Editör yorumluyor: 29 Temmuz Cuma notları...

'Bugün ne oldu?' köşesinde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıkları hatırlatılacak. Köşemizde bugün AKP/Saray Rejimi'nin OHAL'i baskı aracı olarak kullanmasına ilişkin günün öne çıkan haberlerini hatırlatacağız. Dün akşam saatlerinde ABD'li CENTCOM Başkomutanı Votel'in sözlerinin Türkiye'de yarattığı etkileri de ele alacağız. 

29-07-2016 20:15

Doğan Ergün

'Bugün ne oldu?' köşesinde her gün Editör yorumuyla günün öne çıkan başlıkları hatırlatılıyor. 

Köşemizde bugün AKP/Saray Rejimi'nin OHAL'i baskı aracı olarak kullanmasına ilişkin günün öne çıkan haberlerini hatırlatacağız. Dün akşam saatlerinde ABD'li CENTCOM Başkomutanı Votel'in sözlerinin Türkiye'de yarattığı etkileri de ele alacağız.

15 Temmuz Darbe girişiminin ardından AKP/Saray Rejimi tarafından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) İleri Haber ekibi tarafından bir Karşı-Darbe olarak yorumlandı. AKP'nin OHAL'inin meşru gösterilmesine karşı, bu konuda net bir tavır almak önemliydi. 

OHAL ilan edildiği günden bu yana, bu uygulamanın tek hedefinin Cemaat olacağı, bu nedenle ilerici kesimlerin endişeye kapılmaması gerektiği sözleri tekrar edildi. Bunun böyle olmayacağını elbette biliyorduk. AKP/Saray Rejimi meydanları ilericilere kapatmak, yaratmak istediği 'ulusal mutabakat'a karşı ses çıkmasını engellemek isteyecekti. Hedef ilericiler değilse de, onların susturulması ya da kendi sözlerini söylemesinin engellenmesi, hedefe ulaşmak adına gerekliydi. İleri Haber'in OHAL karşısında tavır almasının tek nedeni bu da değil. Toplum üzerinde kurulan baskı ve yaratılan panik ortamının etkilerinin ne olacağını biliyorduk. Fırsat bulunmuşken rejime muhalif olduğu bilenenler görevden uzaklaştırılacaktı, yaşadıklar yerler bu insanlara dar edilmeye çalışılacaktı. Öngördüklerimiz maalesef hayata geçiyor. 

Önce AKP'lilerin bugünkü açıklamalarını hatırlatalım:

BAKANA MEDYA KURULUŞLARINI KAPATMA YETKİSİ
Kanun Hükmünde Kararname ile bakanlığa “Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu” iddia edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine “aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan” özel televizyon ve radyolar ile gazete, yayınevi ve dağıtım kanalları kapatma yetkisi verildi:
http://ilerihaber.org/icerik/bakana-medya-kuruluslarini-kapatma-yetkisi-57502.html

ONBİNLERCE GÖZALTI
İçişleri Bakanı Efkan Ala ise darbe girişimi sonrasında gözaltına alınanlarla ilgili açıklama yaptı.
Bakan Ala, "Şu an itibarıyla gözaltına alınanların sayısı 18 bin 44, tutuklu sayısı 9 bin 677, pasaportu iptal edilenlerin sayısı 49 bin 211." dedi:
http://ilerihaber.org/icerik/icisleri-bakani-ala-gozaltina-alinan-kisi-sayisi-18-bin-44-57541.html

YİNE TOPÇU KIŞLASI!
Erdoğan’ın darbe girişiminden sonraki günlerde Taksim’de toplanan AKP’lilere “İsteseler de istemeseler de Topçu Kışlası’nı yapacağız” açıklamasının ardından bu sefer de Topbaş yine sözü Topçu Kışlası’na getirdi.
Osmanlı döneminde Topçu Kışlası'nın olduğunu, bir mimar olarak ön yargılı duruşu kabul edemediğini kaydeden Topbaş şunları söyledi: "Taksim Topçu Kışlası'nı yapacağız. Cumhurbaşkanımız zaten net söylüyor."

http://ilerihaber.org/icerik/kadir-topbas-pendikteki-hainler-mezarligi-tabelasini-kaldirtti-57500.html

SAĞLIK BAKANI'NDAN MAZICI'YA: 'İNSAN DEĞİLSİN'
Bu tablo içerisinde Prof. Dr. Nurşen Mazıcı'ya uygulanan linç kampanyası ise ayrı bir önem taşıyor. AKP/Saray Rejimi öyle bir korku içerisindeki, yaşananlardan kendilerinin sorumlu olduğunun ima edilmesi, şehadet kavramının sorgulanması dahi büyük bir şiddetle karşılık buluyor. Mazıcı'ya AKP'lilerin hakaretleri bugün de devam etti. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, TRT'de katıldığı bir programda Prof. Dr. Mazcı'yı hedef alarak, "Geçen gün televizyonda birisi 'ben şehit demem insan derim' diyor. Tamam sen şehit demezsin, biz şehit deriz sen insan da değilsin yani" ifadelerini kullandı:
http://ilerihaber.org/icerik/saglik-bakanindan-prof-nursen-maziciya-sen-insan-da-degilsin-57535.html

Yalnızca bu haberler dahi AKP/Saray Rejimi'nin en hafif tabirle "geçerken" yapmak istedikleri hakkında yeterince fikir veriyor.

