Köprüde linç edilen askerin ablası İleri’ye konuştu: Kardeşim halka silah tutmayalım demiş

15 Temmuz’da Boğaz Köprüsü’nde linç edilerek öldürülen askeri okul öğrencisi Murat Tekin’in ablası İleri’ye konuştu. Kardeşinin ölümüyle ilgili 3 kez dava açtıklarını fakat henüz bir sonuç alamadıklarını belirten Mehtap Tekin, kardeşinin katillerinin yargılanması için adalet talebiyle Maltepe’deki mitinge katıldığını anlattı. Kardeşinin boğazının kesildiğini söyleyen Tekin, kardeşinin darbe gecesi “sakın halka silah tutmayalım” dediğini dile getirdi.



14-07-2017 16:06
Meryem Yıldırım

@Meryem_Yildrim

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında Boğaz Köprüsü’ne getirilen askeri öğrenciler arasında bulunan ve linç edilerek öldürülen Murat Tekin’in ablası Mehtap Tekin İleri Haber’e konuştu.

İzmir’de yaşayan ve öğretmen olan Mehtap Tekin, bir yıldır ailesiyle birlikte kardeşi için verdikleri hukuk mücadelesini anlattı. 2 kez dava açtıklarını fakat reddedildiğini söyleyen Tekin, 3’üncü davayı da 6 ay önce açtıklarını, bu başvurularından da henüz bir sonuç alamadıklarını ifade etti.

12 GÜNLÜK ARAYIŞ

Hava Harp Okulu 2. sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Murat Tekin, en son geçen yıl Ramazan Bayramı’nda İzmir Bornova’daki evlerinde ailesiyle birlikte tatilini yapmış, daha sonra ailesine, yaz kampı için Yalova’ya götürüldüğünü söylemişti. 15 Temmuz gecesi, Tekin ile birlikte köprüye götürülen askerlere komutanları tarafından ‘gerektiğinde ateş açın’ dendiği, itiraz eden askeri öğrencilerden ikisinin ayağına kurşun sıkıldığı öne sürüldü.

Halkın arasına giren ve “öğrenciyim” diyen Murat Tekin ise vahşice öldürüldü. İzmir’den gelerek 12 gün boyunca oğlunu arayan aile, sürekli kendilerine ‘kayıp’ olarak bildirilen oğullarının cesedini tanınmaz bir halde Yenibosna Adli Tıp Morgu’nda güçlükle teşhis edebilmişti.

‘3 KEZ BAŞVURU YAPTIK, SONUÇ YOK’

Kardeşinin öldürülmesinin ardından yaşanan süreci konuştuğumuz abla Mehtap Tekin, konuşmamız boyunca sürekli adalet çağrısı yaptı. Açtıkları davalara 2 kez red geldiğini, 3’üncüyü de 6 ay önce açtıklarını söyleyen Tekin, “Avukatım aracılığımla başvurdum kanıtlarıyla birlikte, ama maalesef bakılmıyor, çok geç kalındı” dedi.

Kardeşinin öldürülmesinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun belediye başkanları ve CHP’li vekillerle birlikte kendilerini ziyaret ettiğini anlatan Tekin, MHP’den de kendilerini birilerinin ziyarete geldiğini aktardı.

AKP'DEN ACILI ANNEYE “ÖYLE BİR ŞEY Mİ VAR, HABERİMİZ YOK” CEVABI

“MHP’den gelenler, kardeşimin görüntülerinin kanıtlarının olduğu CD’leri aldılar, sonra da bir daha gelmediler” diyen abla Tekin, annesi Şevkiye Tekin’in de bir ay önce AKP’ye gittiğini bildirdi.

