İlhan Çomak’ın ağabeyi: 24 yıldır mahkemenin soğuk duvarları yüzümüze kapatılıyor

Henüz 21 yaşındayken gözaltına alınan ve ardından tutuklanan İlhan Çomak 24 yıldır cezaevinde. Yargıtay geçtiğimiz günlerde Çomak hakkındaki müebbet hapis cezasını onadı. Ailesi, Çomak için adalet arayışını sürdürmekte kararlı.



13-04-2018 08:28

Tuğba Özer / @tugbaaozerr

“Çok güzel bir yağmur yağdı ve toprağın kokusu bir şekilde avlunun içine girdi, çok güzeldi. Toprağın kokusunu korkunç derecede özlemiştim. Bahar geldi, rüzgarın esmesiyle çiçek kokuları hücremize kadar geldi. Çiçek kokusunu içime çektim.”

Bunlar,  21 yaşında cezaevinde giren ve hala tutuklu bulunan şair İlhan Çomak’ın 45. yaş gününde ağabeyine söylediği sözler. 

Her şey İlhan Sami Çomak’ın1994’te gözaltına alınmasıyla başladı. Henüz 21 yaşında, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisiyken gözaltına alınan Çomak’a 18 günlük işkenceden sonra “orman yangını”na dahil olduğu ve “bir örgüte üye olduğu” şeklinde polisin hazırladığı  fezlekeler imzalatıldı. Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) yargılanan Çomak ‘örgüt adına orman yakma’ ve ‘bölücü faaliyette bulunma’ iddialarıyla tutuklandı.

6 yıllık tutukluluktan sonra 2000 yılında, Çomak hakkındaki ilk karar, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından duyuruldu: “Devletin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemlerde bulunmak”tan idam cezası.

Ceza, “iyi hali” dikkate alınarak müebbet hapse çevrildi. ‘Orman yangınlarına sebep olma’ suçlamasından ise beraat etti.

2001’de, “DGM’deki askeri hakim nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM, 2006’da Çomak’ı haklı buldu ve yeniden yargılanmasına karar verdi.

Çomak 19 Aralık 2013 tarihinde yıllar sonra yeniden hakim karşısına çıktı.

2014 tarihinde, avukatlar Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Ancak AYM, Çomak’ın tutuksuz yargılanma talebini 28 Ekim 2015’te reddetti.

Son olarak İlhan Çomak'a İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen müebbet hapis cezası Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı.

Karar sonrası Çomak’ın Almanya’da yaşanan ağabeyi Nazım Çomak ile konuştuk.

’BİZİM DE 24 YILLIK TUTSAKLIĞIMIZ VAR’

Kardeşinizin tutuklanması sizin ve ailenizin hayatınızı nasıl etkiledi?

İlhan, demir parmalıkların arkasındaysa biz de burada o parmaklıkların arkasındayız. İlhan’ın yaşadığı işkenceyi belki biz yaşamadık ama 24 yıllık bir tutsaklığımız var aynı şekilde. 

Cezaevinindeki demir parmaklıkların bu tarafında biz yaşıyoruz. İlhan’ın tutsaklığına endekslendi ailemizin hayatları. 24 yıllık bir süreç bu, çok ciddi. Çeyrek asırlık hukuksuzluk aileye yansıdı. 

Aile İlhan’ın alınmasıyla baskı görünce İzmir’e taşındı. İlhan o dönem Bolu’ya sürgün edildi. Daha sonra uğraşılarla İzmir’e geri alındı. Cezalandırmak için ilhan’ı tekrar Silivri’ye götürdüler. Yol ücretini dahi ödüyorduk getirilmesi için, ailenin görüşebilmesi için. Anne babamın sağlık problemleri olduğu için yılda bir kere gidebiliyorlar artık. İzmir’deyken gidebiliyorlardı hasret giderebiliyorlardı en azından.

