'Ekonomik kriz nedeniyle ruhsatlarda ciddi azalma var'

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu Kadıköy’de İnşaatlarla ilgili ruhsat başvurularında ciddi azalmalar olduğunu söyledi.



21-02-2018 15:30

Tuğba Özer

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu gazetecilerle bir araya geldiği basın toplantısında, belediyenin kent çevre konularındaki çalışmalarını anlattı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Şu anda Kadıköy’de süren aktif inşaat sayısının 800 olduğunu, 2012-2018 yılları arasında ise 3 bin 504 bina için risk raporu alındığını ifade eden Nuhoğlu, bu rakamlara kentsel dönüşümün devam ettiği Fikirtepe’nin dahil olmadığını söyledi.

“İnşaatlarla ilgili ruhsat başvurularında ciddi bir azalma var” diyen Nuhoğlu, “Bu şekilde giderse Kadıköy’de çok az inşaat göreceksiniz. Örneğin geçen ay 7 bina için yıkım ruhsatı istendi. Şu anda geçen senenin yarısı kadar sayılar var. Ciddi bir azalma var. Bu rakamlar Fikirtepe'nin dışında” şeklinde konuştu.

Toplantıda, Kadıköy'deki bir arsaya 4 gökdelen inşa eden Taşyapı'nın, Kadıköy Belediyesine açtığı tazminat davasına ilişkin de bilgi verildi.

Kadıköy Belediyesi Başkan yardımcısı Onur Temurlenk başlangıçta 101 milyon liralık bir tazminat tutarının söz konusu olduğunu anımsatarak, “Temyizle birlikte istinaf mahkemesi bu miktarı 44 milyona düşürdü. Tabi biz böyle bir zararın doğmadığını en başından beri söylüyorduk. Çünkü ilgili projenin gerek yerinde yapılan tespitlerde gerekse mahkemeye sunulan bilir kişi raporlarında emsal alanların tespit edildiğini, hem de kaçak alanların olduğu bir yapının hukuken de tazminat talep etme hakkı olmadığını iddia etmiştik. Taşyapı davası süreci içerisinde hukukun bugüne kadar görmediği özellikli, ayrıcalıklı kararlar veriliyor. Biz bu kapsada bütün itirazlarımızı yaptık. Şimdi 13 Mart’ı bekliyoruz” dedi.

‘500 BİN KADIKÖYLÜ NEDEN TAZMİNAT ÖDÜYOR?’

Aykut Nuhoğlu ise davaya ilişkin, “Yaklaşık 100 bin metre karelik inşaat yapıldı bitti. Bizim gördüğümüz, bu süreçte binayla ilgili hiç bir engelleme girişimi olmamış, hatta Kadıköy Belediyesi neredeyse kendi varlığını hissettirmemiş. Binalar bittikten sonra 2015 yılında bize açılan tazminat davasını anlayabilmiş değilim. Dava Yargıtay’da. Eninde sonunda adaletin tecelli edeceğini düşünüyorum. Kamunun gerçekten çalışması istiyorsak üstünde bu kadar baskı olmamalı. 500 bin Kadıköylünün neden buraya tazminat ödeyeceği pek anlaşılır bir durum değil” diye konuştu.

Nuhoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

FİKİRTEPE: MUHATAP KAMU OLMALI

“Bakanlığın bizle beraber koordinasyonlu şekilde orada bir büro kurup yerinden yönetilmesini sağlaması lazım. İlk defa geçen hafta bakanın ‘Orada bir büro kuracağız’ şeklinde açıklaması var. Ama daha bir büro kurulmadı. Yasal olarak oradaki sözleşmeler kat karşılığı sözleşmeler. Müteahhitler oturup sözleşme yaptılar. Oradaki sözleşmeler işlevsiz hale getirildiği zaman yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı takdirde bu şekilde ya mahkeme yoluyla çözülebilir ya da tüm taraflar ikna edilerek. Bence mevzuat eksikliği var ve bu mevzuatla çözemezler. Bu boyuttaki kentsel dönüşümün muhatapı kamu olmalı.”

RIHTIMA YAPILMASI PLANLANAN CAMİ: HUKUKİ SÜREÇ BEKLENMELİ

“Cami yapımına ilişkin biz dava açtık. Bir cami ihtiyacı varsa vatandaşlar bize gelirler, biz belediye olarak ihtiyaçlarını karşılamak zorundayız. Orada kaç kişilik camiye ihtiyaç olduğuna Ankara karar vermemeli. Hele ülkede bu kadar önemli sorunlar varken onlarla ilgilenmeleri gerekiyor. Şu anda bir dava süreci var. Umarım beklerler. Doğru olan hukuki sürecin beklenmesi.”

KURBAĞALI DERE: NİYEYSE BİR TÜRLÜ SONUÇLANAMADI
“Kurbağalı dere 2012’de başladı biliyorsunuz. Kurbağalı Dere’den sonra 3. Köprü bitti, havalimanı bitiyor. Orhangazi Köprüsü bitti. Bize söylenen 2018 sonu itibariyle biteceği. Yavaş çalışılıyor. Şu anda durum çok kötü değil. Onlar bitiyor da bu niye bitmiyor diye basit bir soru soruyorum. Bu Kurbağalı Dere niyeyse bir türlü sonuçlanamadı.”

FENERBAHÇE’DEKİ YIKIM

Nuhoğlu dün sosyal medyada paylaşılan ve tepki çeken Fenerbahçe’deki bir yıkıma ilişkin sorulan soru üzerine denetleme  konusunda mevzuatta ciddi bir yasal boşluğun olduğunu ifade ederek, “Yasal olarak baktığınızda biz sadece yıkım ruhsatını veriyoruz. Kim yıkacak sorusunu yasada karşılığı yok. Ciddi bir mevzuat eksikliği var” dedi de şöyle devam etti:

“Yıkımlarla ilgili önlemler alınıyor ancak Çevre Bakanlığı’nın bir yönetmeliği yok. Yıkımın en büyük problemi firmaların ruhsatı olmaması. Bu birinci sorun. İkinci sorun ise yıkım aşamasındaki denetlemeyi kim yapacak? Biz kendimiz yapıyoruz ama yapı denetim firmalarının sorumluluğu ruhsattan sonra başlıyor. Ruhsata kadar olan aşamada herhangi bir denetim yok. Yapı denetim firmaları tamamen işlevsiz hale getirildi. Müteahhitler bunların parasını verdiği için denetlenmiyorlar. Onun için yapı denetim denilen sistemin işlevinin değiştirilip paranın kamu tarafından ödenmesi gerekiyor. O zaman herkese eşit uygulama yapılabilir.

O kadar hızlı bir inşaat süreci yaşıyoruz ki inşaat olsunda ne olursa olsun mantığı var.

Bizim önerimiz; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre İl Müdürlüğü ve Kadıköy Belediyesi’nin ortak bir büro kurup orada beraber çalışması. Ama şu anda biz tamamen dışındayız.”