Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a Kaftancıoğlu yanıtı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.



16-01-2018 14:56

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bugün düzenlenen grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada CHP’nin İstanbul İl Başkanı seçilen Canan Kaftancıoğlu’nu hedef göstermesi hakkında "İstanbul İl Başkanımız ile ilgili bir sürü laflar etmiş. Erdoğan korksun veya korkmasın, İstanbul İl Başkanımız bugün onun cevabını verecek" dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle;

'MİLLETİN ÖNÜNDE HESAPLAŞALIM'

Türkiye’nin gereksiz polemiklere ihtiyacı yok. Söyleyecek lafın varsa, bütün televizyon kanalları, gazeteciler senin emrinde. Ne arkamdan dedikodu yapıp duruyorsun. Dünyadan korkmam diyor, Bay Kemal’in dediğinden korkuyor. Doktorlarını, politikacılarını yanına al, vallahi tek başıma çıkacağım. Sana yarım saat versinler, 10 dakika bana yeter. Kim haklı kim haksız milletin önünde hesaplaşalım. Dedikodu ile memleket mi yönetilir?

'MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ YOK, KİMSE ERDOĞAN'I ELEŞTİREMİYOR'

Bugün 16 Ocak Basın Onur Günü. Gazeteciler 16 Ocak’ı gerçek anlamda bir onur günü kabul ediyorlar ama bugünü gerçek anlamda bir sevinç ile kutlayamıyorlar. Medya, yasama, yargı ve yürütmeden sonra 4. güç kabul edilir. Medyanın böyle bir özelliği vardır. O yüzden otoriter yönetimler medyanın özgürlüğünden hep şikayet etmişlerdir. Bütün amaçları budur. Bugün Türkiye sınıfta kalmış bir ülkedir. Dünyanın bütün demokrasilerinde Türkiye’de medya özgürlüğü olmadığı açık ve net kabul edilmektedir. Kimse Erdoğan’ı eleştiremiyor.

Gazeteler aynı zamanda toplumun derdini dile getirir. Ben mesela merak ederim, gazeteler bunu niye yazmazlar; bir çiftçi zarar etmiş, ama zararından bile vergi alıyorlar. Bu hangi demokraside var? Tüccar zarar ederse vergi vermez, esnaf zarar ederse vergi vermez. Ama çiftçi zarar edince vergi alınıyor. Benzine zam geliyor, mazota zam geliyor. Ülkeyi böyle yönetiyorlar. Niye havuz medyası bunu yazmıyor.

'ANAYASA ÇALIŞMIYOR, PARLAMENTO DEVRE DIŞI'

15 Temmuz’da bir darbe girişimi oldu, hep beraber karşı çıktık. Bütün sendikalar, sivil toplum örgütleri hepsi karşı çıktı. 2 tane 15 Temmuz var, halkın 15 Temmuz’u ve sarayın 15 Temmuz’u. 20 Temmuz’da sivil darbe yapması ve bunu Allah’ın lütfu olarak tanımlamasıdır. 1 milyonu aşkın aile mağdur edildi.

OHAL mağdurları arasında mevcut işsizlik oranı yüzde 65. Mağdurların çektiği sıkıntıların en büyüğü yüzde 92 ile ekonomi. OHAL ile ilgili işlerinden atılanların yüzde 99’u, 15 Temmuz öncesi herhangi bir cezai soruşturmaya uğramamış. Yüzde 50’si 15 Temmuz sonrası bulundukları mahallelerden ve şehirlerden ayrılmak zorunda kalmış.

Bugün Kırşehir’de Koç Üniversitesi’nde tam burslu okuyan Ali Furkan’ın cenazesi defnediliyor. İntihar etti. Biz hep birlikte darbeye ve darbecilere karşı direnmek zorundayız. 20 Temmuz’da bu ülkede bir sivil darbe yapıldı.

Fiili bir anayasa ihlali var. Yok anayasa. 'Bakanlar Kurulu, OHAL’in gerekli kıldığı konularda KHK çıkarabilir' diyor Anayasa’nın 121. maddesi. Taşeron işçilerin OHAL ile ne alakası var. Demek ki fiilen anayasa çalışmıyor. Bu aynı zamanda parlamentoyu devre dışı bıraktım demek. Parlamento uyusun ve büyüsün, ben KHK’larla Türkiye’yi idare ederim.

'YARGI BAĞIMSIZLIĞI DA TARAFSIZLIĞI DA YOK'

Bir ülkede Anayasa yürürlükteyse herkesin bir güvencesi vardır. Bütün vatandaşların can ve mal güvenliğini koruyan maddeler vardır. 20 Temmuz’dan sonra Türkiye 'ben adil yargılama yapmayacağım, Tutuklama sırasında işkence yapacağım' diye dilekçe verdi. 21 Temmuz 2016. Dilekçeyi veren BM Türkiye Temsilcisi; 'OHAL uygulamaları ile adil yargılamayı askıya alıyorum. Tutulanlara insanca davranacağım kuralını askıya alıyorum.'

Bugün Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı da yok. Darbe sonrası suçluyu hakim tayin etmiyor. Siyasi otorite tayin ediyor, hakim de sadece onu onaylıyor. Bu tablo herkesin gözünün önünde cereyan ediyor. Ben bunu anlatırken Hitler dönemine örnek verdim.

ENİS BERBEROĞLU DAVASI

Enis Berberoğlu davası bugün görüşüldü, tutukluluğa devam kararı verildi ve ertelendi. Berberoğlu’na selamlarımızı gönderiyoruz. Ankara’daki beylerin arzusu üzerine esir olarak tutulduğunu da iyi biliyoruz. Mahkemenin kararları iktidarın hoşuna gitmediği için iki hakim değişti.

'ByLock kullandı' denilerek 11 bin kişi ya hapse atıldı ya da görevlerinden alındı. Ergenekon ve Balyoz’da da aynı sorun yaşandı.