İnce: Yargıçlar önünü iliklemeyecek

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharem İnce Hakkari, Rize, Antalya'nın ardından bugün Denizli'de konuştu.



12-05-2018 14:07

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Denizli'nin Bozkurt İlçesinde düzenlenen mitingde konuştu. İnce "CHP pisliktir, çöplüktür' diyen Erdoğan'a "Çöp diyor tezek diyor hiç cevap vermeyeceğim. Testide ne varsa ağızdan o çıkar. Cevap vermeyeceğim. Ekonomiyi nasıl batırdıklarını nasıl kurtulacağımızı açıklayacağım." diye seslendi.

İnce'nin konuşmasından satır başları şu şekilde:

- Ben bağırıp çağıran, küfreden cumhurbaşkanı değil, yol gösteren birisi olacağım.  Kimin akıllı telefonu var kaldırın. Türkiye'de ve dünyada bir ilk yapıyoruz. Hükümetin ve milletin medyası var. Bizim çılgın projemiz huzur.

-O çöp diyor, tezek diyor hiç cevap vermeyeceğim. Tesdide ne varsa ağızdan o çıkar.

-Madem ekonomi iyi; neden gelişmiş ülkelerde enflasyon yüzde 3'ken bizde 11. Neden cari açığımız bu düzeyde? Neden gençlerin yüzde 20'si işsiz? Ortada bir sorun var. 

-Endüstri 4.0 dünya 3,5 senedir bunu konuşuyor. Türkiye'nin cumhurbaşkanı meydanlarda çöpü konuşursa geleceği kaybederiz.

-Amacım geleceğin gençlerine bu telefonu yaptırmak. O 'çöp yığını' diyecek ben 'kuantum' diyeceğim. O küfretsin ben uzay diyeceğim. Bunları anlatacağız.

.-Onun projesi kanal açmak olsun benim ki huzur, huzur..

-Bana 'gariban milletvekili' diyor aldığımız parada pek fark yoktur o nasıl zengin oldu ben nasıl fakir kaldım ben onu anlamadım.

-Ben insanları Alevi Sünni diye ayırmam. Mal varlığımız farklı olabilir ama benim gönlüm çok zengin.

-Ben ülkenin geçlerine yıllarca fizik anlattım. Türkiye'nin kendi laboratuvarları olmalı dedim. 

-Okuttuğum çocuklardan mühendis, doktor olanlar var. Geçenlerde bir öğrencimle karşılaştım ne yapıyorsun dedim 'kalp cerrahıyım' dedi. Bakın görüyor musunuz mutluluğu.

-Kemal Sunal filmlerinde ki gibi demek ki Türkiye'nin tahlil sonuçları da başka bir ülkeyle karışmış. Batıyoruz beyler batıyoruz.

-Yargıçlar çay toplamayacak, önünü iliklemeyecek. Yargıçlar cumhurbaşkanına görünce ayağa kalkmayacak. Yargıçlar beni de Tayyip Erdoğan'ı da yargılamalı. Bu düzene son vereceğiz.

-Devlet intikamla, rövanşla yönetilmez. Devlet şöyle yönetilir: Birinci sınıf hakimler var. Onların içinden kurayla seçersin yüksek yargıyı. Ona da dersin ki, görevini düzgün yap, çay toplamaya gitme, düğmeni ilikleme.

-Cumhurbaşkanı olduğumda bir toplantıya gittiğimde o yargıçlar ayağa kalkarsa onlara iki çift sözüm var. Kalkmayacaksınız! O yüksek yargıçlar günü geldiğinde beni de, Tayyip Erdoğan'ı da yargılamalı. Böyle olursa memleket düzelir. Bu düzene son vereceğiz.

-Çobanlık yaptığım dönemde hiç unutmuyorum o kırma masanın altında ders çalıştığım günleri hiç unutmuyorum. Bugün bu ülkede binlerce böyle çocuk olduğunu biliyorum.

-Onurlu başı dik bir Türkiye yaratacağız. Kendi enerjisini üreten bir Türkiye yapacağız.

-1986'da Borçka'da öğretmenlik yapıyorum. Okulda bir hizmetlimiz vardı, iki çocuklu. Çocuklarından birisi hakim, diğeri de genel müdür yardımcısı. Bu böyle değişir. Çocukluğumda çobanlık yaptığım günlerde, bir odada 4 kişi yaşadığımız günlerde, kırma masanın altında ders çalıştığım günleri hiç unutmuyorum. Bugün bu ülkede binlerce böyle çocuk olduğunu biliyorum. 

-Gençlerine matematik, fizik öğretecek Türkiye. Dindar bir nesil yetiştireceğiim diyor. Senin haddine mi düşmüş. O senin görevin değil, ailelerinin görevi. Ben çocukken Kuran kursuna giderdim yazları. Elhamdüllillah biz de Müslümanız. Sizden mi öğreneceğiz Müslümanlığı! Devletin görevi matematik, fizik, biyoloji öğretmektir; iş bulmaktır.