Hakkari Valiliği sivil öldürmeye kılıf buldu: İşbirlikçilik

Hakkari Valiliği tarafından PKK üyelerine yönelik düzenlenen operasyona ilişkin yapılan basın açıklamasında ilginç bir ayrıntı göze çarpıyor.



01-09-2017 12:01
Erkin Öncan

Valilik tarafından, tespit edilen PKK'lilerin insansız hava aracı ile vuruldukları bildirilirken, açıklamanın devamında şu ifadeler yer alıyor:

"Söz konusu atış neticesinde 4 BTÖ mensubunun etkisiz hale getirildiği değerlendirilen bölgede teröristlerle toplantı halinde bulundukları sonradan anlaşılan İbrahim Sak, ve Musa Tarhan isimli işbirlikçiler hafif şekilde, Mehmet Temel ve İsmail Aydn isimli işbirlikçiler ise ağır şekilde olmak üzere toplam 4 işbirlikçinin yaralandığı, kendi imkanları ile Hakkari Devlet Hastanesine giderek tedavi altına alındıkları tespit edilmiştir. Söz konusu yaralanan işbirlikçilerden Mehmet Temel Hakkari Devlet Hastanesi'nde tedavi altında iken vefat etmiştir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir."

KİM BU "İŞBİRLİKÇİLER"

Ancak Hakkari Valiliği'nin açıklamasında, "teröristlerle toplantı halinde bulundukları sonradan anlaşılan" ifadeleriyle bahsi geçen kişilerin "işbirlikçi" olduklarına dair herhangi bir somut bilgi bulunmuyor. Üstelik, yine valilik açıklamasında bölgede PKK üyeleriyle birlikte olan diğer şahısların orada bulundukları "sonradan anlaşılıyor". 

Öte yandan, Türk Ceza Kanunu'na göre, örgüt üyesi olmasa da yardım ve yataklık eden kişilerin "örgüt üyeliğinden" yargılanacakları belirtildiği halde, kanunda "işbirlikçilik" diye özel bir "suç tanımı" yer almıyor. 

PKK ile yaşanan çatışmalarda "örgüt üyesi", "yardım ve yataklık" gibi TCK'da yer alan resmi tanımlamaların dışında "işbirlikçi" tanımının resmi makamlarca dillendirilmeye başlanması, Hükümetin bölgeye yönelik yıkım politikalarıyla birlikte düşünüldüğünde akıllara "sivil ölümlerine meşruiyet mi sağlanmaya çalışılıyor?" sorusunu getiriyor. Kritik olan, "işbirlikçi" tanımının kullanımı değil, bu tanımın resmi makamlarca ve belirsiz bir içerikte kullanılması.  

Raporlanmış herhangi bir kanıt ya da istihbarat çalışması olmaksızın resmi makamlarca kullanılmaya başlanılan ve yandaş medya eliyle de aynen servis edilen "işbirlikçi" tanımı, içerdiği belirsizlik ve "terör" başlığında toplumun yaşadığı hassasiyet sebebiyle kolayca suistimal edilebilir nitelikte. Zira "kanunda belirtilmeyen" bir suç tanımının yaratabileceği mağduriyetleri sorgulayacak başka bir "kanun maddesi" bulunmuyor.