Erdoğan: İsrail terör ve işgal devletidir

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kudüs gündemli toplantısından konuşan Erdoğan, “İsrail bir işgal devletidir. İsrail aynı zamanda bir terör devletidir. Erdoğan niye böyle söylüyorsun? Nasıl söyleyeyim. 14 yaşındaki çocukları o askerler alıyor gözaltına ve demir kafesler içerisine. 14 yaşındaki çocukların gözleri bağlanıyor, dipçikleniyor” dedi.



13-12-2017 12:17

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Toplantısı, Lütfi Kırdar Kültür ve Kongre Merkezinde başladı.

Toplantıda konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 14 yaşında polis tarafından vurulmasının ardından hastane hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın davası görülürken, “İsrail bir işgal devletidir. İsrail aynı zamanda bir terör devletidir. Erdoğan niye böyle söylüyorsun? Nasıl söyleyeyim. 14 yaşındaki çocukları o askerler alıyor gözaltına ve demir kafesler içerisine. 14 yaşındaki çocukların gözleri bağlanıyor, dipçikleniyor” şeklinde konuştu.

Erdoğan konuşurken mahkemede Berkin’in vurulma anına ilişkin görüntülerin izletilmesi üzerine anne Gülsüm Elvan fenalaştı.

‘EY TRUMP SANA DAHA NE ANLATALIM?’

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

İsrail bir işgal devletidir. İsrail aynı zamanda bir terör devletidir. Erdoğan niye böyle söylüyorsun? Nasıl söyleyeyim. 14 yaşındaki çocukları o askerler alıyor gözaltına ve demir kafesler içerisine. 14 yaşındaki çocukların gözleri bağlanıyor, dipçikleniyor. Öbür tarafta bir kız çocuğu. Annesi yavrusuna sarılıyor. Bu tabloda bakıyorsunuz, anne dipçikle dövülüp o çocuk elinden alınıyor. Bu işgalci değil de, terörist değil de nedir. Vicdan sahibi olan buralardan gereken dersleri almalı. Bunu ispat etmek için ey Trump sana daha ne anlatalım. İsrail'e bir şey anlatmamıza gerek yok. Bu kararla işgal, abluka, yasadışı yerleşimler, orantısız şiddet ve cinayet suçlarının faili İsrail, bu kararla ödüllendirilmiştir. Bu ödülü veren tek başına olsa da Trump'tır. 'Ben yaptım oldu' demekle hiçbir şey olmuyor. Dünya sizden ibaret değil. BM üyesi 196 üye var. Ben 196 dünya ülkesinin buna tavır koyacağına inanıyorum.

Siz ABD olarak güçlü bir ülke olabilirsiniz. Silahlarınız, nükleer başlıklarınız olabilir. Ama bunlar sizin güçlü olduğunuzu göstermez. Eğer haklıysanız güçlüsünüzdür. Barışı isteyenlerin değil, barışı imkansız hale getirenlerin yanında duran ABD, tüm fanatiklerin ekmeğine yağ sürmüştür. Bunu Suriye'de de gördük. Sadece Kuzey Suriye'ye 4000 tırı aşkın mühimmat nakledilmiştir. Bu silahlar acaba niçin geldi, neden getirildi? Orada bulunan terör örgütlerine bu destekler verildi.

Bölgedeki sorunlar, Filistin meselesini bize asla unutturamaz. Hukuk çiğneyen, vicdanları yaralayan bu tür adımlar uluslararası sisteme duyulan güveni dinamitliyor. Kudüs kararı medeniyetimize indirilmiş ağır bir darbedir. Ecdadımız, tüm şehir halkının refahını, emniyetini ve ibadet hakkını garanti altına almıştır.

Sayın Papa'ya, adil bir barış için gayret eden Musevilere, Kıptilere, duruşlarından taviz vermeyen herkese teşekkür ediyorum. Asırlardır namusları olarak gördükleri Kudüs için mücadele den Filistinli kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Barış her milletten, her inançtan insanların çabalarıyla sağlanacaktır. Buradan Kudus'ü işgal altındaki Filistin'in başkenti olarak tanımaya çağırıyorum. Artık daha fazla geç kalmayız. Egemen ve bağımsız Filistin talebinden asla vazgeçmeyeceğiz. İsrail'in Filistinli kardeşlerimize uyguladığı zulmü lanetliyoruz.

‘BİR KEZ DAHA İLAN EDİYORUM; KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR’

Buradan bir kez daha ilan ediyorum ki, Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir. Harem'i Şerif ebediyete kadar Müslümanlara kadar ait kalacaktır. Filistinli kardeşlerimizin de kendi aralarındaki sorunları çözerek bu imtihanlara karşı vahdet içinde hareket etmeleri şart olmuştur. Henüz Filistin devletini tanımamış ülkelerin artık bu adımı atmaları şarttır.

Avrupa'nın İsrail'in 'Filistin devletini tanımayın' söylemiyle zehirlenmekten kurtulması gerekmektedir. ABD'nin bu açıklamasından sonra barış zemini başka türlü canlı tutulamaz. Sözde iki devletli çözümü savunurken, İsrail'in bunu imkansız kalması kabul edilemez. Filistin'in uluslarası anlaşmalara katılım süreci hızlandırılmalıdır. Bugün buradan bunun çıkması gerekmektedir. Vicdan sahibi, mesuliyet sahibi herkesin Kudüs için maddi, manevi tüm imkanlarını sarf etmesini istiyoruz.

Arabuluculuk vasfını tamamen yitiren ABD'nin yerine dünya toplumu tarafından barış ve istikrar için sorumluluk almasını bekliyoruz.