Her yerde herkese: ‘Hayır!’

Her gün çocuk istismarı haberleriyle sarsılıyoruz. Özellikle Türkiye’de git gide artan istatistikler, çocuklar için cinsel eğitimi, “Hayır” demenin önemini ortaya çıkarıyor. İşte çocuklarınıza rehber olabilecek iki güzel cinsel eğitim kitabı…



25-03-2018 11:24
Gül Altıparmak

Eskiden hasıraltı edilen, şimdilerde sosyal medyanın ve kamuoyu duyarlılığı ile gün yüzüne çıkarak git gide artan çocuk istismarı, ülke gelişmişliğinin durumunu bize gösterirken çocukların ve anne-baba eğitiminin ne kadar önemli olduğunu yüzümüze tokat gibi çarpıyor.

TÜİK verilerine göre, ülkemizde istismar vakaları son 10 yılda yüzde 700 artış gösterdi. Cinsel istismar sıralamasında Türkiye baştan üçüncü sırada yer alıyor. Sebeplerin en önemlisi – ve bizim için can yakıcı olan kısmı- çocukların, cinsel istismarın ne olduğunu bilmemeleri, böyle durumlarla karşı karşıya kalan çocukların farkındalıklarının yok denecek kadar az olması. Toplumsal kültürün getirdiği alışkanlıklar itibariyle çocuklar, içe kapalı ve itaatkâr yetiştirilirken kendini özgürce ifade eden çocukların ayıplandığı açıkça görülmekte. Cinsellikle ilgili elzem olan eğitimler ise “ayıp” olduğu düşünülerek anne-babaların ve öğretmenlerin utanç hissettiği ve kaçındığı konular içindedir. İşte böyle bir atmosferde, ebeveynlere ve öğretmenlere yardımcı olacak cinsel eğitim kitapları daha sağlıklı ve farkında nesiller yetişmesi açısından bir kurtarıcı özelliği taşıyor. Bu kitaplardan iki tanesini sizler için inceledim.

Öncelikle çocukların gerici toplumun getirdiği kadın ve erkek rolleri algısını yerle bir edecek, çocukların kendi bedenlerinin farkına varmaları, cinsiyet farklılıkları hakkında merak ettikleri konular çeşitli kurgular şeklinde göz önüne seren 3 yaştan itibaren çocuklara gönül rahatlığıyla okutabileceğiniz eğitici bir hikâyeyle başlayacağız: “Kızlar Erkekler Pantolonlar Etekler”. Kitapta, cinsel gelişim ve eğitim konusunda ebeveynleri bilgilendiren, cesaretlendiren bir ön söz de var. Kız ve erkek arasındaki temel farklar ve benzerliklere vurgu yapılarak sade anlaşılır bir dil ile bilimsel gerçekler ortaya konmuş. Kadın ve erkek organları bilimsel bilgiye uygun biçimde ve yanlış öğrenmelere neden olmayacak şekilde anlatılmış. Tuvaletten sonra yapılması gereken temizlik uygulamaları, cinsiyet kavramı çocukların anlayabileceği bir dille açıklanmıştır. Cinsiyetin büyüyünce de değişmeyeceği bilgisi verilerek çocukların cinsel gelişim açısından bir üst düzeye ulaşmaları amaçlanmış. Cinsel organların özel bölgeler olduğu belirtilerek cinsel istismardan korunmaya yönelik tutum geliştirilmesi amaçlanmış ve mahremiyet duygusunun da kazanılmasına fırsat verilmiş. Büyüdükçe vücutta oluşan değişimler çocukların anlayabileceği şekilde resmedilerek sunulmuş. “Kızların da erkeklerin de uzun saçları olabilir. Kızlar da erkekler de legolarla, uçaklarla ve oyuncak ayılarla oynayabilir. Kızlar da erkekler de korkunç bir film izlediklerinde korkabilir veya üzüldüklerinde ağlayabilir.” gibi ifadeleri toplumsal cinsiyet ve cinsiyet kalıp yargılarını önleyici nitelikte kız ve erkeklerin cinsiyetten bağımsız, insan olarak, benzer, ortak özellikler ve rollerinin, paylaşımlarının olduğunu ortaya koymakta. Prof. İsmihan Artan ve Yrd. Doç. Dr. Adile Gülşah Saranlı’nın birlikte yazdığı, Kök Yayıncılık’a ait bu şaheser kitapta kullanılan resimlemeler, çocukların anlayabileceği resimlerden bile konuyu kavramalarına yardımcı şekilde yer almakta. Çocukların gelişimlerini destekleyecek, cinsiyet farkındalığına çok fazla yardımcı olacaktır. Bu nedenle bu kitap ilk önce kitaplığınızda yerini almalıdır.

