Engelin öte tarafı: ‘Havanın Rengini Gören Çocuk’

“Havanın Rengini Gören Çocuk” gerçek ile hayalin uyum içinde var olduğu, anlatımı oldukça sade bir yapıt. Wazin bizleri eserinde Basim’in hikâyesi ile buluşturuyor. Yardımla yaşayan görme engelli bir çocuğun, kendi kendine yeten üreten bir birey olmasına uzanan yolda Basim’le beraber yürüyoruz.



18-06-2017 11:35
Gökçesu Özgül

Abdo Wazin Lübnanlı bir şair ve yazar. Ülkesinde çıkan “Al Hayat” gazetesinin de kültür editörlüğünü yapmakta. Yazarlık yönünün dışında Fransızca’dan yaptığı çevirililerle de tanınıyor aynı zamanda. Ödüllü kitabı “Havanın Rengini Gören Çocuk” gerçek ile hayalin uyum içinde var olduğu, anlatımı oldukça sade bir yapıt. Wazin bizleri eserinde Basim’in hikâyesi ile buluşturuyor. Yardımla yaşayan görme engelli bir çocuğun, kendi kendine yeten üreten bir birey olmasına uzanan yolda Basim’le beraber yürüyoruz.

Basim Lübnan’da yaşayan, on üç yaşında ve doğuştan gözleri görmeyen bir çocuk. Dedesinden aldığı bu genetik rahatsızlık önceleri ailesi için ciddi bir üzüntü kaynağı oluyor. Annesi oğlunun gözlerindeki hastalığı taşıyıp ona aktardığı için yaşadığı suçluluk duygusunu inançları gereği kaderci bir yaklaşımla yenmeye çalışıyor. Görme duyusunun yarattığı boşluğu dolduran işitme ve dokunma duyuları üstlendikleri görevi yerine getirmek üzere olağandan daha fazla gelişip güçleniyor; dinlemek ve dokunmak Basim’in çevresiyle, hayatla kurduğu bağın vazgeçilmez parçaları. Basim nesneleri elleri ile dokunarak tanıdığı için belki de, onun hayal dünyasını zenginleştiren de elleri oluyor. Basim hikâyeleri seviyor, bir de ona hikâye okuyan amca kızı Zeynep’i. On üç yaşına kadar okula gidemiyor; köy okulunda dersleri dışarıdan takip edebiliyor sadece. On üç yaşına gelince ise kendisi gibi görmeyen çocukların eğitim aldığı yatılı bir okula gönderiliyor. Başta hem annesi hem kendisi için zor olan bu karar Basim’in hayatında önemli bir dönüm noktası oluyor.

Hayatı engellerin insanın zihninde olduğunun en büyük kanıtı aslında. Yılmayan, pes etmeyen, hastalığına ve koşullarına meydan okuyan bir çocuk Basim. Okulda “Braille alfabesini” öğrendikten sonra bir başkasının ona kitap okumasına muhtaç olmaktan kurtuluyor artık. Kendi kendine okumaya başlıyor. Tek başına okuyabilmek ise Basim için en büyük özgürleşme. Hem daha rahat hareket edip istediği gibi okuyabiliyor hem de geleceğe dair korkularından da kurtulmuş oluyor. Bilgisayar kullanmaya başlaması ile birlikte de hayatına nasıl devam edeceği konusunda kendisine lazım olan aracı elde etmiş oluyor. Böylelikle edebiyat üretecisinin duyguları bir ifade vasıtası olarak onun hayatına da yerleşiyor.

Kitapta sadece Basim’in değil, Basim’in örnek aldığı görme engelli kişilerin de azim hikâyeleri var. Basim bu kişilerin yaşantıları ile karşılaştıkça kendine olan inancı da yerine geliyor. Zira birilerinin başardığını görmek insana en çok cesaret veren şey belki de. Basim de onlarla bulduğu güç ile adım atmaya başlıyor. Bu bir anlamda da kendinden önce gelenlerden devraldığı bir görev gibi…


KÜNYE: Havanın Rengini Gören Çocuk, Abdo Wazin, Çeviri: M. Ekrem Çavuş, Dedalus, 2017, 112 sayfa.