“Annem 1 ay önce AK Parti’ye gitti, durumu anlattı, “Böyle bir olay mı var, haberimiz yok” demişler anneme. Halbuki biz 7 ay önce daha önce aramıştık, o zaman ‘öyle bir şey varsa tabi ki size geliriz’ diyenler şu an yok. Hala ‘haberimiz yok’ demişler. Siz ‘FETÖ’den olmayabilirsiniz ama çocuğunuz olmuş olabilir’ gibi saçma sapan şeyler söylemişler” diye konuşan abla Tekin, AKP’lilerin ifadelerine tepki gösterdi.

‘KARDEŞİME FETÖ’CÜ DİYENLE ÇOK KÖTÜ KAVGA EDERİM’

“Bunu bana söyleyenle çok kötü kavga çıkartırım” diyen Abla Tekin şöyle devam etti: “Böyle bir şey olamaz. Bir insanın bu örgüte üyeliği varsa ailede de vardır. O çocuk da zaten bir şey yok. Olsa da 13 yaşında çocukken askeri okula verdik biz komutanların ellerinde olmuştur. FETÖ’cü iddiaları, olaydan sıyrılma iddiaları. Aksi olsa ben medyalara çıkabilir miyim? Korkardık, ben de öğretmenim zaten.”

‘PİLOT OLMAK İSTİYORDU’

Kardeşinin çok çalışkan bir öğrenci olduğunu ve Fen Lisesi’ni kazandığını paylaşan Tekin, kardeşini şöyle anlattı: “Ben eskiden havacılık sektöründe askeriyede çalışıyordum. Kardeşim pilot olmak istiyordu, ben askeriyeye yönlendirdim. Askeri pilot olmasını söyledim. Kendisi düşündü ve “asker olacağım” dedi.”

“Her tatile geldiğinde bize şehitlik videoları izletirdi” diyen Mehtap Tekin, “Diğer çocuklara sordum onlar da öyleymiş. Şehit ailelerine götürüyorlarmış bunları rutin olarak. Kardeşim de gitmiş, geldiğinde şehit olmak istiyorum diyordu” ifadelerini kullandı.

Kardeşinin askeri liseye 100 üzerinden 95 puan alarak girdiğini söyleyen Tekin, hava harp okulundaki ikinci senesinde öldürüldüğünü söyledi.

‘DARBEYE KARŞI SOKAĞA ÇIKTIĞIM ZAMAN KARDEŞİMİN HABERİ GELDİ’

“Yeşilköy’de Hava Harp Okulu’ndaydı. En son 9 Temmuz’da İzmir’e tatile geldi, daha sonra da Yalova’ya kampa gitti” diyen Tekin, darbeye karşı kendisinin bayrakla sokağa çıktığı zaman kardeşinin kayıp olduğu haberinin geldiğini söyledi.

“Darbeye karşı her şeyi yaptık, kardeşimin kayıp haberi geldi. Arkadaşının tutuklandı haberi gelince biz araştırmaya başladık. Ne olduğunu bilmiyorduk. Köprüye götürüldüğünü bile bilmiyorduk. Biz hepsini koruma amaçlı aldıklarını düşündük” ifadelerini kullanan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:

‘ÇOK İSİMSİZ ASKER VAR…’

“Tutuklandı denince ailem araştırmak için İstanbul’a gitti. Okula gittiklerinde sadece polisler varmış, “kaçırılmış olabilir, “kayıp” demişler. Çok kötü endişelendik. Sonuçta 20 yaşında küçük bir çocuk. Devlete emanet etmiştik. Yoğun bakımlara baktık, bulamadık. 12. gün artık “ölüsünü dirisini bulalım” dediğimiz zaman bulduk. En son Adli Tıp’ta bir sürü asker olduğunu söylediler, öldürme olayını gerçekten düşünmedim ama kayıp dendiği için bir şey olduğunu düşündüm, içime doğdu. Arayıp kardeşimi sordum, 'Murat Tekin yok burada ama çok isimsiz asker var' dediler."

