Düşlerin peşinde…

Roman içinde masallar barındıran bir arayış hikâyesi Düşlerin Peşindeki Çocuk… Ayağını düzelteceğini umduğu mucizevi suları ararken bir yandan da kim olduğunu bulmaya çalışıyor aslında Ördekayak. Bir hayalin peşine düştüğü bu yolda değişik insanlar, öğrenilecek beceriler ve tabi ki masallar eşlik ediyor kendisine.



02-04-2017 09:26
Perge Dündar

“Ağaçlar sana bir şey yapmaz. Çoğu hayvan da, sen ona zarar vermediğin sürece sana zarar vermez. Hayatta asıl korkulması gereken şeyler başkadır Ördekayak. Yalandan, kötülükten, nefret ve kinle dolu olanlardan korkmalısın.”

 Önceden okumuş ve sevmiş olduğunuz bir yazarın bilmediğiniz bir kitabı elinize geçtiğinde içiniz rahattır. Eski okuduğunuz kitapları yenisi için referans olur size, bu da yüksek ihtimal güzeldir, dersiniz içinizden. Tabii, okuduğunuz bütün kitapları aynı derecede beğenmeniz mümkün değildir, aynı yazarın bir kitabı içinizde hayranlık uyandırırken diğeri size o kadar da muhteşem gelmeyebilir ama sürpriz yaratıp da hiç beğenilmemesi çok ufak bir ihtimal olacaktır.

Bir hayli üretken bir çocuk kitabı yazarı olan Koray Avcı Çakman, anlattığım türden bir yazar benim için. Şimdiye kadar okuduğum kitaplarından sonra karşıma çıkan her yeni kitabını merakla karşılıyorum ve okumak istiyorum.

Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkmış olan Düşlerin Peşindeki Çocuk elime geçtiğinde eğlenceli bir çocuk kitabını okuyacağımı tahmin ettim. Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı 2015 Yılı Çocuk Roman Ödülü’nü kazanmış olan kitap beni yanıltmadı.

“Havlamıyor ama baksana ne çok düşünüyor. Düşünceleri geveze!”

Sol ayağı doğuştan hafiften aksayıp paytak olan ve bu yüzden kendine Ördekayak takma adını bulmuş olan bir çocuk, babaannesi ve hiç ses çıkaramayıp havlayamayan Geveze ismini taktıkları bir köpek ile birlikte köyün birinde yaşamaktadırlar. Her gün mısır yetiştirmeye çalıştıkları tarlalarına giderler ama susuzluktan dolayı çok verimli ürün alamazlar. Ördekayak bunu kendi ayağının aksamasına ve yeterli iş görememesine bağlamaktadır ve buna içten içe dertlenmektedir.

Günün birinde her zaman babaannesinin öyküler okuduğu kitabın eksik bir sayfasını bulur Ördekayak. Daha önce hiç görmediği, okumadığı ve dinlemediği bu masalda her tür rahatsızlığı iyileştiren Altın Gölden bahsedilmektedir.

Ördekayak gerçekte de böyle bir gölün var olabileceğini ve sularına ayağını sokarsa düzelebileceğini düşünüp yola çıkar, Geveze de ona eşlik eder, böylece maceraları başlamış olur. Yolda rastlayıp da gölü sorduğu sepetçiden sepet örmeyi, çömlekçiden çömlek yapmayı, ahşap ustasından tahta üzerinde çalışmayı, iplikçiden de iplik boyamayı öğrenir.

Hepsinin de Altın Göl’ün yerini göstereceğini umduğu bu ustaların kendisine zanaatlarını öğretmelerine sesini çıkarmaz Ördekayak, ama acaba sonunda aradığı gölü bulabilecek midir?

“Aslında ben de kızıp öfkeleniyorum Ördekayak, ama ne zaman öfkelenmeye başlasam hep aynı şarkı dökülür dilimden. Bak şöyle:

Öfkemi uçur rüzgâr…

Öfkemi götür rüzgâr

İster fırtına ol, ister kasırga

Öfkemi de götür yanında…

Bu şarkıyı sinirim geçene kadar üst üste söyler dururum.”

Roman içinde masallar barındıran bir arayış hikâyesi Düşlerin Peşindeki Çocuk. Ayağını düzelteceğini umduğu mucizevi suları ararken bir yandan da kim olduğunu bulmaya çalışıyor aslında Ördekayak. Bir hayalin peşine düştüğü bu yolda değişik insanlar, öğrenilecek beceriler ve tabi ki masallar eşlik ediyor kendisine.

Sade ve içten ama sıkıcı bir öğreticilikten uzak dili ile yine eğlenceli, merak uyandırıcı bir kitap yazmış Koray Avcı Çakman. Tıpkı diğer kitapları gibi Düşlerin Peşindeki Çocuk kitabını da öneririm ve keyifli okumalar dilerim.


KÜNYE: Düşlerin Peşindeki Çocuk, Koray Avcı Çakman, Resimleyen: Belit Sak,  Altın Kitaplar Yayınevi, Kasım 2016, 142 sayfa.