‘GÖZALTINDAYKEN DEVLETİN NE KADAR KÖTÜ OLABİLECEĞİNİ GÖRDÜM’

Karar sonrasında konuşabildiniz mi kardeşinizle?

Karar açıklanmadan önce bizi aramıştı. Konuyu açtığımda bize ‘boşuna umutlanmayın, bıraksalardı 2013’te bırakılardı’ demişti. Ben umutlu olduğumu söylemiştim. İlhan gerçekçi, daha iyi görebiliyor. Bir keresinde şunu demişti; ‘Ben gözaltındayken devletin ne kadar kötü olabileceğini 18 günlük süreçte gördüm. Bana bunu yaşatan sistemin beni bırakacağını sanmıyorum.”

‘BU ÖYLE BİR KARANLIK Kİ BİTMİYOR’

Biz olumlu bir karar bekliyorduk, bu kötülük bu kadar süremez, sürmemeli. Bu öyle bir karanlık ki bitmiyor. Kürt sorunuyla ilintili bir şey. Biz bu hükümeti ve öncesini de biliyoruz ama çaresizlikten yine de umutlandık. 

Siz kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hukuk adı altında oyun oynanılıyor ve oynanmaya da devam ediliyor. Sanki çok bağımsız bir hukuk varmış gibi biz de o oyuna göre gidiyoruz. Daha önceki süreçte 2016’da 4. Ağır Ceza Mahkemesinden ceza alınca AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştu avukatlar, hala bir sonuç yok. 

‘ADALET ÇARKI BENİM İÇİN ÇOK GEÇ DÖNÜYOR’

Avukatlar şimdi  teker AYM’ye başvuracak. Çok uzun sürüyor. İlhan da diyor; ‘adalet çarkı benim İçin çok geç dönüyor’ diye. Ellerini vicdanlarına koyup dosyaya bakarak karar vereceklerin düşündük ama olmadı. Bugünkü hukuksuzluğun temel nedeni geçmişte DGM’de yargılanmış olması. DGM’de mantık gibi bir arayış yoktu. Kürt sorununa bulaşmış kim olursa olsun en ağır şekilde ceza veriyorlarlardı. İlhan’ın ceza alma gerekçesi 'bölücülük olaylarına karışmış olduğu’ iddiası. Bingöl-Genç- Diyarbakır üçgeninde bir eyleme katıldığı iddia ediliyor. Yargılanmaya başlandığı dönemde Genelkurmay Başkanlığı’na mahkeme soruyor; ‘böyle bir olay yaşandı mı?' diye Genelkurmay mahkemeden gönderilen yazıya ‘bu tarihlerde bir eylem olmadı’ şeklinde cevap veriyor. DGM bu yazıya ve orman yakma eylemlerine katıldığı tespit edilememesine rağmen İlhan’ın 'orman yakma eylemi’ suçlamasından beraatine ama ‘bölücülük faaliyetleri’ suçlamasından idamına karar verildi.

‘İLHAN GİBİ BİNLERCE DAVA VAR’

İlhan AİHM kararı nedeniyle biraz öne çıktı ama binlerce dava daha var ve insanlar sesinin duyuramıyor, içeride yatıyorlar. DGM’ler kaldırıldı ama sonuçları olduğu gibi duruyor.

Bizim avukatlarımızın bunu defalarca söylemesine rağmen 4. ACM bizi dinlemedi. AİHM ‘adil yargılama yapılmadı' diyor. Avukatların olayın araştırılması konusundaki talepleri reddedildi. Ortada deili yok. Ölen, öldüren yok. Tüm bunlara rağmen 4. ACM ve şuanki hukuki süreç günümüzün kodlarına göre hareket ediyor. 

İlhan yeniden yargılanmadı sadece süreç tekrarlandı.

Peki sizin aile olarak talepleriniz neydi?

Bir an önce serbest bırakılması, sağlıklı bir araştırma yapılması ve tutuksuz yargılanması.