İkinci kitabımız “Bedenim Bana Ait”. Clara adlı çocuğun bedenini sahiplenmesiyle başlıyor. Hoşlandığı ve eğlenceli bulduğu dokunuşları anlattıktan sonra hoş bulmadığı örneklere geçiyor. Kaba biçimde gıdıklanmak, birinin gelip şapır şupur öpmesi, birinin sıkıca sarılması… Clara bize hoşumuza gitmeyen dokunuşlara tepki göstermemizi, “Hayır!” dememizi öneriyor. “ …. eğer hoşuma gitmiyorsa bana dokunulmasını istemiyorum. Ve şöyle diyorum: “HAYIR!” Çünkü kimin bana ne zaman dokunacağına yalnızca ben karar verebilirim”.  “Bazen yüksek sesle ve kararlı bir tavırla prova da yapıyorum: “Bunu yapma. Bana dokunma. Bunu istemiyorum. Hayır, sana dokunmak hoşuma gitmiyor! Bunu istemiyorum!””  Gergedan Yayınları’na ait, Pro Familia’nın yazıp Dagmar  Geisler’in resimlediği,  Kazım Özdoğan’ın çevirip bizlere sunduğu “Bedenim Bana Ait”, 5 yaş ve üzeri çocuklar için uygun bir kitap. Çocuklara hayır demeyi öğreten, uslu çocuk algısını yerle bir eden özgür düşünceli çocukların profilini bize adeta bir tiyatro sahnesi inceliğinde resmetmiş Familia. Baskısı oldukça kaliteli, boyutu ve dayanıklılığı açısından belirtilen yaş seviyesine uygun. Resimlerinde oldukça canlı renkler kullanılarak başarılı bir çalışmayı gözler önüne sermiş. Dünya cinsel istismar istatistikleri incelendiğinde evrensel bir kitap olma özelliği taşıyor. Tanımadığımız insanlardan, akrabalara kadar davranışları iradeye dayandırmak gerektiğinden bahseden kitabımız, Alman Tabipler Birliği Çocuk ve Gençlik Kitapları ödülünü alarak rüştünü ispatlamıştır. Birinci kitabımızla kendini tanıyan çocuğumuzun kendini korumasına yardımcı bu kitabımızda bir diğer kitaplığımızın “önemlileri” arasında olmalıdır.

Kitaplarımız, burada tanıttıklarımızla elbette sınırlı kalmamalıdır. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin cinsel eğitim konusunda korkusuz olması; çocuklar için bir adım önde başlamak demektir. Her zaman her yerde “HAYIR!” diyen çocuklar güçlü bir gençliği beraberinde getirecektir. Dünya’da istismarın isminin hafızalardan silinmesini dilemekle birlikte biz büyüklere tekrar hatırlatalım: Gelecek güzel günler ve mutluluk dolu yarınlar için, dünyayı çocuklar değiştirecek, çocukları da bizler. Keyifli okumalar.


                                                                     

KÜNYE1: Kızlar Erkekler Pantolonlar Etekler, Prof.İsmihan Artan ve Yrd.Doç.Dr Adile Gülşah Saranlı, KÖK yayıncılık,2013, 29 sayfa.

KÜNYE2: Bedenim Bana Ait, Pro Familia, resimleyen: Dagmar  Geisler, çeviri: Kazım Özdoğan, Gergedan Yayıncılık, 2014, 25 sayfa.