Güzella Bayındır yazdı: 'İki Kardeşin Hikâyesi: Gece Güneşi'

Uluslararası PEN Türkiye Merkezi aralık ayında Günışığı Kitaplığı’nın tüm çocuk kitaplarını “Ayın Kitabı” ilan etti. Yılın yayınevi seçilecek olsa ve fikrimi sorsalar, şüphesiz Günışığı’nı ilk beş yayınevi arasında sayabilirim.



31-12-2016 23:50
Güzella Bayındır

Karin Karakaşlı’yı yetişkinler için yazdığı roman ve öykülerden tanıyanlar, çocuklar için yazdığı Gece Güneşi’nden haberdarlar mı, bilmiyorum. Ben yeni haberdar oldum. Günışığı Kitaplığı tarafından İlk Öykü dizisinde yayımlanan Gece Güneşi’ni tanıtmak istiyorum bu ay sizlere. 

‘Arda bir koşu küresini salondaki sehpanın üstüne koydu. Ve her sabah yaptığı gibi parmağını üzerine koyup, “Günaydın Hindisyan!” diye bağırdı.’

Arya ve Arda adında iki kardeşin hikâyesi; Gece Güneşi. Sorumluluk sahibi abla Arya ve hayal dünyası olabildiğince geniş Arda’nın eğlenceli ve üzerine ‘epeyce düşünmeli’ öyküsü.

Çocuklarla bolca haşır neşir olanlar bilirler; neden öyle söylediğini bilmediğiniz yeni sözcükler üretirler çocuklar. Söylenişi en kolay seslerden oluşan sözcükler için bile yeni bir söyleyiş bulurlar. Köpek yerine çöpek, çiş yerine tiş diyen mi ararsınız, mutfak yerine muktaf diyeni mi ararsınız. İstiklal Marşı’nın “şafaklarda yüzen al sancak” bölümünü “kumda oynar ma saçak” diye söyleyenini duydu bu kulaklar.

Öykümüzün iki kahramanından küçüğü olan Arda’nın birkaç söyleyiş, birkaç da hayatla ilişkili problemi var. Hindistan onun en önem verdiği ve üzerine en çok konuştuğu ülke örneğin. Ama o ülkenin adı, Hindisyan Arda’ya göre. Söyleyişe ilişkin en önemli sorunu bu. Tabii Arda için değil öykünün diğer kahramanları için. Hindisyan’a gitmek istiyor Arda çünkü çok acayip bir iksir yapması için gereken tüm baharatlar Hindisyan’da. Kocaman küresini her gün salondaki sehpanın üzerine koyuyor ve onunla ilgili çeşitli hayaller kurup bunu hem ablası hem de en önemli akıl danışmanı Arya’ya anlatıyor.

Arda’nın hayata ilişkin problemleri ise ablasıyla ilgili. Arya’nın ödevlerinin çok uzaması dolayısıyla onunla çok az vakit geçiriyor oluşu Arda’yı çok sıkıyor. Çünkü Arya’ya sorması gereken epey soru birikmiş oluyor gün içinde aklında.

‘Zaten bir süredir izliyordum, her gece, azalıyordu. Bak bu gece minicik kalmış, Birileri Ay’ı çalıyor, Arya!’

Kimi zaman öğretmen olan annesine kızıyor Arda.

‘Of of of! Sen çok büyüksün ama derslerin hiç bitmiyor! Bu okul ne kadar sürecek?’

‘Senin yatağında birlikte yatabilir miyiz?’

Tam yaşına uygun bir çocuğun soruları. Ve kardeşinden yalnızca birkaç yaş büyük ama tam bir abla olan Arya’nın cevapları.

Karin Karakaşlı Gece Güneşi’nde hem iki kardeşin arasındaki “gerilimli ama sıcak” ilişkiyi çok samimi ve gerçekçi anlatmış; hem de ebeveynler açısından tam olarak şundan kaynaklanıyor diyemeyeceğiniz fakat oldukça ufuk açıcı bir metin kaleme almış.

Didaktik bir tarzı yok. Bu önemli bir özellik.  İki çocuğun gözünden, birbirlerine, çevreye ve kendileri için büyük sorunlara bakışlarını gayet açık bir dille, kolay okunur bir metinle ele almış. 

Çocuk kitaplarında dikte eden metinler, doğruyu gözüne gözüne sokan cümleler kuran kitaplardan çocukları uzak tutmak, yaratıcılıklarını ve hayal dünyalarını olduğu gibi korumak için önemli. Bu nedenle önemsedim ben Gece Güneşi’ni.  

İlki 2011 yılında yapılan Gece Güneşi’nin elimdeki baskısı Günışığı Kitaplığı tarafından 2015 yılında yapılan 11.baskısı.  Kitabın okunurluğunun ve çocuklar açısından cazip olmasını bir nedeni de çizimleri, bunu belirtmeliyim. Şirin Dağtekin Yenen’in özenli ve iç açıcı çizgileri Gece Güneşi’ni daha rahat ve mutlu okumanızı sağlıyor.

Hem metin, hem çizim olarak çok beğeneceğinizi düşündüğüm kitabı çevrenizdeki çocuklara okutmaktan çekinmeyin lütfen.

Çocuklarımıza okuduğumuz, onların okuduğu kitapları arkadaşlarıyla değiş tokuş yapmasını sağlarsak dünya birkaç günlüğüne bir çocuğun gülümseyişiyle güzelleşebilir. Ne dersiniz?

2017 çocuk gülümsemeleri ve kahkahalarıyla geçsin. İyi seneler.

*KÜNYE: Karin Karakaşlı, Gece Güneşi, resimleyen: Şirin Dağtekin Yenen, Günışığı Kitaplığı, 92 sayfa.