‘BABAM VE DAYIM KARDEŞİMİ GÖRMÜŞ AMA TANIMAMIŞ’

Abla Mehtap Tekin sonrasını şöyle anlattı:

“Annemlere söyledim ama nasıl cesaret edip gideceğiz? Yapacak bir şey yok dedik ve babam dayımla birlikte gitti. Orada olmadığını görmek için gittik. Annem tansiyon hastasıydı götürmediler. Babam ve dayım kardeşimi görüyorlar ama tanımıyorlar, bu değil diyorlar. Görevli resmine bakınca “bu çocuk” diyor. 12 gündür orada olduğu için tanıyorlar, yüzünden 3 benden ve tırnağından. Kardeşim “şehit olursam tırnağımdan tanıyın” derdi. Okulda çocuklar çok stres oluyordu. Eğitim kampında derileri yüzülüyordu kollarının. Eziyet yani. Bütün çocuklar da aynı. Kamp eğitimi çok zordu. Dağın ortağında 3 gün aç susuz bırakıyorlardı. Hep tırnağını oyuyordu. Şehit olursam tırnağımdan tanıyın, o yüzden yapıyorum diyordu. Bilinçsiz konuşuyor. Ama gerçekten tırnağından tanındı. Arkadaşı Ragıp da, köprüde aynı şekilde katledildi, linç edildi.”

‘KARDEŞİMİ KATLEDİLİRKEN GÖREN BİR ÖĞRENCİ TRAVMA GEÇİRİP DİLİ TUTULMUŞ’

“5 arkadaşı linç edildi, birisi öldü diye morga götürülüyor ama morgda canlanıyor, çocuğun gözü yok. Biri linç edilmiş. Kardeşimi katledilirken gören travma geçirmiş, dili tutuk. Yeni yeni açıldı. Çok kötü günler geçirdik…”

‘BİR ŞEY SÖYLEDİĞİNDE HEMEN İÇERİ ALINIYORSUN’

15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL ile ilgili de görüşlerini dile getiren Mehtap Tekin, “Bir şey dendiğinde hemen içeri alınıyorsun, soruşturmaya alınıyorsun. Kardeşimin arkadaşı cezaevinde tutuklu. Babası adliye önünde onun için adalet nöbeti tutuyor diye gözaltına aldılar, sonra bıraktılar. Bu çocukların hepsi teslim olan çocuklar” sözleriyle tepki gösterdi.

‘KARDEŞİM “GELENLER HALK, SAKIN SİLAH TUTMAYALIM” DEMİŞ’

“Gece 02.30’da tatbikat diye kardeşimin de olduğu çocukları çıkarıyorlar, ilk otobüsle gidiyorlar, uyuyun diyorlar, uyuyor çocuklar. Silahlarını veriyorlar, yarısında mermi var yarısında yok. Köprüye gidiyorlar ama köprüye girmeden siviller öldürülmüş. Kardeşimin otobüsü girince de “hainler geldi” diye saçma sapan şeylerle saldırıyorlar çocuklara” şeklinde konuşan Tekin, o geceye ilişkin bildiklerini şöyle aktardı: “Cezaevinde olan ve kardeşime şahitlik yapacak çocuklar var. Kardeşim ‘gelen insanlara bakın, aman sakın silah tutmayalım halka karşı’ demiş.”

‘VUR EMRİNİ SORGULAYAN ÖĞRENCİLERİ AYAĞINDAN VURMUŞLAR, KARDEŞİMİN DE AYAĞINDA İZ VARDI’

İki tane komutan bunlara, “Bunun sonunda ölebiliriz, şu karşıda gelenleri gerekirse vuracaksınız” demiş, neden diye soran iki öğrenciyi ayağından vurmuşlar. Benim kardeşimin de ayağında mermi izi gibi vardı ama otopsiye girmemişler. Sol ayağında bir işaret vardı, gördüm.”

