Mimarlardan Anayasa değişikliğine karşı yara bantlı açıklama

Türkiye halklarını Hayır cephesinde buluşmaya çağıran Mimarlar, Anayasa değişikliğine karşı yara bantlı açıklama yaptı.

11-01-2017 15:52

İleri Haber

Türkiye halklarını Hayır cephesinde buluşmaya çağıran Mimarlar, 'Şili Halkı başardı bizde başaracağız' dedi.

Anayasa değişikliğinin Türkiye’nin varlık ve yokluk meselesi olduğunu belirten Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “Bu Anayasa değil, rejim değişikliğidir. Cumhuriyet kalbinden yara aldı. Türkiye Cumhuriyetinin ve hepimizin geleceğinin tartışıldığı bu anayasa değişikliği acilen geri çekilmeli. Siyasi parti ayrımı yapmaksızın geleceğine sahip çıkmak isteyen Türkiye halkları ve milletvekilleri hayır cephesinde buluşmalı” çağrısında bulundu.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, düzenlediği basın toplantısında TBMM görüşmelerine devam eden ve bir rejim değişikliğini esas alan ve Anayasa değişikliğini değerlendirdi.

Basın toplantısına, Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve Mimarlar Odası Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya kalplerinin üzerine yapıştırdıkları yara bantı ile katıldı.

YÜREĞİMİZ YARALI, DEMOKRASİMİZ YARALI, ANAYASAMIZ YARALI, CUMHURİYET YARALI... 

Toplantıda Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu anayasa değişikliği değil, rejim değişikliğidir. Kimse bizden aklımızı ve geleceğimizi, ülkemizin geleceğini tek adama teslim etmesini beklemesin. Biz bu topraklar üzerinde adil ve huzur içerisinde birlikte yaşamak istiyoruz. Bir insan düştüğünde kaldırırken, hangi partiye oy verdiğine bakmayız. Çünkü biz insanız.Bu anayasa değişikliği insanlığımızı birliğimizi dirliğimizi adaletimizi geleceğimizi elimizden alarak tek adama vermek istiyor.  Bu verilecek yetkiler sadece CHP, HDP ve MHP’ye oy verenleri değil, hepimizi ilgilendiren bir durumdur. Bu vatan sorunudur, partiler üstüdür. Hangi partiden olursanız olun, bir ülkenin geleceği birliği ve dirliği bir kişiye teslim edilemez. Bu yetkiyi verdiğiniz kişinin önemi yoktur. Bugün sevdiğiniz birisi kullanır yarın sevmediğiniz. Önemli olan adalet ve denetlenebilir demokratik bir hukuk devletini varlığıdır. Parlamentonun bütün yetkilerinin tek adama devredilmesinin karşılığı Saltanattır. Türkiye Cumhuriyetinin ve hepimizin geleceğinin tartışıldığı bu anayasa değişikliği acilen çekilmelidir.Ne saltanat  istiyoruz nede padişahının yanında el pençe divan duran tebaa…Özgür adil, laik bir ortamda yurttaş olarak yaşamaya devam etmek istiyoruz” diye konuştu.

 BÜTÜN HUKUKSAL UYGULAMALAR İHLAL EDİLDİ

 “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Lakin bu hukuk devletinin kendisi yaralıdır. Bütün hukuksal uygulamalar ve Anayasa ihlal edilmiştir” diyen Candan sözlerine şöyle devam etti:

“ Bu rejim değişikliği ile birlikle aklımızı irademizi ve geleceğimizi Cumhurbaşkanı’na teslim ediyoruz. Hukuk önünde hepimiz eşitiz, adil olmak durumundayız. Çoğunluğun ve egemenlerin hakim olduğu bir oldu bittiyle, hazırlanan ve halktan kaçırılan bir anayasa adilde olmayacaktır, meşruda. İnsanları bölen, biat etmesini isteyenler Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini, dirliğini ve temelini sarsmaktadır. Mimarlar Odası Ankara Şubesi,  TBMM’de, sokakta, okulda her yerde Anayasa değişikliğine hayır diyenlerin yanındadır. Bu Anayasa değişikliğine evet diyenler bu ülkenin birliğini ve bekasını bozan insanlar olarak tarihe geçecektir. Anayasamız yaralıdır. Hepimiz yüreklerimizden yaralandık, insanlık yaralandı. Cumhuriyet kalbinden yaralandı.  Nasıl ki Şili halkı faşist diktatör Pinochet’e karşı Hayır cephesinde buluştuysa bu ülkede birlikte yaşama ve umutla geleceğe bakmak isteyen tüm insanlar Hayır Cephesinde buluşmalıdır. Bu topraklarda birlikte yaşama idealini güçlendirmek, kendi irademizi kimseye teslim etmemek, huzur ve güvende yaşamak için, sokaklarda gerilimin değil, güvenin tesisi edildiği, yüzümüzü ateşlerin değil, güneşin ısıttığı bir Türkiye için Anayasa değişikliğine hayır diyoruz. Bu anayasa siyasi partilerin değil, Türkiye Cumhuriyetinin Anayasa’dır.Halka rağmen, halkın iradesinin dışında yangından mal kaçırır gibi, toplumsal uzlaşma olmadan yapılan Anayasa değişiklikleri, meşru değildir.”

