Nevşin Mengü: Kadınların medyada tutunmak için hırçın ve asabi olmaları gerek

Gazeteci Nevşin Mengü  bir kadın olarak gazeteciliğin hem stüdyoda hem de sahada zor olduğunu ve Türkiye'de medyada kadın olarak ciddiye alınmak için "hırçın ve asabi" olmak gerektiğini söyledi.



18-01-2018 14:30

BBC Türkçe'nin kadına yönelik taciz ve şiddetin azaltılmasına dair tartışmalara katkı yapmak amacıyla başlattığı haber dizisi kapsamında soruları yanıtlayan Mengü, Türkiye'de insanların kendi yaptıkları şeyler yüzünden tacize uğradıklarını düşündükleri için itiraf edemeklerini ve bunun "travması sonradan yaşanan" zor bir süreç olduğunu söyledi.

"Bir gazeteci, işini yapan biri olarak stüdyoya oturduğunuz zaman bir konuk ağırladığınız zaman öncelikle size bu da buraya gelmiş, süslenmiş, oturuyor diye bakıyorlar. Sizin sorduğunuz soruyu kale almıyor, dediğiniz şeyi duymazdan geliyor. Kendi bildiğini anlatmaya gelmiş. Çünkü sen onun gözünde, konuk gelen akademisyenin, siyasetçinin gözünde boyalı bir kızsın" diyen Mengü sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öncelikle senin kendini ifade etmen ve karşındaki konuğu maalesef bastırman, kendini ifade etmen gerekiyor. Dolayısıyla Türkiye medyasında tutunmak istiyorsan bir kadın olarak hırçın ve asabi olman gerekiyor. Çünkü öbür türlü ciddiye alınmıyorsun.

"Şöyle bakılıyor: Bunun kocası vardır, yoksa da olsun bir kocası. Babası vardır, buraya da harçlığını almaya geliyordur nasılsa. Dolayısıyla bunun saçını yapalım, makyajını yapalım, oturtalım buraya, önüne yazanı okusun. Bakış açısı bu. Böyle olmadığını kanıtlamak için biraz sert ve belki erkeksi davranmak gerekiyor."

‘EN ÇOK ORTA DOĞU’DA TACİZE UĞRADIM’

Kendisinin tacizi en çok kadın ile erkeğin toplumsal hayatta keskin çizgilerle birbirinden ayrıldığı Orta Doğu ülkelerinde yaşadığını ifade eden Mengü, başından geçenleri şöyle anlattı:

"Örneğin, sene 2008, Gazze Savaşı sırasında bir Cuma namazı öncesi, röportaj yapmak üzere bir milletvekilini bekliyordum. Benim üstümde çelik yelek falan var, altımda da kot pantolon var.

"Cuma namazına gelen kalabalık tarafından çok yoğun tacize uğradım. Kameramanım ne yapacağını bilemedi. Dedim ki, hiçbir şey yapma, yapabilecek hiçbir şey yok. Çünkü o kitleyi alevlendirdiğin an işin Allah korusun toplu tecavüze dönme durumu olabiliyor. Onun haricinde İran'da seçim dönemi, mitingleri takip ederken sınırsız tacize uğradığımı söyleyebilirim."

Mengü, kadın ile erkeğin çok keskin çizgilerle toplumsal hayatta birbirinden ayrıldığı Orta Doğu ülkelerinde bu kadar tacize uğramasının nedenini ise "kadın kamusal bir yere girdiği zaman 'aranıyor herhâlde' diye anlaşılması" olarak tanımladı.

‘EŞİ ZANNEDİP KANALIN KAPISINA DAYANAN OLDU’

Mengü, sahadan sonra meslek hayatına stüdyoda devam ettiği dönemde de tacizlerden kurtulamamış. Bu kez yaşadığı tacizler, daha farklı boyutlara taşınmış:

"CNNTürk'te ana haberi sunmaya başladıktan sonra sosyal medyadan inanılmaz bir taciz oluyor. Ayrıca şöyle şeyler de oluyor: Her gün izleyen birtakım psikolojisi bozuk insanlar seni eşi zannetmeye başlıyor. Eşi zannedip kanalın kapısına dayanan oldu. Evin önünde bekleyenler olabiliyor, takip ediyorlar."

‘BENİ KURTARAN ŞEY KADINI KORUMA KANUNU OLDU’

Mengü, kısa bir süre önce "kendisini karısı zanneden" ve yıllardır sürekli takip eden bir kişinin fotoğrafını sosyal medya üzerinden paylaşarak ifşa etti.

Bu süreçte polisin kendisine çok yardımcı olduğunu belirten Mengü, yasada "stalker" (bir kişiyi huzursuz edecek düzeyde ve düzenli olarak takip ve rahatsız eden kişi) konusunda bir boşluk olduğunu aktardı:

"Polis başından beri ne zaman arasam tacizci, burada bu kişi desem hemen geliyor elinden gelen işlemi yapıyor. Fakat 'stalking' ile ilgili yasada boşluk var, hiçbir şey yapamıyorlar. Beni orada tek kurtaran şey, kadını koruma kanunu oldu. Polis memurlarının da bana anlattığı, kadın olmasanız yapabileceğiniz hiçbir şey yok.

"Çünkü adam şunu diyebiliyor:

'Ben gazeteci olarak çok beğeniyorum, çok seviyorum, gidiyorum evinin önünde oturuyorum. Bir şey yapmıyorum ki, oturuyorum evinin önünde. Var mı?'

"Erkek olsam o da yok. Allahtan kadını koruma kanunu olduğu için polis harekete geçti, savcılık işlem yaptı."

'SOSYAL MEDYADAN İFŞA ÖNEMLİ’

Mengü, tacizcileri sosyal medyadan ifşa edilmesinin de etkili bir yöntem olduğu görüşünde:

"Tacizciler daha çok küçük kadınları, ne yapacağını bilemeyen, korkan kadınları taciz ederler. Onun için biraz sesini çıkartmak lazım açıkçası ve ifşa etmek lazım bu kişileri. Bakın bu kişi tacizcidir diye söylemek gerektiğini düşünüyorum."

‘ÖNCELİK AİLE İÇİ ŞİDDETİ ÖNLEMEK DEĞİL, BOŞANMAYI ENGELLEMEK’

"Şu anda tabii dili de, hareket biçimi de son derece maço olan bir iktidar var, Türkiye Cumhuriyeti'nde. Ve kadınlar da bu siyasi iktidardan nasibini alıyor gördüğümüz gibi. Örneğin Kadından Sorumlu Bakanlık'ın adı değiştirildi, Aile Bakanlığı yapıldı.

"Aile Bakanlığı da işi gücü bırakmış boşanmaların sayısı düşsün diye uğraşıyor. Fakat boşanmaların sayısı düşsün bakış açısı şu: Şiddete rağmen düşsün.

"Öncelik aile içi şiddeti önlemek değil. Öncelik boşanmayı engellemek. Dolayısıyla iktidarın ciddi bir perspektif değişikliği söz konusu. Ve bu değişiklik kesinlikle kadınların lehine değil."