HDP'den 'Barajı Birlikte Yıkalım' buluşması

Seçime 5 gün kala HDP İstanbul'da bir etkinlik düzenledi.



19-06-2018 22:47

Tuğba Özer / Merve Akbaş - İstanbul

HDP’nin İstanbul milletvekili adayları Ahmet Şık, Sema Uçar, Musa Piroğlu, Erkan Baş, Melekfer Borak Turgut ve İl Eş Başkanı Esengül Demir Göztepe Özgürlük Parkı’nda yurttaşlarla bir buluşma gerçekleştirdi.

Etkinlik, HDP’nin genç milletvekili adaylarının yurttaşları selamlaması ve IŞİD’e karşı karşı mücadelede yaşamını yitiren devrimci Ulaş Bayraktaroğlu’nun annesi Melike Bayraktaroğlu’nun selamlanmasıyla başladı.

Daha sonra sahneye gelen HDP İstanbul İl Eş Başkanı Esengül Demir, şu konuşmayı yaptı.

“Tek adam, sistemi tek din, tek millet kalıbına sokmaya çalışıyor. Ancak vücut bile  dar gelen elbiseyi parçalar. Topluma dar gelen ideolojiler, bir yerden sonra patlayacaktır. 24 Haziran bir dönemeç. Ya geleceğimizi birlikte kuracağız ya da karanlığa, gericiliğe teslim olacağız.”

‘ZAFERE ULAŞMANIN YOLU BİRLEŞİK MÜCADELE’

Demir’in ardından söz alan Sema Uçar, KHK ile işinden ihraç edilmiş bir emekçi olduğunu söyleyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Son iki haftadır seçimleri bahane eden AKP iktidarı eylem hakkımızı gasp ediyor. Fakat bizim mücadelemiz, ne yaparlarsa yapsınlar devam edecek. Ezilen tüm kesimlerin zafere ulaşmasının yolu birleşik mücadelededir.  Bu yüzden ‘bir oy Demirtaş’a, bir oy HDP’ye’ diyoruz.”


 

'24 HAZİRAN UZUN MÜCADELENİN BİR ETABI'

Uçar'ın ardından söz alan HDP milletvekili adayı Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kurucu Meclis üyesi Erkan Baş, uzun bir mücadelen geldiklerini ve 24 Haziran'ın ülkeyi bu karanlıktan kurtarmak için bir etap olduğunu düşündüklerini söyledi.

Baş'ın konuşmasının tamamı şöyle:

Umudu büyüttük ama zor bir işi başardık. Bazı duvarları paramparça ettik. Kürtler ve Türkleri karşı karşıya getirmeye çalışanları yıktık. Korku duvarlarını yıktık. 16 yıldır paranın gücünü arkasına almış, sermayeyi arkasına almış, faşistlerin ve gericilerin tam boy desteğini almış, devlet gücü arkasında almış bir iktidara bu halk boyun eğmedi. Bu yüzden Türkiye halklarını yürekten alkışlıyorum.

Bu seçim döneminde birde güçlü olanın haklı olduğu görüşünü yıktık. Biz haklı olan, güzel olan, dürüst olan güçlü de olabilir dedik ve bunu gösterdik.

'BARAJI AKP KOYDU'

Diyorlar ki ‘HDP’nin adayları her çıktıkları yerde barajdan bahsediyorlar, barajı yıkmak için destek istiyorlar’. Arkadaşlar bizde isterdik bu iktidar döneminde bilinçli öldürülen emekçileri tartışalım. Biz de isterdik sağlık politikalarını, eğitim politikalarını tartışalım. Ama baraj sorununu tartıştıran biz değiliz. Baraj sorunu, sadece ve sadece HDP’nin önüne baraj koyan AKP tartıştırıyor.

Biz söylemedik, kendi çizdikleri iktidar modelinde HDP’yi baraj altı bırakarak, buradan gelecek 70-80 milletvekilini haksız, hukuksuz biçimde almayı hedefliyorlar. Bunlar alışmışlar hırsızlığa, yolsuzluğa, yalan dolana o yüzden bunu çok rahat ifade ediyorlar. Oysa biz her hırsızlığa, yolsuzluğa ve talana karşı durduğumuz gibi baraja da karşıyız. Bunları konuşacağız.

