Erdoğan ‘sakinleştirme’ turlarında: ‘Zarar göreceğiz'

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Zarrab davasındaki itiraflarla bir kez daha ortaya saçılan, AKP hükümetinin merkezinde olduğu rüşvet çarkına ilişkin milletvekillerini sakinleştirmeye çalıştığı öğrenildi.



01-12-2017 07:45

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, milletvekilleriyle yaptığı toplantılarda Reza Zarrab’ın ABD’deki itiraflarının ardından partisi içerisinde yaşanan paniği ‘sakinleştirmeye’ çalıştığı konuşuluyor. Bir milletvekilinin “Bu dava bize sıkıntı getirebilir” demesi üzerine Erdoğan, “Getirebilir değil getirir” yanıtı verdiği, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeleri de ‘boş’ diye nitelendirerek partisini ikna etmeye çalıştığı öğrenildi.

 ‘ZARAR GETİREBİLİR DEĞİL, GETİRECEK…’

AKP Genel Başkanı Erdoğan, milletvekilleriyle gruplar halinde görüşme turları yapıyor. Dün ikinci grupla bir araya geldiği toplantıya eski Başbakan Ahmet Davutoğlu katılmazken, Erdoğan’ın toplantılarda milletvekillerinin öneri ve eleştirilerini dinlediği, gündemdeki konulara ilişkin vekilleri ikna etmeye çalıştığı öne sürüldü.

‘ZARRAB BİR KONUŞSUN BAKALIM, NE DİYECEK’

Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre ABD’de süren Reza Zarrab davasıyla ilgili olarak bir milletvekilinin “Bu iş bize zarar getirebilir. Zarrab’ın yurtdışına çıkmasına nasıl izin verildi, sorumluluğu olanlar bulunarak gereği yapılmalı” demesi üzerine Erdoğan’ın, “Getirebilir değil, getirir. Amaç da zaten o. Ama Allah’ın izniyle bu işin içinden çıkarız, bunun altında kalacak değiliz” yanıtını verdiği öğrenildi. Bunların sistematik hamleler olduğunu ve geçmişte yapılanların tekrarlanmak istendiğini savunan Erdoğan’ın, “Zarrab bir konuşsun bakalım ne diyecek. Ona göre değerlendirelim. Savunmada olacak durumumuz yok, taarruz. Bu konuda muhatabımız Trump” dediği öne sürüldü.

İRAN MESAJLARI

Vekilleri, kamuoyunda algı yaratılmaya çalışıldığına ikna etmeye çalışan Erdoğan, “Hiç merak etmeyin aleyhimize çıkacak bir şey yok, rahatız” dediği ileri sürüldü. Obama zamanında ABD’nin istediği tarzda bir ambargo uygulamayacaklarını söylediklerini kaydeden Erdoğan, “İran komşumuz. Mecburen ticaretimiz devam edecek. Onlara ‘yapmayacağız’ diye bir taahhütte bulunmadık. Oradan bir şey çıkmaz” şeklinde konuştuğu iddia edildi.

‘MERAK ETMEYİN…’

Zarrab davasının şahsı ve hükümeti değil doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’ni zora sokmaya yönelik bir dava olduğunu ileri süren Erdoğan, “CHP de buna evrak taşımakla ciddi ihanet içerisindedir. Gerek burada gerek ABD’de yapılanlar bize sıkıntı olmaz, merak etmeyin” ifadelerini kullandığı da gelen kulis bilgileri arasında.

‘TAMAMEN TİCARİ’

Kılıçdaroğlu’nun iddialarının boş olduğunu, belgelerinin asıllarının kendilerinde olduğunu öne süren Erdoğan, “Yurtdışına giden bir para yok. Tamamen ticari bir alışveriş. O adam benim özel kalemim değildir, alakası yok. Bizim memleketlimiz, işadamıdır” dediği ileri sürüldü.

KILIÇDAROĞLU’NU PARAYLA SUSTURACAKMIŞ

Kılıçdaroğlu aleyhine 2 milyon TL’lik yeni bir dava açacağını, bunun 500 bin TL’sinin kendisinin olduğunu kaydeden Erdoğan, “Çünkü bu adam 10- 20 bin TL’lik davalarla akıllanmıyor. ‘Çamur atayım, 10 bin lira ceza öderim ne olacak’ diyor. Büyük dava açacağım bundan sonra ki artık yalan yanlış, boş konuşmasın. Ciddi ceza alacak, bunun bedelini ödeyecek. Çünkü yanlış bilgi veriyor” ifadelerini kullandığı iddia edildi. CHP’nin Meclis araştırması talebiyle ilgili olarak da Erdoğan, “Bu Meclis’le ilgili bir olay değildir. Gitsin mahkemede tahkikatını yapsın. Ak mı kara mı olduğu ortaya çıkar” dediği ileri sürüldü.

‘FETÖ’ ELEŞTİRİLERİ YAPILDI, KILIÇDAROĞLU’NUN İDDİALARI HATIRLATILDI

Toplantıda ayrıca, Gülen cemaati ile yeterince mücadele edilmediği, bazı atamalarda bunun görüldüğünü, ‘FETÖ’cü çıkan bürokratlara referans olanların incelenmesi gerektiği yönünde eleştiriler yapıldığı da belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun mültecilere 30 milyar TL’lik harcamanın nereye gittiğine yönelik sorusunun da hatırlatılması üzerine ise Erdoğan’ın, “Bizim göçmen politikamız ensar muhacir şeklindedir. Bu adam hesap kitap bilmiyor, 3-4 milyon insana 5-6 yıldır bu rakam gitmez mi” yanıtını vermekle yetindiği ileri sürüldü.