İBB’nin 'düzenlemesi' sonrası Gezi Parkı raporu yayımlandı: 'Yeşil alan çalışması mı cinayet mi?'

Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Gezi Parkı’ndaki çalışmalarına yönelik rapor hazırladı.



12-05-2017 15:59
İleri Haber

Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından İBB'nin Gezi Parkı'nda 'düzenleme' adı altında yürüttüğü çalışmalarda, bölgedeki yeşil alanların tahrip edildiği belirtildi.

Gezi Parkı'nda geçtiğimiz günlerde yapılan yeşil alan çalışmalarını inceleyen dernek üyeleri, gözlemlerini rapor halinde paylaştı. Alandaki tüm çimlerin kazındığı, çınar köklerinin büyük ölçüde zarar gördüğü belirtilen raporda, sürdürülebilir ve ekolojik şehircilik açısından değerlendirmede uygun olmayan gözlemler de paylaşıldı. "Yeşil alan çalışması mı cinayet mi?" başlığıyla hazırlanan rapor şu şekilde:

* "Parkın Cumhuriyet Caddesi tarafındaki geçtiğimiz aylarda tesis edilen çim alandaki çökmelerin tamiri ve yamalarının yapılması adına alanın tamamına mini ekskavatör sokarak tüm çim alanın kazındığını gördük.

Bu işlem sırasında maalesef alanda bulunan yetişmiş Çınar ağaçlarının (Platanus orientalis) saçak kök sistemlerinin büyük ölçüde zarar gördüğünü tespit ettik.
Çim alanın sulanması için kurulmuş olan sulama sisteminin de bu kazıma işlemi esnasında parçalandığını ve kullanılamaz hale getirildiğini gördük.

Köklerin bu şekilde zarar görmesi yetişmiş bitkilerin Kök -Sak dengesini olumsuz yönde etkileyeceğinden, bu ağaçların önümüzdeki vejetasyon döneminde ya çok ciddi bir hayatta kalma mücadelesi içine girecekleri ya da yenik düşüp kuruyacakları aşikardır.

Köklerini bir şekilde bu makine ile kazıma işleminden korumuş olan diğer çınarların ise toprağın üzerinde gezen tonlarca ağırlıktaki makinenin toprağı sıkıştırmasından dolayı kök stresi yaşaması olasıdır.

Kazınan üst toprağın geri dönüştürülüp kompost yapılmak yerine, şehir çöplüğüne gidiyor olması sürdürülebilir ve ekolojik şehircilik açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum oluşturmaktadır.

* Parkın içinde bulunan çocuk oyun alanın hemen arkasında bulunan duvarın önüne Cupressocyparis leylandii'ler dikilmiş.

Sağlıklı bir şekilde büyüyemeyeceği bir ortama bitkiyi hapsedip sonrasında ölümünü seyretmek, özellikle peyzaj mimarlığı açısından sorgulanması gereken bir harekettir.
18-21 metre boya 400-450 cm çapa ulaşabilecek bir bitkiyi 50 cm aralıkla dikmekse tam bir cehalettir.

* Park genelinde bütün toprak yüzeyler (sağlıklı çimler de sökülmek suretiyle) yeniden rulo çim ile döşendi.

Çim alanların ağaçların gövdelerine tamamen yakınlaştırılması öncelikle köklerin hava almasına engel olmakta uzun vadede ise çimin periyodik bakımı esnasında ağaç gövdesinin yaralanmasına, zarar görmesine ve ölümüne sebep olmaktadır.

Çim alan içinde kalan bütün ağaçların kök boğazı çevresindeki çim kaldırılmalı toprak çapalanarak havalandırılmalıdır.

* Park genelinde pek çok kırılmış zarar görmüş kurumuş ağaç var.
 
Bunların tamamen kurumuş olanlarının kaldırılması yaralı ve kırık olanların ise budanması ve şekil verilmesi gerekmektedir.

Zamanında yapılmayan bu budamalar mantar teşekkülleri ile birleşince parkı kullanan vatandaşların hayatlarını tehdit etmektedir.

* Taksim Gezi Parkı'nı Asker Ocağı Caddesi üzerinden karşıya bağlayan ve Prof. Henri Prost tarafından tasarlanan 70 yıllık yaya köprüsü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Şubat 2013’te yıkılmıştı.

Bundan üç yıl sonra, 16 Kasım 2016 da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Belediye bütçesini açıkladığı toplantıda Gezi Parkı'na “ekolojik köprü” yapılacağını söyledi.

Bu “ekolojik” köprünün temsili panoları parkın diğer tarafında bulunmakla birlikte, her iki resim de imal edilen köprüye pek benzemiyor.

Esas sorun şu ki, yapılmakta olan köprü bu boyutları ile ilerlemeye devam ederse parkın meydana bakan tarafındaki iki büyük çınar ağacının hayatı tehlikeye giriyor. Zira köprüye verilen eğim yüzünden bu ağaçların büyük zarar göreceği belki de kesilmesi gerekeceği aşikar.

Ekolojik köprü yapacağız derken mevcut ağaçların hayatını tehlikeye atmak anlaşılmaz ve kabul edilemez bir durum."