İTÜ'de açılan soruşturmalar için basın açıklaması yapıldı

İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ)’nde, KHK ile ihraç edilen akademisyenlere destek verdiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan 24 öğrenci için bugün bir basın açıklaması gerçekleştirildi.



20-03-2017 19:01
İleri Haber

İTÜ’de KHK ile ihraç edilen akademisyenler için okul önünde, ”Sıranın İTÜ’ye gelmesine hayır. Hocama dokunma” pankartı açan 24 öğrenciye rektörlük tarafından soruşturma açılmıştı. Soruşturmalarla ilgili İnşaat Fakültesi’nde bugün bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına okul öğrencilerinin yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, HDP İstanbul Milletvekili Beyza Üstün, İTÜ-DER ve EĞİTİM-SEN’li akademisyenler de destek verdi.

“Ülkemizde ve üniversitemizde tüm yetkileri eline almak isteyen tek adam zihniyetine karşı mücadeleye devam edeceğiz ve mutlaka kazanacağız.” denilen basın açıklamasının tamamı şöyle:

İTÜ’de Soruşturmalara Hayır

OHAL ilan edildiğinden itibaren çıkartılan KHK’lar sonucu haksız yere sayısız akademisyen üniversitelerinden ihraç edildi. Bizler İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri olarak işinden olan hocalarımızın yanında, KHK’ların karşısında olduğumuzu duyurmak üzere geçtiğimiz ayın 17’sinde Taşkışla Fakültesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Bu gün ise burada söz konusu açıklamaya katılan öğrencilerden 24’üne İTÜ rektörlüğü tarafından soruşturma açılması sebebiyle bulunuyoruz.

Gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasının biçimi ve içeriği göz önüne alındığında, açılan disiplin soruşturmalarının hiçbir hukuki zemininin ve meşruluğunun olmadığı açıktır.  Basın açıklamasına katılan öğrencilerin bu şekilde cezalandırılmak istenmesi, toplumun bilim yuvası olması gereken üniversitelerdeki fikir hürriyetine ciddi bir saldırıdır. Bu saldırının sebebi ise açıktır.

Açılan soruşturmalar, İTÜ rektörlüğünün içinde olduğumuz referandum sürecinde kendisine iktidarın taşeronlunluğu görevini biçmesidir. Öyle ki rektörlük bir yandan üniversitemizde yapılan “Hayır Çalışmaları”na ÖGB ve polis aracılığıyla engellemeye çalışırken öbür taraftan  AKP’li milletvekillerine referandum propagandası yapmaları için üniversitelilere duyurmadan üniversitemizin konferans salonunu tahsis etmiştir. Bu soruşturmalar ile rektörlük okulda “hayır”ın sesini yükselten öğrencileri ceza ile korkutmaya çalışıp dizginleri eline almak istemektedir. Ancak üniversitemizin cevabı bellidir: Hayırdır!

Yaptığımız eylem hukuki olarak son derece meşrudur. Ancak onlarca akademisyenin ihraç edildiği, gazetecilerin tutuklandığı, hayır çalışması yapanlara yönelik saldırıların giderek arttığı günümüz siyasi atmosferi düşünüldüğünde, bizim güvencemiz sadece hukuki meşruluğumuz değildir. İTÜ öğrencileri olarak bizim güvencemiz, birliğimiz ve haklılığımızdır.

Farkındayız bu soruşturmaların devamının getirilmesi hedeflenmektedir. Baskıya, haksızlığa hayır diyen her akademisyen ve öğrenci yıldırılmak istenmektedir.

Önümüzdeki süreçte İTÜ öğrencileri ve akademisyenleri olarak bu bilinç ve karalılıkla daha sıkı bir dayanışma içinde olup, iktidarın saldırılarına karşı birlikte mücadeleyi yükselteceğiz. Ülkemizde ve üniversitemizse tüm yetkileri eline almak isteyen tek adam zihniyetine karşı mücadeleye devam edeceğiz ve mutlaka kazanacağız.

İTÜ’de HAYIR susmayacak, üniversitemizi iktidara ve onun yandaş rektörlerine teslim etmeyeceğiz

Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet.

ÜNİVERSİTEYİ BİTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

Basın açıklamasının ardından İTÜ-DER adına söz alan temsilci, “Öğrencilerimizin haklı davalarında arkalarında olduğunu belirtmek için buradayız.” dedi. Daha sonra söz alan milletvekili Ali Şeker, ”18 yaşında seçme ve seçilme hakkı vereceğiz diyenler, bugün gençlerin söz söyleme haklarını ellerinden alıyorlar. Bilimadamlarını üniversiteden uzaklaştırıp, Saray’ın ‘ibişlerini’ üniversitelere sokmak istiyorlar. Laiklik diyen, halkın hürriyeti diyen, barış diyen herkesi düşman ilan ediyorlar. Biz, hocalarına sahip çıkan öğrenciler ile gurur duyuyoruz. Eğer biz bilime sahip çıkmazsak, karanlığın içinde yok olacağız. Nazi Almanyası’nda ki gibi hocaları üniversiteden atıp, ülkelerinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Biz buna karşı duruyoruz. Biz karanlığa karşı duruyoruz. Karanlığın karşısında, aydınlığı savunan bilimadamlarına ve onların öğrencilerine sahip çıkıyoruz.” derken, milletvekili Beyza Üstün ise, “Üniversiteleri bitirmeye çalışıyorlar. Sadece üniversitenin araştırma özgürlüğünü, söz söyleme özgürlüğünü elinden almıyorlar. Gencecik arkadaşlarımızın eğitim özgürlüğünü de elinden alıyorlar. Üniversiteyi topyekün bitirmeye çalışıyorlar.” dedi.

“EVET” SERBEST, “HAYIR” YASAK

İTÜ’deki son duruma dair bilgi aldığımız bir öğrenci; okul içerisinde yapılan bir forumda, “Hayır” kampanyasına dair bir programın konuşulduğu dolayısıyla, güvenliklerin forumu dağıtmak için toplandığını, ancak müdahale olmadan forumun bitirildiğini söylerken, kendilerine “Evet” çalışmasının da yasak olduğunun söylenmesine rağmen AKP milletvekilinin referandum ile ilgili bir panel düzenlediğini belirtti.

Öğrenci, İleri Haber’e şunları söyledi:

Okul içerisinde; forumdan aldığımız karar doğrultusunda, “Hayır” koşusu yaptık. Bizi yine engellemeye kalktılar ve "Biz hem evet, hem hayır’ı engelliyoruz” dediler. Birkaç itiş kakış sonucu biz yine koştuk. Arkamızdan onlar da koştu. İşin ironik tarafı, bize her iki tarafı da engelliyoruz demelerine rağmen; aynı gün Taşkışla Kampüsü’nün kimseye verilmeyen konferans salonunda, akşam saatlerinde kimseden habersiz, dışarıdan seyirci katılımıyla AKP milletvekili bir başkanlık paneli düzenledi. Bu olayın duyulması, oradan şans eseri geçen bir öğrencinin sosyal medyaya aktarmasıyla gerçekleşti. Sonrasında okulda oluşan tepkiden dolayı 2. “Hayır” koşumuzu engelleyemediler ama “siz görürsünüz” tarzı bir şeyler söylediler. Ve sonuç; soruşturmalar açıldı.