Kadın işçiler ölürken bile 'görünmez'

İSİG verilerine göre, son 5 yılda en az 580 kadın işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda kayıt dışı istihdam nedeniyle ölümlerdeki kayıt dışı oranının daha yüksek olduğu düşünülüyor.



07-03-2018 12:26

İleri Haber

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü öncesi iş cinayetlerine kurban giden kadınlara ilişkin rakamlar paylaştı.

Buna göre, son 5 yılda 580 kadın işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirirken, 2017’de hayatını kaybeden 2006 işçiden 116’sı kadın işçiydi. Kadınlar tarlaya çalışmaya gitmek üzere istiflendikleri kasalarda geçirdikleri trafik kazasında, ev işçisi olduğu evin camını silerken düşerek, bir aracın altında ezilerek ya da işyerini basan bir erkek tarafından vurularak yaşamını yitirdi.

KADIN CİNAYETLERİ İŞ YERİNE DE NUFÜZ ETTİ

2017’de gerçekleşen kadın iş cinayetlerinin yarısından fazlası trafik kazaları sebebiyle yaşandı. Trafik kazalarında hayatını kaybeden kadın işçilerin ağırlıklı bir kısmı kamyon kasalarında tarlalarda çalışmak üzere götürülen kadın işçilerken, işlerine ulaşmaya çalışan, sendikalarının 8 Mart etkinliğine katılmak üzere yola çıkan kadınlar da trafik kazalarında yaşamını yitirdi. Kadın iş cinayetleri ile ilgili bir başka çarpıcı veri ise kadına yönelik şiddetin işyerlerine kadar nüfuz emiş olması. Ölen kadın işçilerden 7’si işyerinde bir erkek tarafından katledidi.

EN ÇOK ÖLÜMLER TARIMDA

Kadın işçilerin en çok iş cinayeti sebebiyle hayatını kaybettiği işkolu kayıt dışı çalışmanın en yüksek olduğu sektör olan tarım/orman oldu. 

Uzun çalışma saatleri ve kayıt dışı çalışma oranlarının yüksek olduğu konaklama-eğlence işkolu da en fazla kadın iş cinayetinin yaşandığı ikinci işkolu.

ÖLENLERİN YÜZDE 90’INDAN FAZLASI SENDİKASIZ

Ölen kadın işçilerle ilgili en çarpıcı verilerden birisi yüzde 90’ından fazlasının sendikasız olması, yüzde 75’inin ise kayıt dışı çalıştırılması. Kayıt dışı ölümlere ulaşmanın güçlüğü göz önüne alındığında hem kadın işçi ölümlerinin sayısının hem de ölümlerdeki kayıt dışı oranının daha yüksek olduğu düşünülüyor.

KADINLARIN 3’TE BİRİ 45 SAATİN ÜSTÜNDE ÇALIŞIYOR

Kadınlar için meslek hastalıklarına, iş kazalarına ve iş cinayetlerine davetiye çıkaran koşullardan birisi de fazla çalışma.

 Erkek işçilere göre daha az ücret alıp, daha güvencesiz koşullarda çalıştırılan kadın işçilerin üçte biri yasal sınır olan 45 saatin üzerinde çalışıyor.

4 KADINDAN BİRİ ÜCRETSİZ AİLE İŞÇİSİ

Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların istihdama katılımları da oldukça düşük. Ancak 3 kadından biri istihdama katılabilirken, 4 kadından biri ücretsiz aile işçisi olarak çalıştırılıyor.

TALEPLER
İSİG tarafından hazırlanan raporda talepler şöyle sıralandı:
1. Toplumsal cinsiyetçi iş bölümüne son verilmelidir.
2. Kadın işlerinin ‘tehlikesiz ve basit’ olduğu ön yargısı yıkılmalıdır.
3. Yeniden üretim atölyelerine dönüşen evler ve iş yerleri sağlık ve güvenlik risklerine karşı güvenli hale getirilmelidir.
4. Gerek devlet tarafından gerekse emek ve meslek örgütleri tarafından oluşturulan işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının toplumsal cinsiyet açısından düzenlenmelidir.
5. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, işyerlerinde ve evlerde kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı işlerin ve bu işlerde çalışan kadınlarda rastlanan ortak sağlık sorunları ve riskleri rapor edilmeli ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmalıdır.
6. Kadınların çalışma alanlarındaki kimyasal, biyolojik, fiziksel, ergonomik vb. riskler saptanmalıdır.
7. İşyerinde kadına yönelik cinsel şiddet, taciz, cinsel sataşma tehlikesine karşı başvuru masası oluşturulmalıdır.
8. Emek ve meslek örgütleri kadın işçi sağlığı konusunda sektörlerine göre veri toplamalı ve raporlandırmalıdır.
9. Tüm çalışma alanlarında kadınların örgütlenmesi ve birleşik mücadelesi gereklidir.
10. Kadınlar çifte mesaisinin yıpratıcılığı ve üstlerindeki aşırı iş yüküne bağlı fiziksel ve ruhsal zararlar toplamı bir meslek hastalığı tanımı getirilmelidir.
11. Ücretli ücretsiz kadın işçilere yıpranma payı/ erken emeklilik uygulamaları getirilmelidir.
12. Ev ve bakım hizmetleri azami ölçüde kamusal alandan ücretsiz karşılanmalıdır.