Müze seven çocuk mümkün!

Hazır Müzeler Haftası da gelmişken çocuklarınızı alıp müzelere gitmeye ne dersiniz? Öncesinde Susan Verde tarafından yazılıp Peter H. Reynolds tarafından çizilen ve Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Müze” kitabını okumak şartıyla.



21-05-2017 09:19
Güzella Bayındır

Geçtiğimiz hafta Avrupa Müze Geceleri kapsamında birçok sanat ve kültür sever bir gecelik de olsa kimi müzeleri ücretsiz gezme olanağı yakaladı. Ayasofya’nın o eşsiz kubbesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin açık olan salonlarındaki eserler, Aydın Müzesi’ndeki antik dönem kalıntıları, Zeugma’da Çingene Kızı nasıl gözüküyordu acaba gece? Sırf gece nasıl göründüklerini merak ettiğim için konuya ilişkin fotoğraf paylaşan herkesin fotoğraflarını dikkatle inceledim.

Müze gezileri; ister arkeoloji olsun, ister bir sanatçının resim ve heykellerinden oluşsun, isterseniz bilim ve teknoloji müzesi olsun yapmayı en çok sevdiğim kültürel çalışmalardandır. Zamanın durduğunu hissedersiniz müzelerde. Ya da zamanın çok hızlandığını. İki metre önce MÖ 2500’deyken birden kendinizi MS 280’de bulursunuz. Ya da bir ressamın çocukluk karalamalarını incelerken birden en popüler tablosuyla burun buruna gelirsiniz. Demem o ki müze gezmek, eserlerin önünde durmak, onlara dokunma hatta sarılma isteği hissetmek güzel duygulardır. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde yer alan İskender Lahdi bende yanına uzanma hissi uyandırıyor örneğin. Henüz yapamadım.

(İki yıldır bulunduğu salon restorasyonda, o nedenle birkaç yıldır göremiyoruz kendilerini, hasretiz. )

BOŞ BİR TUVAL BANA BAKIYOR…

Tanıtacağım kitabın adı “Müze” olunca ve bir müze gezisiyle ilgili olabilecek en güzel içeriğe ve görsele sahip olunca yaptığınız müze gezilerini hatırlıyorsunuz haliyle.

Yetişkinler açısından çok eğlenceli olan kimi başlıklar, müze gezmek buna dâhil, çocuklar için çoğu kez o kadar heyecan verici olmuyor. Susan Verde ve Peter H. Reynolds’un birlikte yarattıkları kitap hem yetişkinler hem de çocuklar açısından ufuk açıcı.

Bir sanat müzesinin kapısından tatlı bir kız çocuğuyla birlikte giriyorsunuz. Bu kız çocuğu; Picasso’nun, Rodin’in, Van Gogh gibi kimi sanatçıların eserleri karşısında yaşadığı coşkuyu aktarıyor size. Kâh Düşünen Adam’a sorular yöneltiyor, kâh Mavi Dönem ressamının hüznüne bürünüyor, kâh Çığlık atma isteği duyuyor. Boş bir tuval gördüğündeyse onun karşısında ne yapacağını şaşırıyor. Sonra içinden renkler, şekiller, çizgiler fışkırıyor.

“Müze”, “Çocukla müze gezmek nasıl olabilir?” sorusuna cevap için yazılmış bir kitap bana göre. Kimi ayrıksı örnekler olmakla birlikte çocuğunuzla müze gezecekseniz, bir plan dâhilinde bunu yapmanız gerekir. “Müze” yi okursanız göreceksiniz, kitap size planlardan birinin hatta en önemlisinin nasıl olduğu konusunda önemli ipuçları verecektir.  

Çocuğunuza en azından ilk gezilerinizde,  kimi tablolara, eserlere bakarken ne hissettiğini, oradaki figürleri neye benzettiğini sormakla başlayabilirsiniz işe.

Heykel ya da tablolardaki figürleri taklit etmek başka bir yöntem olabilir.

Bir Kandinsky sergisi geziyorsanız ya da Miro’ysa sanatçı, renkler ve şekiller için yaratıcılığınızı kullanmanız gerekir. Ben en büyük kırmızıyı bulma, en küçük çizgiyi bulma gibi oyunlar deniyorum.

Arkeoloji müzesiyse gezdiğiniz yer gezerken en güzel vakit geçirme yolu heykellere benzemeye çalışmaktır. Hem çocuk hem siz çok eğlenirsiniz.

Peki, bunları yaptınız ve o küçük insan hemen sanatsever mi oldu? Yok olmadı. Siz de zaten yalnızca bir geziyle olmamıştınız.

Müze oyununa tam kendinizi kaptırdınız ve çocuğunuzun kafasında kırmızı bere, ağzında pipo belirmeye başladığını hayal etmeye başladınız. Birden bire size “Anne sana bir şey sorabilir miyim?” dedi. Derin bir nefes alın, çünkü geliyor soru. “Peppa Pig izleyebilir miyim?”. İzlesin çocuk nereden izliyorsa. Kaç dakika boyunca moda deyimle “kaliteli zaman” geçirdi çocuk. Daha ne olsun. Döndükten sonra, yolda, oturduğunuz yerde, beraber resim çizebilir, kaliteli zamanınıza devam edebilirsiniz.

Çocukla ilgili her konuda olduğu gibi, kültürel çalışmalarda da süreklilik önemlidir. Her gün kitap okunan, her hafta spor yapılan, hep sinema/tiyatroya gidilen, müze, sergi gezilen bir ilişkiniz varsa işiniz daha rahat olacak şüphesiz.

Bahar bitiyor neredeyse yaz geldi. Birçok aile tatile gidecek. Türkiye önemli tarihsel kültürel birikimin üzerinde kurulmuş bir ülke. Çok uç örnekler dışında ülkenin hemen tüm şehirlerinde müze var. Bu yazıyı okuyorsanız çocuğunuz da var. O halde sanattan, kültürden, tarihten hoşlanan bir çocuk için nasıl bir gezi yapmak gerektiğini planlamaya geldi sıra.

Unutmayın, başka bir çocuk mümkün!


KÜNYE: Müze, Susan Verde, Çeviri: Müren Beykan, Resimleyen Peter H. Reynolds, Günışığı Kitaplığı, 2015, 36 sayfa.