 ŞİLİ MÜCADELESİ YOL GÖSTERİYOR

Pinochet dönemi üzerine yüksek lisansını tamamlayan Candan, gazetelerde yer alan ve Şili’de uygulanan Şok doktrini hakkında da şunları söyledi:

“Dünyanın her yerinde neoliberal politikalar bütün iktidarı ellerine geçirmek bu tür hareketlere giriyorlar. Günlerdir gazetelerde şok doktrini yazılıyor. Toplumu  şoklarla düşünemez hale getirerek, geleceğimizi teslim almak için, beyinlerimize yüreklerimize müdahale etmeye çalışıyorlar. İstiyorlar ki, yan yana gelmeyelim, sokaklara çıkmayalım, düşünmeyelim konuşmayalım, sadece korkalım istiyorlar. Şok doktrinin ilacı, dayanışmadır. Hangi yolla olursa, hangi düşünceden olursa olsun, bunu bize dayatanlara karşı çıkmaktır. Kim karşı çıkıyorsa, kim hayır diyorsa, onları bölmek isteyeceklerdir. Kimin Hayır dediği değil, Hayır demiş olması bizim için gelecektir. İlk Şili’de uygulanan bu çok doktrinine karşı Şili halkı’nın Pİnocahet’e karşı Hayır kampanyası bize yol göstermelidir. Şili’de  en sağcılarla en solcuları bir araya getiren Pinochete, Adios Gneral  (Güle düle general ) dedirten şey, Şili halkının partilerden  bağımsız bir şekilde, hayata, geleceğe ve ülkeye sahip çıkma isteğidir. Bugün hangi görüşten olursanız olun, kime oy verirseniz verin bu anayasa geçtiğinde hepimiz tehdit altındayız. Hepimizin aklıyla dalga geçen bir anayasa değişikliğiyle karşı karşıyayız. Bu ülkeyi seviyoruz ve bu  huzur ve güven içerisinde yaşamak istiyoruz.”

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ DEVAM ETTİRMELİYİZ 

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşlara şöyle seslendi :

“Bu ülkede birlikte yaşama kültürünü devam ettirmeliyiz. Bizim seçtiğimiz milletvekilleri kendi bütün iradelerini  ve halkın  iradesini bir kişiye teslim etmek için evet diyorlar. Biz doğruları bilmiyoruz bir tek kişi biliyor diyorlar.  Böyle bir şey mümkün olabilir mi tek bir kişinin düşüncesiyle yaşam sürdürülemez. İnsanlarımız ellerini vicdanına koymalı. Bu ülkeyi seviyorsak, birlikte yaşamak istiyorsak çocuklarımızın geleceği için bu anayasanın geçmemesi gerekiyor. Bu anayasa evet dediğimizde sonumuzun ne olacağını, Şili’ye, Hitler, Saddam, Mussoloni dönemine bakarak anlayabiliriz.Bundan sonra olacaklardan hepimiz sorumluyuz. Bugün beğendiğimiz birin tek adam yaparsak, yarın beğenmediğimiz diğer adam olursa ne olacak empati yapmalıyız. Bu anayasa değil, rejim değişikliğidir. Önce basın susturuldu, ardından katliamlar yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Bu zihniyete teslim olmamak için çaba sarf ediyoruz. Halk olarak elimizi vicdanımıza koyalım ve seçtiklerimize bu işin yanlış olduğunu ve hayır kullanmaları gerektiğini söyleyelim.”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi yöneticileri daha sonra anayasa değişikliğine karşı Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak her platformda mücadeleye devam edeceklerini ve renkli eylemliliklere sorumluluk alacaklarını vurgularken herkesi mücadeleye davet etti.