Nihai zaferin müjdecisi: Halep

Bizler, kadim kent Halep’te 21. Yüzyılda emperyalizmin en ağır yenilgilerinden birine tanıklık ediyoruz. Yok olan bir nesil ve yok olan bir şehir küllerinden yeniden doğuyor. Elbette her doğuş gibi bu yeniden doğuşta oldukça sancılı olacak. Yıkılan kiliseler Noel bayramı için süslenecek, camiler onarılacak, okullar ve hastaneler inşa edilecek, tarihi Halep çarşısında yeniden satıcıların sesleri yankılanacak.



12-12-2016 01:00
Serhan Kayır

Suriye savaşı Batı’nın başlattığı en ahlaksız savaşlardan birisi olarak Ortadoğu tarihinin kanlı sayfalarında yerini aldı. İnsanlık onurunu birkaç dolar uğruna satan binlerce cihatçının yarattığı bir bataklıkta, Suriye halkları evlerinden, işlerinden, ailelerinden, hayatlarından oldular. Milyonlarca insan ya komşu ülkelere göç etmek ya da eli kanlı teröristlerin ele geçirdikleri şehirlerinde, köylerinde insanlığın en vahşi anlarına tanıklık etmek zorunda kaldılar. Malum ülkeler milyarlarca dolar parayı hasta ruhlu teröristlerin emrine sunarak tonlarca silah ve bombayı bu terörist grupların eline verdiler.

21. yüzyılda kadınların çocukların pazarlarda alınıp satıldığı ve onları bu insanlık dışı hayata zorlayan teröristlerin ‘muhalif’ diye adlandırıldığı haberleri utanmazca, zekamızla alay edercesine bizlere Batılı ve Türk medya kanalları 6 yıl boyunca servis ettiler. Bu eli kanlı cihatçı teröristlere televizyonlarımızda methiyeler düzüldü, ağıtlar yakıldı, sözde gazeteciler ekranlarda bizlere bu orta çağdan kalma canavarların “muhalif unsurlar” olduğunu, ülkesini savunan Suriye’nin evlatlarının “zalim Esed’in şebbihaları” olduğunu yutturmaya çalıştılar.

Bu savaş bezirganları banka hesaplarını yeşil Benjamin Franklinler’le doldururken, Suriyeli kız çocukları Suriye’de ve komşu ülkelerde pazarlarda alınıp satıldı. 5 oğlunu savaşta yitiren Halepli anne mi dersiniz 22 kez IŞİD tarafından köle pazarında alınıp satılan genç kadın mı dersiniz, bu felaket hikayelerini her nedense Batı ve Türk medyasında göremedik.

Bu kan dolu, acı dolu 6 yılda Batı emperyalizminin bölgedeki bekçilerinin yaptıklarını asla unutmayacağız.

Halep savaştan önce Suriye’nin 2.3 milyon nüfusuyla en kalabalık şehri olduğu gibi aynı zamanda Suriye sanayisi ve ekonomisi için başkent niteliği taşıyordu. Suriye Devlet Başkanı ve Suriye Arap Ordusu Başkomutanı Beşar Esad’ın Suriye’nin Stalingrad’ı diye adlandırdığı Halep’te çatışmalar 2012 yılından bu yana aralıksız olarak devam ediyordu. Batı Halep savaşın başından bu yana Suriye ordusunun kontrolü altındaydı fakat kadim kentin BM Dünya Mirası listesinde bulunan eski şehir merkezi Doğu Halep teröristlerin elindeydi.

2012 yılından bu yana süren savaşta kent yerle bir olmuş, milyonlarca insan yabancı ülkelere göç etmek zorunda kalmış ve pek çok fabrika teröristler tarafından sökülerek komşu ülkelere kaçırılmıştı. Gün geldi, devran döndü ve sonunda Suriye savaşının en önemli aşamalarından birisi olan ve 2012 yılından bu yana süren Halep muharebesi Suriye halklarının zaferiyle sona erdi.  2016 yılı artık Suriye’nin ve Suriye halklarının sabrının tükendiği ve müttefikleriyle birlikte Halep’i teröristlerin elinden kurtardığı yıl olarak tarihe geçecektir.

Halep zaferi Suriye iç savaşının sona erdiği anlamına gelmese de sonun başlangıcı ve nihai zaferin müjdecisidir. Halep zaferi artık dengeleri Suriye adına değiştirecektir. Halep zaferi Suriye ordusunun Halep çevresindeki tüm şehirleri rahatlıkla kontrol altına almasını sağlayacaktır. Bu aşamadan sonra El Bab, Idlib ve Rakka’nın özgürleştirilmesi kaçınılmaz olacaktır. Hama ile Humus’ta kontrol tam anlamıyla sağlanacaktır.

“Halep düştü ama savaş devam ediyor” diyen bir ABD’li yetkili Batılı ülkelerin Esad karşıtı ve insanlık düşmanı  tavrının devam edeceğini gösterse de Suriye halkları ve dostları son terörist temizlenene kadar savaşacaktır.

Bu zaferde emeği geçenleri de unutmayalım.  Mülteci olarak yıllardır yaşadıkları Suriye’yi vatanı görerek canlarına pahasına savaşan ve yaşamını yitiren binlerce Filistinli savaşın gizli kahramanlarındandır. Lübnan Hizbullahı ve İran Devrim Muhafızları savaşın ilk günlerinden bu yana din, mezhep ve etnik köken ayrımı yapmaksızın Suriye halklarının yanında yer almıştır. Rusya Hava Kuvvetleri binlerce kilometre öteden gelerek savaşın yönünün değişmesine büyük katkı sağlamıştır. Arap, Kürt, Türkmen, Asuri ve Süryani binlerce Suriye evladının eline silah alarak kurdukları SDG ve Mukaveme-i Suriye gibi savunma birlikleri Suriye ordusunun yanında savaşarak Halep zaferi uğruna canını vermiştir.

Şimdi gözü mutluluktan yaşlı Halepliler Suriye’nin değişik bölgelerinden ve göç ettikleri ülkelerden eli kanlı cihatçıların elinden kurtarılan şehirlerine geri dönüyorlar.

Bizler, kadim kent Halep’te 21. Yüzyılda emperyalizmin en ağır yenilgilerinden birine tanıklık ediyoruz. Yok olan bir nesil ve yok olan bir şehir küllerinden yeniden doğuyor. Elbette her doğuş gibi bu yeniden doğuşta oldukça sancılı olacak. Yıkılan kiliseler Noel bayramı için süslenecek, camiler onarılacak, okullar ve hastaneler inşa edilecek,  tarihi Halep çarşısında yeniden satıcıların sesleri yankılanacak. Ortadoğu’nun kadim şehri binlerce yıl yaşadığı yıkımların her birinden sonra nasıl ayağa kalktıysa bu kez de ayağa kalkacak ve Levant’ın incisi olmaya devam edecek.

Halep emperyalizmin Suriye ve halklarına yönelik hayallerinin mezarı olacak.