‘Olası bir depremde 3 bine yakın yangın çıkabilir’

İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, İstanbul’da beklenen olası depremde 3 bine yakın yangın çıkabileceğini söyledi.



02-11-2017 06:30

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, İstanbul’da beklenen olası bir depremde 3 bine yakın yangın / patlama öngörüyor. Kılıç, yüksek binaların yüzde 95’inin depremde yangın güvenliği açısından uygun olmadığını düşünüyor.

DEPREM SONRASI PATLAMA VE YANGIN RİSKİ

17 Ağustos büyük Marmara depreminin ardından 18 yıl sonra yaşanacak bir İstanbul depreminin bir riski de, deprem sonrası yangın ve patlamalar. Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı ve Yangından Korunma Derneği (TÜYAK) tarafından 9-10 Kasım 2017 tarihleri arasında Grand Cevahir Otel Convention Center’da gerçekleşecek “Uluslararası Yangın ve Güvenlik Sempozyumu ve Sergisi” öncesi İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜYAK Kurucu Başkanı ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç açıklamalarda bulundu. Kılıç halkı ve yetkilileri deprem sonrası yangınlarla ilgili uyardı.

EN BÜYÜK KORKU KIŞ AYLARI

Deprem sonrası oluşacak yangın sayısının ve bu yangınların vereceği zararların o anda, o ortamda bulunan açık ocak, açık ateş sayısına bağlı olarak değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıç “En büyük korkumuz beklenen İstanbul depreminin kış aylarında gerçekleşmesi” dedi.

3 BİNE YAKIN YANGIN ÇIKAR

Kılıç, “Deprem olduğu sırada açık ocak sayısı fazlaysa, deprem sonrası yangınların görülme oranı büyük ölçüde artıyor. Özellikle yemek zamanı olan sabah ve akşam saatlerinde yaşanan depremler bu anlamda büyük risk yaratıyor. Muhtemel İstanbul depremi sobaların, kombilerin yandığı, ocakların açık olduğu bir zamanda olursa çok sayıda yangına da sebep olacaktır. İstanbul’da kış aylarında, akşam saatlerinde bir depremin olduğunu varsayarsak, deprem sonrası meydana gelecek yangın sayısını yaklaşık 3 bin olarak öngörebiliriz” ifadelerini kullandı.

NEDEN: GAZ

Deprem sonrası yaşanan patlamaların en büyük nedeninin gaz olduğuna dikkat çeken Kılıç “Genellikle doğalgaz kullanılan yerlerde, deprem sonrası boruların kırılmasıyla ortaya çıkan gaz, ortamdaki açık ateşle veya kıvılcımla karşılaşınca patlamalar meydana geliyor. Deprem esnasında, her ne kadar doğalgaz akışı ana vanadan kapansa da, doğalgaz borularının içerisinde kalan gazlar risk oluşturuyor. Deprem durumunda borunun içerisinde kalan gazın tahliye edilmesini sağlayan, alev görmeyince gazı direkt olarak kesen sistemlerin kurulması gerekli” ifadelerini kullandı.

YÜZDE 95’İNDE GÜVENLİK YOK

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’a konuşan Kılıç, Türkiye’deki yüksek binaların yüzde 95’inin depremde yangın güvenliği açısından uygun olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Binaların yüzde 95’i deprem sonrasında oluşabilecek yangınlara karşı güvenliği olmayan binalar. Uygun olan yüzde 5’lik kısım da son dönemde yapılmış binalar arasından çıkar. Binaların ve tesisatların eski, binaların sık, insanların fazla, yolların dar, yanıcı maddelerin fazla olduğu bölgeler yangın açısından en riskli bölgeler. Bu bölgelerde bir de şiddetli deprem yaşanırsa yangın riski daha da artar.”