On'ların kavgasında bayrak yere hiç düşmedi!

30 Mart 1972’de Kızıldere’de katledilen Mahir Çayan ve 9 yoldaşını bıraktıkları devrimci mirasın kararlılığı ve saygıyla anıyoruz.



30-03-2018 00:33

Tugay Candan / @TugayCandan1312

“Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik…”

Evet, işte bu sözler Türkiye sol tarihinde bir dönemi hatırlatsa da aslında her dönem Türkiyeli devrimcilerin sosyalizm mücadelesindeki kararlılığının yansımasıdır.

İşte 60’lı yılların başlarında bu kararlılıkla yola çıkan Türkiye İşçi Partisi (TİP) de ülkede sosyalizmi siyaseten toplumsallaştırırken, halkın dinamik kesimlerini kavganın öncüleri haline getirdi.

GENÇLİK MEMLEKETE SAHİP ÇIKTI

Bu kesimlerden biri olan gençlik, 60’lı yıllarda dünyadaki siyasal süreçlerden de etkilenerek, kurtuluş için kaderini işçi sınıfıyla birleştirdi. Kah okullarda boykot, kah emekçilerle fabrikalarda grev örgütledi. Dünya emekçilerinin ekmeğine, yaşamına göz diken emperyalistleri Dolmabahçe’de denize döktü, patron beslemesi gerici çeteler tarafından katledildi…

‘68 Kuşağı’ diye bilinen bu gençlik kuşağının öncülerinden olan Mahir Çayan da devrimci mücadeleye TİP’te başladı. Aynı zamanda Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) üyesi de olan Çayan, bir süre sonra TİP ve o dönemki Dev-Genç’ten ayrılarak, yoldaşlarıyla Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’ni (THKP-C) kurdu.

Türkiye, burjuvazi ve onun siyasi iktidarları eliyle 12 Mart’a sürüklenirken, Çayan ve yoldaşı Hüseyin Cevahir 1 Haziran 1971’de Maltepe’de polis tarafından saldırıya uğradı. Hüseyin Cevahir bu saldırıda yaşamını yitirirken, Çayan  yaralı olarak tutsak edildi.

Daha sonra yoldaşlarıyla birlikte 29 Kasım 1971’de tutsak edildikleri cezaevinden kaçmayı başaran Çayan, 19 Şubat’ta Ulaş Bardakçı’yı da bir polis saldırısında kaybetti.

DEVRİMCİ DAYANIŞMANIN ÖRNEĞİ

Çayan ve yoldaşları, bu süreçte bir yandan devrim mücadelesini sürdürürken, bir yandan da haklarında idam hükmü verilen Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) üyesi devrimciler Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın katlini engellemek için çabaladılar.

12 Mart’ın hemen ardından, 26 Mart 1972’de Ordu’nun Ünye İlçesi’ndeki NATO'ya ait radar istasyonunda çalışan iki İngiliz ve bir Kanadalı teknisyeni kaçıran Çayan ve yoldaşları, bunun karşılığında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın serbest bırakılmasını istediler. 28 Mart'ta, rehinelerle birlikte Tokat’ın Niksar İlçesi’ndeki Kızıldere Köyü muhtarının evinde kalan diğer yoldaşlarının yanına gittiler.

30 Mart günü muhtarın evinde askerler tarafından ablukaya alındılar. Askerlerin, “Teslim olun” çağrılarına devrimci sloganlarla karşılık veren THKP-C üyeleri Mahir Çayan, Saffet Alp, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ertan Saruhan, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz ve THKO üyeleri Cihan Alptekin ile Ömer Ayna askerler tarafından makineli tüfek ve roketlerle açılan yaylım ateşiyle katledildiler.

ON’LARIN KAVGASI SÜRÜYOR

Kızıldere’de katledilen devrimcilerin isimleri tarihe devrime olan inanç, cesaret ve devrimci dayanışmanın simgesi olarak yazıldı.

Kavgaları sürüyor…