'BU BARAJ TÜRKİYE'NİN ÖNÜNE KOYULMUŞTUR'

Ancak HDP’nin önüne kurulmuş olan bu baraj sadece HDP’nin barajı değil. Bu baraj, eşitlik isteyenlerin, özgürlük isteyenlerin, kardeşlik isteyenlerin, laiklik isteyenlerin, Türkiye’nin önüne kurulmuş bir baraj. O yüzden ‘bu baraj hepimizin sorunudur’ diyoruz, o yüzden ancak hep birlikte olabilirsek bu barajı yıkabiliriz ve inanıyoruz ki halkımız haklı olanın yanında durarak bu barajı bir daha kurulmamak üzere paramparça edecek.

Yine de halkımızı uyarıyoruz, Osmanlı’da oyun çok. Bunlar yeni Osmanlıcı, bunlar da oyun daha çok. 16 Nisan’da ki bunu kendileri de itiraf etti, ‘Hayır’ımızı çaldılar.

OYLARA SAHP ÇIKMA ÇAĞRISI

Şimdi de kapalı bir toplantıda başka yollardan bahsediyorlar. O yüzden son dakikaya kadar oyumuzu koruyacağız. Başka çaremiz yok.

Biz alın teriyle, emeğiyle, onuruyla yaşayan tüm yurttaşların oyunu hakettiğimizi düşünüyoruz.

HDP’ye de bir teşekkürü borç biliyoruz. HDP’nin seçim döneminde 16 yıldır bu iktidarla kavga eden tüm kesimlere listesinde yer vermesi çok önemlidir. İşte bir tarafta bu tercih var, bir tarafta da yanına Sedat Peker’i, Tansu Çiller’i alanların tercihi var. Türkiye hangisini hak ediyor?

Bir taraftan AKP’ye acıyoruz, kala kala Tansu Çiller’e kaldıysanız vay sizin halinize!

Asıl işimiz 25 Haziran’da başlayacak. Çünkü 16 yıldır halk düşmanı politikalarının hesabını soracağımıza yemin eden bir politika yürüttük. AKP’yi öyle bir yeneceğiz ki arkalarına bakmadan kaçacaklar. Biz yakalamak için koşacağız.

'24 HAZİRAN'DAN SONRA TOPLANTILAR BÜYÜYECEK'

Biz diyoruz ki, ‘Bize oy verin ama kurtuluş sizin elinizde’, bu yüzden 24 Haziran’dan sonra kazanmış olarak bu toplantıları esas olarak daha güçlenerek yapacağız. Ve bizim verdiğimiz sözlerin takipçisi olun.

Son olarak, Söz kardeşim, kazanacağız kazanacağız, mutlaka kazanacağız diyorum."

ÇİLLER, AĞAR BOY GÖSTERİYORSA BİLELİM Kİ TEHDİT EDİYORLAR'

Baş'ın ardından sahneye çıkan Musa Piroğlu da şu sözleri sarfetti:

"‘Coğrafya kaderdir’ demiş İbn-i Haldun. Şimdi kader HDP. HDP artık coğrafyanın umudu oldu. Bu ülkedeki ezilenlerin sesi, kaderi haline geldi. Tüm ezilenlerin ortak sesi oldu.

AKP’nin yaptığı hiçbir şey tesadüf değil. Eğer Tansu Çiller boy gösteriyorsa, Mehmet Ağar selam yolluyorsa. Bilelim ki bizi tehdit ediyorlar. Eroğan hiçbir şeyi plansız yapmıyor, hep bir ajandası var. Geldiği günden bugüne başkanlık için hangi durakta kim onun önünü açacaksa onunla yürüyor.

Nusaybin’i, Gewer’i yaktı yetinmedi. 100 bin insanı işinden attı, her seferinde dövüşeni hedef aldı, Yüksel’de Veli Saçılık’ı Kadiköy’de KYK mağdurunu hedef aldı. Biliyor ki mağlup çıkmasının bir yolu var bizim galip çıkmamız.

Halk Saray’ın yapmak istediklerinin farkında. Bu kadar sıkıntıyı yaşadıysak, bu kadar yalnız kaldıysak bizim de suçumuz. Güçlerini parçalanmışlığımızdan aldılar.

Şimdi iki tane görevimiz var bunlardan birincisi sandıklara ve oylarımıza sahip çıkacağız. İkincisi biz sosyalistlerle, Alevilerle, Kürtlerle en geniş direniş cephesini kurduk. Neredeyse bütün muhalif güçler HDP’ye desteğini sundu. Ya bu birlikteliği büyütürüz ya da tarih bizden hesap sorar."