İSİG: AKP’nin ‘iş cinayetleri rejiminde’ 17 bin işçi hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Bakanların katılımıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 8. İş Sağlığı ve Güvenliği konferansıyla ilgili bir açıklama yaptı.



09-05-2016 10:46
İleri Haber

Foto: İleri Haber / Kozlu Maden Ocağı - Zonguldak

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Bakanların katılımıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 8. İş Sağlığı ve Güvenliği konferansıyla ilgili bir açıklama yaptı.

“Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nda birçok şey söylendi ama Türkiye’de devlet ve sermaye işbirliği içinde iş cinayetleri rejimi sürdürülüyor…AKP’li yıllarda en az 17 bin 57 işçi yaşamını yitirdi” denilen açıklamada İSİG, ilk olarak Erdoğan’ın dün konferansta yaptığı şu programa dikkat çekti:

1- Çalışma Bakanı ve ekibini tebrik etmek;

2- Soma faciasında yaşamını yitirenlerle başlayarak anneler gününü kutlamak;

3- İmkan, para, teknoloji veya düzenleme eksikliği olmadığını söyleyip iş kazalarının önlenebileceğini belirtmek;

4- Patronları üretim maliyetini düşürmek, kar marjını artırmak ve insanla makineyi eşdeğer görmekle eleştirmek;

5- İşçilerin ‘bana bir şey olmaz’ anlayışıyla hareket ettikleri için iş güvenliği ihlalleri yaptığını ve canından olduğunu söylemek;

6- Sendikaların ideolojik yaklaştığını belirtmek...

“Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuşmaları yaparken basına bir iş cinayeti haberi yansıdı: Antalya Döşemealtı ilçesinde bir inşaatta çalışan 56 yaşındaki kalıp ustası Ömer Gündoğdu, inşaatın 2.katında kalıpları sökerken merdiven boşluğundan düşüp yaşamını yitirdi. Gündoğdu, emekli olmak için çalışarak gün dolduruyordu ve iş için Adana’dan gelmişti” ifadelerini kullanan İSİG açıklamasında şunları kaydetti:

17 BİN İŞÇİ İŞ CİNAYETLERİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ

“İster kongre düzenleyin ister söylevler verin gerçekler değişmiyor. AKP’nin iktidara geldiği Kasım 2002’den beri iş cinayetlerinde en az 17 bin 57 işçi yaşamını yitirdi…

2002 yılının son iki ayında en az 146 işçi, 2003 yılında en az 811 işçi, 2004 yılında en az 843 işçi, 2005 yılında en az 1096 işçi, 2006 yılında 1601 işçi,  2007 yılında en az 1044 işçi, 2008 yılında en az 866 işçi, 2009 yılında en az 1171 işçi, 2010 yılında en az 1454 işçi, 2011 yılında en az 1710 işçi, 2012 yılında en az 878 işçi, 2013 yılında en az 1235 işçi, 2014 yılında en az 1886 işçi, 2015 yılında en az 1730 işçi, 2016 yılının ilk dört ayında ise en az 586 işçi yaşamını yitirmiştir…”

İŞ CİNAYETLERİ REJİMİ

14 yıldır iktidarda olan AKP hükümetinin rejimini ‘iş cinayetleri rejimi’ olarak tanımlayan İSİG açıklamasının devamında şunlar dile getirdi:

“1- Ülkemizde hüküm süren durum bir iş cinayetleri rejiminin varlığıdır. Soma, Davutpaşa, Ostim, Torunlar, Isparta, Düzce, Ermenek, Esenyurt, Erzurum, Samsun, Güllük, Elbistan gibi birçok işçi katliamı bu dönemde yaşanmıştır.

2- İktidara gelir gelmez çıkarttıkları 4857 sayılı İş Kanunu ile taşeron çalıştırma başta olmak üzere esnek ve güvencesiz çalıştırma yasal hale getirilmiş ve TBMM'de geçen hafta kabul edilen kiralık işçilik ve özel istihdam büroları içerikli kölelik yasası ile bütün işlerde güvence tamamen ortadan kalkmıştır.

3- Sendikal hareket baskı altına alınmış, sendikalaşan işçiler işten atılmış ve iktidara bağlı sendikalar egemen hale getirilmiştir.

4- Köyden kente göç hızlanmış, yoksulluk derinleşmiş, emek rekabeti ile de ücretler düşürülmüş ve yoksulluk kitleselleşmiştir.

5- 4+4+4 eğitim sistemiyle çocuk işçilik yaygınlaşmış ve milyonları kapsamıştır.

6- SSGSS yayası ile emeklilik yaşı 65’e çıkarılmıştır. Emekli olduğu halde çalışan, emeklilik yaşını beklediği için çalışmak zorunda kalan ve emekli olma hakkını sigortasız çalıştığı ya da sigortası düzenli yatırılmadığı için kazanamayan milyonlarca yaşlı işçi vardır.

7- Kadınlara yönelik açıklanan program ve paketler, kadını yarı zamanlı çalıştırarak aile içine hapsetmeyi ve ucuz işgücünü kadın üzerinden yaygınlaştırmayı hedeflemiştir.

8- Yanlış dış ve iç politikalar sonucu milyonlarca göçmen Türkiye’de güvencesiz olarak çalışmaktadır. Beraberinde birçok sosyal sorun yaşanmaktadır.

9- İşte tüm bu politikalar sonucu iş cinayetleri artmış ve meslek hastalıkları görünmez hale getirilmiştir.

HEM ÖLÜYORSUN HEM KUSURLU OLUYORSUN

Özetle devlet-hükümet Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi patronlar ile işçilere eşit mesafede değil bizzat çalışma ilişkilerine dönük attığı bu temel adımlarla iş cinayetlerini gündelik yaşamın bir parçası haline getiren ve bunu olağanlaştıran bir rejimin sermaye ile beraber kurucusu, uygulayıcısıdır.

Raporumuzu dün Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuşmaları yaparken Vicdan ve Adalet Nöbetinde işçi ailelerinin dediklerine kulak vererek bitirelim: “İş cinayetlerinde en güçsüz kimse suç ona yani işçiye atılıyor. Hem ölüyorsun hem de kusurlu gösteriliyorsun.”