İhraç edilen Doç. Dr. Tezcan Durna: Bu koşullarda Ankara Üniversitesinde akademi diye bir şey kalmayacak

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Tezcan Durna son çıkarılan KHK ile ihraç edildi. Durna Barış İçin Akademisyenler İnsiyatifi’nin ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı bildirisine imza atmıştı.



09-01-2017 08:19
Tuğba Özer

AKP/ Saray rejiminin başta Barış İçin Akademisyenler’e olmak üzere tüm muhaliflere yönelik cadı avı devam ediyor.’FETÖ’ ile mücadele adı altında çıkarılan KHK’lar ile yine yüzlerce akademisyen ihraç edildi.

KHK ile ihraç edilen 631 akademisyenden 42'si Barış Bildirisi imzacısıydı.

Son çıkarılan KHK ile ihraç edilen Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Tezcan Durna “Bu koşullarda Ankara Üniversitesi’nde akademi diye bir şey kalmayacak. Zaten bir çürümüşlük var” ifadelerini kullandı.

‘DÜŞÜNEN KAFASI ÇALIŞAN AKADEMİSYENLERE YÖNELİK TASFİYE GİRİŞİMİ VAR’

İhraç kararının ardından konuştuğumuz akademisyen Tezcan Durna muhalif ve düşünen akademisyenlere yönelik bir tasfiye girişimi olduğuna vurgu yapıyor. 

‘Barış istedik’ diyen Durna, “İsmimi gören şaşırdığını söylüyor. İlk başta ben de şaşırdım fakat daha sonra şaşırmanın beyhude olduğunu, neden ben? demenin anlamsız olduğunu düşündüm. Çünkü belli ki toplu bir ortadan kaldırma girişimi var, İLEF’te de siyasalda da. Özellikle muhalif, düşünen, kafası çalışan ve işini doğru düzgün yapan akademisyenlere dair toplu tasfiye girişimi var. 

Biz de barış imzacısı olduk, barış istedik. Özellikle Ankara Üniversitesi’nde rektörün marifetiyle bir torbaya ismimiz atılmış belli ki. O torbadan her KHK’dan 3’er 5’er isimlerimiz çekiliyor. Tek gerekçe bu. Başka bir gerekçe bulamıyorum” açıklamasını yaptı.

Tezcan Durna ihraç listesine adının Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş tarafından yazıldığını söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“İhraç edilmemiz için adımızı rektör yazdı. Başka üniversitelerden imzacı bir sürü insan var. Hiçbirinin KHK listesinde adı görünmedi. Ama bizim üniversitede her KHK’da 3’er 5’er tasfiye oluyoruz. Rektörün marifeti.”

‘ÜNİVERSİTE OLSUN’ GİBİ BİR DERTLERİ YOK

Var olan koşullarda akademik çalışmanın yapılamayacağının altını çizen Durna şöyle dedi:

“Yerlerimizin doldurulması gibi bir dertleri yok. Üniversite olsun, üniversitede nitelikli akademisyen olsun gibi bir dertleri de yok. ‘Dostlar alışverişte görsün’ üniversitesi olmaya başladı zaten üniversiteler. 

Bu koşullarda var olan akademide ne akademik çalışma yapılır ne başka bir şey… Derslerde ne konuşursam acaba öğrencilerin arasından birileri BİMER’e şikayet eder diye kaygıya düşen akademisyen doğru düzgün ders anlatabilir mi?  Bu tür koşulların içerisindeyiz. 

Ben başından beri akademik kariyerim itibariyle hiç dilimi tutmadım. Hep içimden ne geliyorsa, vicdanım neyi emrediyorsa onu söyledim derslerde. Bu tutup hakaret etmek anlamına gelmiyor. Hakaret etmeden de bir şeyler eleştirilebilir, hakikatler dile getirilebilir. Bunu dile getirmeye, hakkıyla işimizi yapmaya çalıştık. Bu koşullarda Ankara Üniversitesi’nde akademi diye bir şey kalmayacak. Zaten bir çürümüşlük var.”

‘HİÇ UMMADIKLARI KADAR GÜÇLÜYÜZ’

Tek üzüntüsünün öğrencilerine dair olduğunu söyleyen Durna, “Benim üzüntüm sadece öğrencilere dair. Öğrencilerime bizim verdiğimiz dersler illaki verilir, hiçbirimiz bulunmaz hint kumaşı değiliz” dedi. 

‘Devletten maaş alıyoruz diye akademisyen değiliz’ diyen Durna şöyle konuştu:

“Biz öğrencilerimizden uzak kalıyor olacağız ama bildiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Devletten maaş alıyoruz diye akademisyen değiliz. Beynimiz çalışmaya devam ediyor. Toplumu gözlüyoruz en iyi bildiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Tabi ki zor koşullar bizi bekliyor. Ama göğüsleyeceğiz, güçlü olacağız. Hala etrafımızda bu idealler inan pek çok arkadaşımız var. Hep yan yanayız, bütün halindeyiz. Hiç ummadıkları, beklemedikleri kadar güçlüyüz.”

Ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanan Doç. Dr. Tezcan  Durna’nın 2009 yılında basılmış olan ‘Kemalist Modernleşme ve Seçkincilik, Peyami Safa ve Falih Rıfkı Atay’da Halkın İnşası’  ve 2010 yılında basılan ‘Medyadan Söylemler’ isimli iki kitabı bulunuyor.

Durna’nın çalışmalarına ise buradan ulaşılabilir.