bu bir hayat işidir, sevincin payını çoğaltmaya çalışmak…”

“Kâh ısıtır, kâh soldurur eşyayı/En güzel güneş”

Isıtan güneşimiz olsun, solduran değil; onu, en çın çın kahkahasıyla analım, o sevinçten başlayalım mücadeleye, o sevinci yaygınlaştıralım.

Hrant, ahparig…