'Hakim, mahkeme salonunda saldırıya uğrayan sanıklar için 'bakın hele diriler mi' dedi'

Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, Sur’daki sokağa çıkma yasağı esnasında operasyonlar nedeniyle bölgede mahsur kalınca gözaltına alınarak tutuklanan yurttaşlara Diyarbakır Adliyesi’nde işkence yapıldığını öne sürdü. Mahkeme salonunda şiddet gören yurttaşlarla ilgili mahkeme başkanının “Hele bir bakın diriler mi” dediğini iddia eden Uca, işkence iddialarını ve söz konusu sözleri Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu.

11-01-2017 14:07

Meryem Yıldırım

Foto: Arşiv

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili ve Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Üyesi Feleknas Uca, Sur’da, 2015 yılında operasyon ve sokağa çıkma yasağı esnasındaki çatışmalarda mahsur kalınca gözaltına alınarak tutuklanan yurttaşlara, davalarının görüldüğü Diyarbakır Adliyesi’nde işkence yapıldığını öne sürdü.

Duruşma salonunda güvenlik güçlerinin saldırısına maruz kalan sanıklara ilişkin mahkeme başkanının “Bakın hele diriler mi?” şeklinde sözler sarf ettiğini ve bir kadının adliye nezarethanesinde cinsel şiddetle tehdit edildiğini iddia eden Uca, soru önergesi hazırlayarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na sundu.

Sur’da, 2 Aralık 2015 tarihi itibariyle uygulanan sokağa çıkma yasağı süresince yaşanan çatışmalar nedeniyle bölgede mahsur kalan birçok yurttaşın yasaklı mahallelerden çıktıktan sonra tutuklandığını hatırlatan Uca, tutuklu 40 yurttaş hakkında açılan davanın 29 Aralık 2016 tarihli Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında savunma yapan bir yurttaşa Mahkeme Başkanının ‘hikâye anlatmayı bırak’ şeklinde söz hakkının elinden alındığını anlattı.

Önergede, duruşmada savunma yapmak isteyen yurttaşlara yönelik saldırı ve işkence iddialarına ilişkin şu bilgiler aktarıldı:

Feleknas Uca

‘HAKİMLERİN VE AİLELERİN GÖZÜNÜN ÖNÜNDE İŞKENCE’

“Sanık avukatlarının Reddi Hâkim Talebi dilekçesinde yer alan bilgilere göre, sanık savunmasına devam etmek isterken Mahkeme Başkanı tarafında salonda hazır bulunan güvenlik güçlerine sanığın dışarı çıkarılması talimatı verdiği bunun sonucunda sanığın üzerine yürüyen güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanarak sanığı dışarı çıkartmak istediği iddia edildi. Bu esnada sanığın yanında bulunan diğer kadın sanıkların da bu duruma tepki göstermek istediği fakat henüz herhangi bir tepkiyi dile getirmeden söz konusu sanık ile bu kadın sanıklara güvenlik güçlerinin coplarla saldırdığı ve akabinde sanıkların yaka paça sürüklenerek ve dövülerek duruşma salonunun dışına çıkarıldığı iddia edilmiştir. Benzer şekilde, diğer tutuklu sanıkların üzerine onlarca güvenlik görevlisinin saldırma ve sanıkların boğazlarına sarılma suretiyle yere yatırma gibi ciddi bir müdahalenin söz konusu olduğu iddia edilmiştir. Aynı dilekçede, uzunca yerde tutulan iki sanığın ise kafasına ayaklarıyla basan güvenlik güçlerinin hareketlerinin işkence düzeyine vardığı iddia edilmiştir.

Benzer şekilde, basında yer alan söz konusu olaya ilişkin bilgilere göre, güvenlik güçlerinin sanıklara yönelik şiddeti devam ederken Mahkeme Başkanı ve mahkeme üyeleri güvenlik güçlerine herhangi bir şekilde müdahalede bulunmamış; güvenlik güçlerinin fiillerini engelleme yönünde bir çaba sarf etmemişlerdir. Mahkeme başkanının özellikle savunma hakkını kısıtlaması ile başlayan saldırı hâkimler, avukatlar ve sanıkların ailelerinin gözü önünde meydana gelmiştir.”

