İş cinayetlerinde ölenlerin yüzde 98’i sendikasız!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin yüzde 98’i sendikasız.



28-11-2017 14:20

İleri Haber

İş cinayetleri en çok esnek ve kuralsız çalışmanın temel olduğu, iş güvencesinden mahrum işyerlerinde yaşanıyor. Söz konusu çalışma koşullarının gün geçtikçe yaygınlaştığı Türkiye’de bu yıl 1800’ü aşkın işçi yaşamını yitirdi. İşçi ölümlerinde dikkat çeken nokta ise, hayatını kaybedenlerin neredeyse tamamına yakınının sendikasız oluşu oldu.

YÜZDE 98’İ ÖRGÜTSÜZ

İSİG Meclisi verilerine göre iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerden yalnızca 38’inin sendikalı olduğu öğrenildi. Yani yaşamını yitiren işçilerin yüzde 98’i örgütsüz.

EN FAZLA İŞ CİNAYETİ ÖRGÜTSÜZ BÖLGELERDE

Sendikanın ve toplu sözleşmenin olmadığı yerde ‘iş kazaları’ ve iş cinayetleri çok sık yaşanıyor. En fazla iş cinayetinin yaşandığı inşaat, tarım ve taşımacılık gibi sektörler aynı zamanda sendikal örgütlülüğün de en düşük olduğu sektörlerin başında geliyor. Sendikalaşmanın yüzde 2,9 ile en düşük olduğu inşaat işkolu, her yıl yaşanan bütün iş cinayetlerinin dörtte birini meydana getiriyor.

SENDİKALARIN İSİG POLİTİKALARI YOK

Emek Çalışmaları Topluluğu’nun verilerine göre 2016 yılında gerçekleşen 420 işçi eylemi içinde işçi sağlığı ve iş güvenliği nedeniyle yapılanların oranı yüzde 6. Bu oran taşeron işçilerinin eylemlerinde daha da artıyor ve eylemlerin yüzde 12’sini oluşturuyor. Buna rağmen işçilerin en temel sorunlardan birisi olan işçi sağlığı ve güvenliği alanı sendikalar açısından etkin bir mücadelenin sürdürüldüğü alan değil.

Sendikalı işçiler için daha güvenceli ve iyi şartlarda çalışmak mümkün olsa da yılın başından bu yana 38 sendikalı işçi de iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti. Ölen işçilerin yüzde 2’sini oluştursa bile sendikalı işçilerin ölmesi, sendikaların bu alanı yeterince önemsemediğini ve sendikalı işyerlerinde dahi işçi sağlığı ve güvenliği kurallarının ve toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sorunlar olduğunu işaret ediyor.

OHAL, ÖRGÜTLÜLÜĞE DE DÜŞMAN

Grevlerin yasaklandığı OHAL döneminde, bizzat devlet tarafından grev kırıcılığı yapıldığı ve her türlü işçi eyleminin engellendiği bilinen bir gerçek. Bu durum işyerlerine de yansıyarak işçilerin baskıcı çalışma koşullarına boyun eğmesi ve haklarını savunamamasına neden oluyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da itiraf ettiği gibi ‘işverenlerin önünü açan OHAL uygulaması’ fiilen sendikaları işlevsiz hale getirdi. Bu baskı ortamı da OHAL ile beraber iş cinayetlerini yüzde 10 artırdı.

NE YAPILMASI GEREKİYOR?

İSİG, güvencesiz ve örgütsüz çalışma ortamında yaşanan iş cinayetlerini durdurulması için önemli başlıklar açıkladı. İSİG Meclisi, iş cinayetlerinin yaşanmaması için yapılması gerekilenleri şöyle sıraladı: 

1- İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler bunu sendikalaşarak sağlayabilir. Ancak ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor.

2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor.