Manisa'da 'Sosyalizmin Yön Arayışı' paneli düzenlendi

Manisa’da Türkiye Komünist Partisi (TKP) MK üyesi ve İleri Haber yazarı Metin Çulhaoğlu ile TKP PM üyesi Ali Önder Öndeş’in katıldığı ‘Sosyalizmin Yön Arayışı’ paneli düzenlendi.



16-12-2017 19:24
İleri Haber

Türkiye çapında düzenlenen “Sosyalizmin Yön Arayışı” panellerinin Manisa ayağı, Manisa Eğitim-Sen Şubesi’nde Metin Çulhaoğlu ve Ali Önder Öndeş’in katılımıyla düzenlendi.

‘ÖNCÜLÜK, SOSYALİZM MÜCADELESİNDE KAZANILACAK BİR ÖZELLİKTİR’

Yoğun katılımın gözlendiği panelde ilk sözü alan Ali Önder Öndeş, şunları söyledi:

"Bu düzenlenen panellerde ve kitapta amaç, sosyalizmin yol arayışından bahsetmek. Yani toplantılardan amaçlanan şey, bir devrimci mücadele stratejisini ortaklaştırmak. Sosyalistler mücadele hattı örerken mevcut nesnelliği veri olarak kabul etmek zorundadır. Mevcut nesnellik bilinmezse bu koşula müdahale etmek imkansız olur.

Sosyalizm için mevcut dünya koşulları engelleyici durumdadır. Ancak mevcut nesnellik kalıcı değildir. Her nesnelliğin zayıf bir yönü vardır. Önemli olan bu zaaf noktasını bulabilmektir. Şu an Türkiye sosyalist hareketinin gerçekliğine baktığımızda henüz bu ülkede sosyalizm mücadelesinin koşullarını gerektiği şekilde yaratamadığımızı söylemek mümkün. Türkiye toprakları hiç bir zaman sosyalistsiz kalmaz. Bu topraklardan 12 Mart 12 Eylül geçti, sosyalistler yine çıkıp mücadele ettiler.

Türkiye'de hiç bir sosyalist örgüt tek başına kendi iç dinamikleriyle eşik atlayamaz. Türkiye sosyalist hareketinin devrimci bir mücadele programına ve bunu hayata geçirecek bir odağa ihtiyacı vardır.

70’li yıllarda Türkiye’de partili ve hareket geleneği olmak üzere iki hat vardı. Eğer bir harmanlanmadan söz ediyorsak bu iki geleneğin devrimci, sosyalist bir hatta harmanlanmasıyla devrimci bir sıçrama yaşanacaktır. Öncü parti olmak masa başında değil, ancak sosyalizm mücadelesinde kazanılabilecek bir özelliktir.

Türkiye özeline baktığımızda Erdoğan'ın imdadına tanrının eli yetişiyor. İlk tanrı eli 15 Temmuz'du. İkinci tanrı eli, Tayyip sıkıştığında Trump'ın eli geldi ve Kudüs meselesi patladı. Devrimci sosyalist hareketinin bugünkü zaaflarından birisi işçi sınıfıyla yeterince temas edememesidir. Özet olarak, Türkiye'de ancak 1923'ü aşarak yeniden cumhuriyeti yaratabiliriz."

‘BOŞLUĞU, KİTLESEL SOL ODAK DOLDURUR’

Öndeş’in ardından söz alan Metin Çulhaoğlu’nun konuşması işe şöyle:

"Kapitalizmin bir istikrar yakalaması mümkün değildir. Dünya kapitalist sisteminin nereye gideceğini bugün kimse tahmin edememektedir. Ortaya çıkan her durum için ‘bu normal bir olay’ denecektir. Dünyadaki bu kaotik süreçler devam edecektir.

AKP Türkiye'nin dengeleriyle öyle bir oynamıştır ki Türkiye’de AKP öncesi döneme dönmenin imkanı yoktur. AKP Türkiye’de sermaye sınıfının ihtiyaçlarına cevap vermiştir, hala da vermektedir. AKP’nin yarattığı Türkiye, diğer düzen partileri tarafından da devam ettirilecektir. AKP iktidarı bu anlamda kalıcı olacaktır.

AKP iktidara gemileri yakarak çöreklenmeye çalışıyor. Geri dönmemenin yani iktidarı kaybetmemenin her türlü yolunu deneyecektir. Türkiye sosyalist hareketi açısından üç önemli olay vardır:

1- Gezi

2- Haziran 2015 seçimleri

3- 2017 referandumu

Türkiye’de sınıf hareketi bugün çok zayıftır. İşçi hareketi toplumsal olayların içinde kalmıştır. İşçi sınıfının mutlaka başka toplum kesimlerine ve sınıflarına öncülük etmesi gerekmektedir. ‘Söz ayrıştırır eylem birleştirir’ sloganı çok fazla tekrar edilirse bizi olumsuz etkiler. Yani Türkiye sosyalist hareketi kendi içinde tartışamaz hale gelir. Laikliği ve anti-emperyalizmi başka dayanaklarla birleştirerek mücadele etmemiz gerekmektedir. Türkiye'deki sosyalist örgütler ile Birleşik Haziran Hareketi’nin arasında boşluklar vardır. Bu boşluğu dolduracak olan şey ise kitlesel sol odaktır."