‘İŞKENCEYİ GÖREN MAHKEME BAŞKANI: Bİ BAKIN HELE DİRİLER Mİ?’

“Sanıklar duruşma salonundan çıkarıldıktan sonra avukatların, orantısız güç kullanarak işkence yapan güvenlik güçlerinin isim ve sicillerinin tespit edilmesi, kamera görüntülerinin dosya arasına alınması talebi zapta geçirmemiştir. 29.12.2016 tarihli duruşma oturumunda sanıklara yönelik saldırının ardından avukatların mahkeme başkanına müvekkillerinin durumunu merak ettiğini ve ailelerin bu yönlü endişelerini dile getirdiğini mahkeme başkanı ise cevaben güvenlik güçlerine dönerek ‘bi bakın hele diriler mi’ diyerek cevap verdiği iddia edilmiştir.”

‘KADIN TUTUKLUYA CİNSEL TEHDİT’

30.12.2016 tarihindeki duruşmada ise tutukluların adliye nezarethanesinde tutuldukları ve duruşma salonuna alınmadığını ve nezarethanede işkence gördüklerini aktaran Uca, bir kadın tutuklunun da cinsel şiddet ile tehdit edildiğini iddia etti. Saldırıya uğrayan tutukluların hastaneden darp edildiklerine dair rapor aldıklarını belirten Uca, Bakan Bozdağ’a cevaplaması istemiyle şu soruları sordu:

BOZDAĞ'A İŞKENCE SORULARI

1. 29 Aralık 2016 tarihli Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın 1. celsesinde Mahkeme salonunda tutuklu sanıkların şiddete maruz kaldığı iddiaları bilginiz dâhilinde midir?

2. 29 Aralık 2016 tarihli Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanığın söz hakkının elinden alındığı ve sanığın üzerine yürüyen güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanarak sanığı dışarı attığı iddiaları doğru mudur?

3. Söz konusu tutuklunun dışarı atılmasına karşı çıkan diğer tutuklulara güvenlik güçlerinin coplarla saldırdığı ve akabinde sanıkları yaka paça sürükleyerek ve döverek duruşma salonunun dışına çıkarmak suretiyle darp edildikleri iddiaları doğru mudur?

4. Benzer şekilde tutukluların götürüldüğü nezarethanede de devletin kolluk güçleri tarafından işkenceye maruz kaldığı iddiaları doğru mudur?

5. Güvenlik güçlerinin sanıklara yönelik şiddeti devam ederken Mahkeme Başkanı ve mahkeme üyelerinin güvenlik güçlerine herhangi bir şekilde müdahalede bulunmadığı ve güvenlik güçlerinin fiillerini engelleme yönünde bir çaba sarf etmediği iddiaları doğru mudur?

6. Sanıklara yönelik saldırının ardından avukatların mahkeme başkanına müvekkillerinin durumunu merak ettiğini ve ailelerin bu yönlü endişelerini dile getirdiğini mahkeme başkanı ise cevaben güvenlik güçlerine dönerek ‘bi bakın hele diriler mi’ diyerek cevap verdiği iddiaları doğru mudur?

7. Güvenlik güçlerinin nezarethanede tutulan bir kadın sanığı cinsel şiddet ile tehdit ettiği iddia doğru mudur?

8. İşkenceye maruz kaldıkları iddia edilen tutukluların hastaneden darp edildiklerine dair rapor aldıkları iddiaları doğru mudur?

9. Söz konusu iddialar doğru ise 29 Aralık 2016 tarihli Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kaç tutuklu polis ve/veya jandarmanın işkencesine maruz kalmıştır? Bu tutuklular kimlerdir?

10. Tutuklulara işkence yaptığı ve küfür ve hakarette bulunduğu iddia edilen polis ve/veya jandarmalar kimlerdir? Bu kişiler hakkında herhangi bakanlığınızca herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

11. Özellikle son bir yıldır cezaevlerinde artan kötü muamele ve işkence iddialarına dair ‘İşkenceye sıfır tolerans’ diyen bir hükümetin Adalet Bakanı olarak yürüttüğünüz herhangi bir soruşturma mevcut mudur?"