'SAKINCALI ÖĞRENCİ'NİN BURSU KESİLDİ
Ancak gelişmeler bunlarla sınırlı değil...
Bugün İleri Haber bu konuda iki özel habere imza attı. Her ikisi de oldukça çarpıcı...
Uğur Mumcu'nun "Sakıncalı Piyade" adlı eserinde yaşananları anımsatıyorlar.
İlk haberimize göre, Akdeniz Üniversitesi'nde okuyan yaklaşık 70 kadar öğrencinin bursları haber verilmeden kesildi. Gerekçe ise öğrencilerin eylemlere katılması...
Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından skandal bir karara imza atılarak Akdeniz Üniversitesi'nde okuyan yaklaşık 70 öğrencinin bursu kesildi. Skandal bununla da sınırlı kalmadı. KYK'yı arayarak burslarının neden kesildiğini soran öğrencilere "Anarşist eylemlere katılmadan düşünecektiniz” yanıtı verildi:

http://ilerihaber.org/icerik/kyk-ogrencilerin-bursunu-anarsist-eylemlere-katilmadan-dusunecektiniz-diyerek-kesti-57521.html

'SAKINCALI PERSONEL'E GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA
Diğer bir haber ise İETT'den geldi.
İETT’nin Destek Hizmetleri’nde Bilgisayar İşletmeni olarak görev yapan ve ‘sakıncalı’ görülen Ö.A. dün gelen yazıyla hukuksuz bir biçimde görevden uzaklaştırıldı.
İETT dün gönderdiği yazıda ulaşım yetkilerini ve personel kartının da çalışandan alınmasını istedi:

http://ilerihaber.org/icerik/ibb-muhalif-calisani-sakincali-diye-gorevden-uzaklastirdi-57530.html


 

ABD'Lİ KOMUTANIN SÖZLERİ VE İKTİDARIN TEPKİLERİ
Dün gece Türkiye'de konuşulmaya başlanan önemli gündemlerden bir tanesi ABD Merkez Komutanlığı Başkomutanı Joseph Votel'in 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili sözleriydi. 
Votel, "IŞİD'le mücadelede yakın işbirliği içinde olduklarımız da dahil birçok askeri yetkili şu an hapiste" şeklinde konuşmuş, IŞİD'le mücadelenin sekteye uğramasından kaygılı olduklarını söyledi:
http://ilerihaber.org/icerik/abdli-komutan-turkiyede-yakin-isbirligi-icinde-oldugumuz-askerler-de-hapiste-57496.html

ABD'nin Cemaat'le ilişkileri biliniyor. Darbe gecesi özellikle bir süre bekleyen ve gidişat anlaşılınca darbe karşıtı pozisyon alan ABD'nin darbe girişimindeki rolü AKP ve yandaşları tarafından içerideki konsolidasyon için çokça kullanıldı.
Votel'in sözlerinin ardından üç gelişme olayın akışının ne yönde olacağına ilişkin veriler sunuyor.
Erdoğan Votel'e karşı en sert sözleri kullanan isimdi. ABD'li komutana, "haddini bil, darbecilerin yanındasın" diyerek seslendi:
http://ilerihaber.org/icerik/erdogandan-abdli-komutana-darbecilerin-yaninda-yer-aliyorsun-57526.html

Ancak daha düşük tondan konuşarak gerçekçi bir yönelim çizen Mevlüt Çavuşoğlu oldu. Çavuşoğlu, Votel'in sözleri için "Saçmalık" dedi ve IŞİD'le mücadele sekteye uğramaz diyerek ABD'ye istediği yanıtı vermiş oldu: Sadece paralel yapıya mensuplar IŞİD ile mücadele ediyor derlerse, bunu şiddetle reddederiz. Ordudaki tasfiyelerle IŞİD mücadelesi zayıflamadı aksine çürükler temizlendiğinde ordu mücadelesinde daha etkin olur". 

http://ilerihaber.org/icerik/cavusoglu-ordudaki-tasfiyeler-isidle-mucadeleyi-zayiflatmayacak-57529.html

Ve nihayet akşam saatlerinde ABD'den gelen bir haber, ilişkilerin rayına oturtulması için çaba sarf edileceğini gösterdi. ABD'nin Genelkurmay Başkanı'nın Türkiye'ye geleceği duyuruldu:
http://ilerihaber.org/icerik/abd-genelkurmay-baskani-turkiyeye-geliyor-57546.html

Aynı saatlerde açıklama yapan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel de Türkiye’deki darbe girişimiyle herhangi bir ilişiği olduğuna dair iddiaların ‘talihsiz’ ve ‘tamamen gerçekdışı’ olduğunu söyledi.

http://ilerihaber.org/icerik/abd-merkez-kuvvetler-komutani-votelden-yeni-aciklama-57550.html