‘KARDEŞİMİN BOĞAZINDA KESİK VARDI, OTOPSİDE DE KESİCİ ALETLE KATLEDİLDİĞİ YAZIYORDU’

Kardeşinin boğazında kesik olduğunu ve cesedini yıkadıklarında sürekli kafasının oynadığını fark ettiğini anlatan Tekin, kardeşinin otopsi raporuna ilişkin şu bilgileri verdi: “Otopsi de kesici delici aletlerle katledildiği yazıyordu. Santimetre santimetre omuzlarında, boynunda ve adem elması (gırtlak) bölgelerindeki kesikler yazıyordu. Adem elmasından gırtlağı anlıyorum ben, orası kesilmiş. Kafası koptu diye bir şey yok ama belki koptu, otopside yazmadılar. Kardeşimi tanıyamadım, her yerine baktım, çok kötüydü, “bu Murat olamaz” dedim.”

‘KAFASI SALLANIYORDU, BİR ŞEY YAPILMIŞTI ÇOCUĞA’

“Kardeşimi ben yıkadım, kafası bayağı bir sallanıyordu. Boynunu ya koparmışlar…Orada bir şey yapmışlar, bir şey olmuş. Kopmuş, dikmişler mi artık, bir şey yapılmış… Sağa sola bayağı bir sallanıyordu. Çok kötü saldırmışlar.”

‘ADALET YÜRÜYÜŞÜ’NE VE MİTİNGİ’NE KATILDIK’

Ailecek kötü durumda olduklarını anlatan acılı abla, kardeşinin sorumlularının yargılanması talebiyle Adalet Yürüyüşü’ne ve Maltepe’de yapılan mitinge katıldıklarını söyledi.

“Annem ve babam Adalet Yürüyüşü’ne katıldı, Kılıçdaroğlu ile birlikte yürüdüler. Ben de mitinge katıldım” diyen Tekin, mitingle ilgili görüşlerini şöyle paylaştı: “Miting çok güzeldi, sorunsuzdu, beklediğimden daha iyiydi. İnsanlar seslerini duyurabildi. Sesimi duyurmak için gittim. Kardeşimin resmini gören medya geldi röportaj yaptık, genel olarak çok beğendim. Bir sürü mağdur insan var. Sosyal medyadan sesimi duyurmak istediğim de sürekli hakaret ediliyor. Sesimi duyurmak yönünden faydası oldu. Kılıçdaroğlu’da Meclis’te söylüyor sürekli kardeşimin adını. Bir kişinin sözcümüz olması gerekiyordu.”

‘SIYRILIYORLAR’

Kardeşinin cinayetindeki sorumluların bulunmamasını eleştiren Mehtap Tekin, “Hala bilmiyoruz” diyorlar ve sıyrılıyorlar. Nasıl bilmiyorlar? Bu çocuğun suçu üniformalı olarak Boğaz Köprüsü’nde olmaktı. Kardeşim sivil olarak ölseydi, şehitlik verilirdi, ertesi gün katili bulunurdu.”

‘KARDEŞİME SALDIRAN 21 KİŞİYİ BULDUK, HEPSİ AYNI YERDEN’

Adalet çağrısında bulunan Tekin sözlerini şöyle tamamladı:

“Mahkemenin hızlanmasını istiyorum, elimizde kanıt var, her şey var. Bu olduğu halde bakılmıyor. Benim kardeşim cezaevinde değil mezarda. İtibarımızın verilmesi lazım. Ben ömür boyu bu hakaretleri işitecek değilim. Bu katiller sosyal medyada sürekli yazıyorlar bana.

Kardeşim yürürken biri sola çekiyor, çeken kişi İstanbul’da yaşıyor. İsmi, her şeyi var. Araştırdık, tek değil, 21 kişi var. Hepsinin yeri aynı. Hepsinin bir yerden olduğunu bulduk. Bize saldıran kesimden, linç edenlerden…Kardeşim “öğrenciyim” diyor, biri açık açık “öğrenciyim diyen vardı, onu da öldürdük” diyor.

Artık 1 yıl oldu. Hakkımız verilsin, kardeşimin itibarını istiyorum. Katilleri yargılansın. Birisi tutuklansa rahatlayacağım. Kardeşim öğrenciydi…”