Ölmüşük de Habarımız Yok ya da Öykü Gazetesi’nin Hikâyeleri



12-08-2017 09:39

Can Yayınları’nca yayınlanan Öykü Gazetesi’nin Mayıs 2017, 8. Sayısında öykü niyetine 20 metin yer alıyor. Yarım gazete boyutunda 16 sayfaya sığdırılmış bu 20 öykünün biri mezarlıkta bitiyor, arkasından gelen mezarlık sahnesiyle başlıyor. Bir başkası, Mezar Kedisi’nin ise bütünü mezarlıkta geçiyor. Sekiz Gözlü Kiştey (Kadire Bozkurt) öyküsünde mezarlık yok ama, metnin bütünü bir mezarlık atmosferi altında, ağaçlar bile ölüyor: “Bir ağacın ölmesi pek acı bir şeymiş, dedi. Hele düşün ki koca ormanı.” Sonu ölümle bitenleri de sayarsak en az dörtte biri mezarlıkla ilişkili öykülerden oluşan bir Öykü Gazetesi bu; günlük gazetelerin Üçüncü Sayfa’larıyla yarış ediyor. Gerçeğimiz ölümle dolu olduğu için mi böyle bu? Sonuçta yaşamın açık ya da kapalı dolaylı bir yansıması olan hikâye sanatı, gerçeğimizin bu acı yanına dikkatimizi çekiyor diyebilir miyiz?

(Yazının tamamını okumak için tıklayınız.)