HTKP 'den Küba Büyükelçiliği’ne Fidel için taziye ziyareti

Halkın Türkiye Komünist Partisi (HTKP) heyeti Küba devriminin lideri Fidel Catro’nun 90 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından Küba Büyükelçisi Alberto Gonzalez Casals’a taziye ziyaretinde bulundu.

07-12-2016 17:22

Tuğba Özer

Aralarında HTKP Genel Başkanı Erkan Baş’ın da bulunduğu bir heyet Ankara’da bulunan Küba Büyükelçiliği’ne Fidel Castro için bir taziye ziyaretinde bulundu. Ziyarette Küba halkı ve Türkiyeli komünistlerin arasındaki destek ve dayanışmanın devam edeceğine dair mesajlar verildi.

Ziyarette konuşan Küba Büyükelçisi Alberto Gonzalez Casals, çok fazla taziye mesajları aldıklarını ve Fidel’in mirasının yaşayacağına inandığı için huzur içinde öldüğünü ifade etti.

Fidel’in hayatının ve Küba devriminin anlatılmasının devrimcilerin görevi olduğunu söyleyen Erkan Baş ise Haziran Hareketi olarak mahallelerde Küba’daki Devrim Savunma Hareketi’ne (CDR) benzer meclis örgütlenmeleri yarattıklarını belirtti.

‘BAZI CAHİL GAZETECİLER VE SİYASETÇİLER FİDEL’İ VE KÜBA DEVRİMİNİ KİRLETMEYE ÇALIŞTI’

Fidel’in ölümünün ardından bazı cahil gazetecilerin ve de siyasetçilerin ona ve Küba devrimine karşı saldırılarını hatırlatan Casals şunları söyledi: 

“Çok fazla insandan taziye mesajları alıyoruz. Ülkemize ve insanlarımıza dair dayanışmanızı hep biliyorduk. Fidel mirasının yaşayacağına inandığı için huzur içinde öldü.

90 yaşında ölmesi bir lütuftu çünkü Atatürk, Chavez ve Jose Marti gibi birçok lider bu kadar uzun yaşayamadı.

Fidel birçok hastalığa ve hayatına defalarca kast edilmesine rağmen yaşadı, 600 suikast girişimini engelleyerek  dünya rekoru kırdı. Küba'ya dönük bu saldırılar, siyasi mücadelesi boyunca ABD’de iktidarda olan 10 hükümet döneminde de yaşandı. 

Ölümünün ardından hem dünyada hem Türkiye’de bazı cahil gazeteciler ve siyasetçiler Fidel’i ve Küba devriminin imajını kirletmeye çalıştı.”

‘FİDEL ÖLÜMÜYLE DE BİR MODELDİ’

“Fidel ölümüyle de bir modeldi” diyerek söze başlayan Erkan Baş, “Türkiye için 90 yıl çok uzun bir ömür ama Küba’nın sağlık koşulları ve ortalama yaşam süresi düşünüldüğünde bu hak edilmiş bir ömürdür” dedi.

Baş sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Küba’ya ve Fidel’e yapılan saldırılara biz de şahidiz ancak bunların o kadar da önemli olduğunu düşünmüyoruz. Asıl önemli olan bu saldıranlardan daha fazla insanın ve devrimcilerin Fidel’i bir kahraman olarak görmesidir.Özellikle Türkiye’nin geçtiği bu karanlık süreçte Fidel’in topladığı destek bizim için çok önemli.

‘KÜBA DEVRİMİNİN YAŞATILMASI ÖNÜMÜZDE BİR GÖREV OLARAK DURUYOR’

Biz bu sempatiden elbette memnunuz ancak Fidel’in yaşamının anlatılması ve Küba devriminin yaşatılması önümüzde bir görev olarak duruyor. Bizim açımızdan Fidel bazı konularda özellikle önemli. Onlar da şu ki;

İlk olarak çok küçük bir toplulukla yola çıkmasına rağmen devrim konusunda kararlılığını kaybetmemesi, ikinci olarak kavganın en zor anlarında halkına güvenmesi ve tarihin onu haklı çıkaracağına inanması. Bu sebeplerden biz Fidel’i bir model olarak görüyoruz.

Venezüela Komünist Partisi ile yaşadığı bir polemikte Fidel ‘devrim için savaşmayana komünist denmez’ diyordu. Bu bizim de bakış açımız.

90’lı yıllarda herkes sosyalizmin bittiğini söylüyordu. Bizler dünya haritasını önümüze açıp Küba’yı gösteriyorduk. ‘Sosyalizm ölmedi Küba’da yaşıyor’ diyorduk ve haklı çıktık. Artık sosyalizmin ölümü değil kapitalizmin ölümü tartışılıyor.

Fidel 20. yüzyılın büyük sosyalizm dalgasını 21.yüzyıla taşımış önemli bir liderdir. 21. yüzyılın komünist bir lideri ve yol göstericisi olarak hep bizimle olacak.

Bizler gençleri ve yoksul mahalleleri kapsayacak bir dayanışmanın örgütlenmesini önemsiyoruz ve bu alanlara Küba deneyimini taşımak istiyoruz.Haziran Hareketini bu noktada önemli görüyoruz ve tıpkı Devrim Savunma Hareketi (CDR) gibi meclis örgütlenmeleri yaratıyoruz.”