Bütün taleplerimiz reddedildi. Darbe girişimi sonrasındaki süreçte de mahkeme heyetinden bir hakim el çektirildi. İlhan soruyor şimdi; ‘DGM döneminde cuntacı hakim vardı şimdi de darbeci yargıç var. Hangisi daha adil yargılıyor? size soruyorum’ diyor. Biz de bunu soruyoruz.

’24 YILDIR MAHKEMENİN SOĞUK DUVARLARI YÜZÜMÜZE KAPATILIYOR’

Ailenizin ve sizin durumunuz nasıl, bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?

İyi değiliz. 24 yıldır sürüyor arayışımız ama devam edeceğiz. Yorulduk, bıktık bir şey çıkmayacağını biliyoruz. Ama yorulmamıza rağmen yılmayacağız, sahipsiz bırakmayacağız İlhan’ı. Kürt sorunu çözülmediği sürece İlhan orada bir esir olarak tutulmaya devam edilecek. Ailem iyi değil. Bir insanın işkenceyle hayatının karartılmasını hangi aile kabul eder? 24 yıldır mahkemenin soğuk duvarları yüzümüze kapatılıyor. 'Adalet mülkün temelidir’ yazıyor ama biz olmadığını biliyoruz. Yeniden yargılama yasası çıktığı zaman kamuoyuna yansıyan benzer dava dosyalarında, Şike, Balyoz ve İBDA-C gibi, sanıkların hepsi bırakıldı ya da bir şekilde bu yasadan faydalandılar. İlhan’ı  bu kategorinin içerisine sokmamalarının sebebi DGM’nin kararlarına dokunmamaları ve özellikle Kürt sorununun çözümünde tekrar şiddete yönelik bir politika gütmeleri.

‘SİNAN ÇETİN OĞLUNA SARILDI, BABAM İLHAN’IN FOTOĞRAFLARINA’

Sinan Çetin’in oğlu vardı polisi öldüren. Hürriyet gazetesinde bir yazı çıktı; ‘bir baba oğluna sarılamıyor bu nasıl hukuktur’ diye. Kamuoyuna yansıyan haliyle, Rüzgar Çetin mağdurun ailesine yüklü bir para vererek serbest bırakıldı. Benim babamın payına da İlhan’ın fotoğraflarıyla özgürlüğü için mücadele etmek düştü. O oğluna sarıldı babam ise İlhan’ın fotoğraflarına. 

Parayı verinin nasıl çıkartıldığını biliyoruz. AİHM’e de tekrar götüreceğiz, sürece devam edeceğiz.

Bu süreçte destek gördünüz mü?

5 yıllık sürede aydınların, çok değerli sanatçıların çağrısı oldu. Aynı şekilde  politikacıların da. HDP’li vekiller defalarca soru önergesi verdi. CHP’den de  keza destek sunuldu. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Benzer şekilde kamuoyunda çeşitli yazılar yazıldı ama sonucu değiştiremedik. 

HDP’li vekillerin verdiği bir soru önergesi üzerine Adalet Bakanı Bekir Bozdağ parlementoda, ‘İlhan tutuklu değil, hükümlüdür’ demişti. Şunu sormuştuk “O zaman iki üç ayda bir İstanbul’a götürüp ne diye yargılıyorsun? Karar kesinse bu tiyatro niye?”

İLHAN ÇOMAK KİMDİR?

1973 yılında Bingöl Karlıova’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Bingöl’de tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’ne 1992 yılında kaydını yaptırdı. 1994 yılında gözaltına alındı ve tutuklandı. Çomak, kesintisiz şekilde neredeyse yirmi dört yıldır cezaevinde tutuklu yargılanıyor. Türkçe dışında anadili olan Kürtçe şiirler de yazan Çomak’ın “Gitmeler Çiçek Kurusu”, “Açık Deniz”, “Günaydın Yeryüzü" ve “Kedilerin Yazdığı İlah”i ,“Dicle’nin Günlüğü”, "Yağmur Dersleri” ve “Bir Sabah Yürüdüm” isimli şiir kitapları bulunuyor.