Kılıçdaroğlu: Erdoğan'ın bütün sahtekarlıklardan başından beri haberi vardı

CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin kadın kolları tarafından düzenlenen toplantıda konuştu.



05-12-2017 13:42

İleri Haber

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de yapılması plananan CHP Grup Toplantısı'nı Ankara Arena'da düzenlenen Eşitlik ve Adalet Kadın Buluşması’nda gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu bugünkü konuşmasında, MİT'in 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarından 9 ay önce Reza Razzab hakkında Erdoğan'a gönderdiği 3 sayfalık bilgi notunu okudu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Bu söylediğim Emine Akçay'ın dramıdır. Man Adası'nda şirket kuranların değil. Emine Akçayları yaratan düzene isyan ediyorum.

Birileri vergi ödememek için, her türlü tezgahı kuruyor. Emine Akçay, odun alırken vergi öder, birileri vergi ödememek için her türlü sahtekarlığı yapar. Ben bunun hesabını sormayacak mıyım?

Vergi ödememek için vergi cennetlerinde şirket kurarsan, ne millisin, ne yerlisin; sen gayrmillisin.

Soruma hala cevap alabilmiş değilim; 1 sterlinlik şirkete 15 milyon dolarlık para niçin gelir, hala cevabı yok. Sen vergi kaçırmak için her türlü dümeni çevireceksin, dönüp fakir fukaranın kefen bezinden bile vergi alacaksın. Bu ülkede vicdanları ayağa kaldırıncaya kadar konuşacağım.

Hala belgeler sahtedir diyorlar. Madem sahteydi, komisyonda çoğunluk sende, komisyon kurmuyorsun, sahte olmadığını da sen biliyorsun. Benim sözüm söz, bunu sonuna kadar takip edeceğim.

'BU HANGİ ŞİRKETMİŞ, CEVAP YOK'

Bu bir şirket ticaretiymiş. Bu hangi şirketmiş, cevap yok. Kârı ne, cevap yok. Ortakları kim, cevap yok. Transferler niye yapıldı, cevap yok. 15 milyon dolarlık ticareti niçin yapıyor, cevap yok. Sermayesi ne, cevap yok. Sıtkı Ayan kimdir, cevap yok. Kazım Öztaş kimdir. cevap yok.

Daha belgeyi görmeden sahte ilan ettiler. Sahtekarlığı siz bilirsiniz. Sahtekarlar sizin elinize su dökemez.

'DÜN HAYIRSEVER İŞ ADAMIYDI'

'Hayırsever iş adamı' Reza Zarrab'a gelelim. Dün hayırsever iş adamıydı. Devletin protokolünde yer alıyordu. Şeref madalyası takıyorlardı. Buyur tak bakalım. Bir sahtekarın, bir rüşvetçinin arkasına Türkiye bayrağını fon olarak kulladırttılar. Bununla yetinmediler, bir rüşvetçinin, bir sahtekarın önünde diz çöktü bakanlar, plaketler verdiler. AKP'nin milletvekilleri rüşvet alan bakanları akladılar. Rüşvet alan bakanların Yüce Divan'a gitmesini engellediler.

Türkiye'de şeref madalyası takılacak kişiyi ABD hapse attı! Bir şarlatan, bir rüşvetçi, bir sahtekar için ABD'ye iki kez nota verildi.

Korku neydi biliyor musunuz? Ya Zarrab konuşursa... Zarrab sahtekardır ve devletin sırlarını parayla alan birisidir.

11 Ekim 2013: Zarrab, dönemin İç İşleri Bakanı Muammer Güler'le telefonda konuşur: "MİT beni takip ediyor, bu doğru mu? Takibi durdursunlar."

Güler cevap verir:

"Sen o konuda rahat ol. Böyle bir şey varsa, senin önüne ben yatarım. Senin iç işleri bakanlığında bir şeyin yok, MİT'de bir şeyin yok, maliyede bir şeyin yok. Bir şey olursa, ben senin önüne yatarım" diyor.

'BİLGİLERİN TAMAMINI SENİN HÜKÜMETİN VERDİ'

18 Nisan 2013'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne bilgi notu bırakılır. Konusu Reza Razzab'dır. Yapılan tüm sahtekarlıklar anlatılır. Ekonomik ambargoya rağmen İranlı şahısların para transferi konusunda Reza Zarrab'ın ABD tarafından yasaklı kişi ilan edilebileceği, ABD ilişkilerin olumsuz etkilenebileceği değerlendirilmektedir diyor. Kim söylüyor? MİT. 17-25 Aralık'tan 9 ay önce söylüyor. Bu sahtekarın yaptığı dolandırıcılık, bakanlarına verdiği rüşvet senin önüne konuldu. Sen ne yaptın? Sen bu dosyayı kapattın. Zaten casus, zaten sahtekar. Bu bilgilerin tamamını senin bakanların yani senin hükümetin verdi. Senin hükümetin Türkiye Cumhuriyeti devletine ihanet etti. Ben 27 Şubat 2014'te bir televizyonda söyledim. 22 Mart 2014'te bir başka televizyonda yine dillendirdim. O zaman savcılar kulaklarını tıkıyorlardı. Çünkü o zaman hala rüşvet dağıtıyordu. 

Erdoğan 'Reza Zarrab beni kandırdı' diyebilir. Erdoğan, Zarrab seni kandırmadı, bütün sahtekarlıklardan senin başından beri haberin vardı.

(Erdoğan'a) Senin bakanların her türlü bilgiyi Zarrab'a verdi. Sen Başbakan değil miydin? Bütün bunlardan haberin yok muydu? Hepsinden santim santim haberin vardı. Hepsinin hesabını vereceksin.