Maceraya açılan kapı

Miriam Dubini, kitap okumaktan sıkılan çocuklara okuma sevgisi aşılamak için bir kitap kaleme almış. Hem çocuklara hem de ebeveynlere hitap eden bu kitabın içinde sadece hikâye değil, bol miktarda oyun, resim ve bulmaca da var. Okumayı "Sevmeyen Çocuğun Hikâyesi"ni okuduktan sonra çocuklar muhtemelen fikirlerini değiştirecek ve kitap okuma fikrine sıcak bakmaya başlayacaklardır.



19-03-2017 10:39
İlknur Delice

Bir çocuk neden kitap okumayı sevmez? Aslında bu sorunun cevabını ebeveynler içten içe biliyor olmalı: Özgür bırakmamak. Çocuklar kendi seçimlerini yaptıklarını ölçüde bir şeyleri severler. Zorunlu tutulduklarında, tıpkı büyükler gibi, o şeyi yapmak istemezler. Kitap okutmanın baskıcı bir yanı olmamalı. Bu yan hâkim olduğunda çocuklar kitap okuma faaliyetini tıpkı Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikâyesi kitabının kahramanı gibi görür:

“Kitap okumak için oturduktan on dakika sonra hareketsiz kaldığım için bacaklarım ağrımaya başlıyor. Yarım saat geçince gözlerim yanıyor, esnemeye başlıyorum. Bir saat geçince de esnemekten yüzüm gözüm birbirine giriyor. Seçme şansım olsaydı, tek bir sayfa bile okumazdım.”

Miriam Dubini, kitap okumaktan sıkılan çocuklara okuma sevgisi aşılamak için bir kitap kaleme almış. Hem çocuklara hem de ebeveynlere hitap eden bu kitabın içinde sadece hikâye değil, bol miktarda oyun, resim ve bulmaca da var. Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikâyesi’ni okuduktan sonra çocuklar muhtemelen fikirlerini değiştirecek ve kitap okuma fikrine sıcak bakmaya başlayacaklardır. Çünkü kitaptaki anlatılan hikâye, her çocuğu içine çekecek türden… Kitaptaki çocuk kahramanımız Anna’nın ailesindeki bireyler tam bir okuma tutkunu. Fakat Anna, kitap okumayı sevmediği için sürekli söyleniyor ve kitapların olmadığı bir dünya istiyor. Öğretmeninin verdiği ödev ile kütüphaneye gitmek durumunda kalan Anna, okumak için en ince kitabı seçiyor. Seçtiği kitabın düşleri gerçekleştirme özelliği olduğunu bilmeyen Anna, dünyanın kitapsız olması düşünün gerçekleştiğini görünce herkesin çok mutsuz olduğunu görüyor ve böyle bir dünyanın katlanılmaz olduğunu fark ediyor. Anna’nın kitapsız dünyaya müdahale etmesiyle ilerleyen kitabın sonu ise yeni maceralara atılma dilekleriyle bitiyor. Kitabın hikâyesini çok sevmemle birlikte sonunun biraz havada kaldığını söyleyebilirim. Fakat buna rağmen edinilmesi ve çocuklarına okuma alışkanlığı kazandırmak isteyen ebeveynlerin de çocuklarla birlikte okuması gereken bir kitap…

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ve Filiz Özdem’in çevirisi ile raflarımızda yerini bulan Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikâyesi, her çocuğun zevk ile okuyacağı ve içindeki oyunlarla kitap okumayı seveceği doyurucu bir kitap.


KÜNYE: Okumayı Sevmeyen Çocuğun Hikâyesi, Miriam Dubini, çev: Filiz Özdem, resimleyen: Francesca Carabelli, Yapı Kredi Yayınları, 5. Baskı, Ocak 2017, 43 sayfa.