Dolar kaça gider?

Hükümet, geçtiğimiz hafta herkesin yüreğini ağzına getiren döviz kuru hareketlerini, tüm dünyada doların yükselişi ile açıklamayı tercih etti. Halbuki bu doğru  olmakla birlikte, dolara karşı en büyük değer kaybını Meksika ile birlikte Türkiye parası yaşadı. Bunun da nedenleri var. Önce "güçlü dolar" nedenlerine, sonra "zayıf TL" nedenlerine, en son da iki yanlışa bakalım: 

28-11-2016 13:11

Ergun Çağlayan

​Dolar dünyada neden yükseldi?

1) Dolar daha önce diğer para birimlerine göre fazla düşmüştü. 2008 sonrası parasal politikalar dünya ekonomisinde bir para bolluğu atmosferi yaratmıştı. Kriz karşısında oluşturulan parasal politikalarda en agresif olan ABD merkez bankası FED oldu. Yeterli yatırım talebinin bir türlü yarartılamaması sonucu ABD enflasyonunun bir türlü istenen yüzde 2 seviyesine ulaşamaması para bolluğunu artırdı. Böylece dolar, emperyalist bir liderin en büyük avantajlarından biri olan, ekonomisinin gücünün (verimliliğinin) karşılığından daha düşük bir değere işaret etti. Bu durum, Trump zaferinin yarattığı şokla dengelenme sürecine girdi.

2) Petrol, bakır, gümüş gibi sanayi girdisi doğal kaynak fiyatları düştüğü için bunların ihracatçısı olan ülkelerde mali zayıflama meydana geldi. Uluslararası sermayenin zayıflayan kaynak tedarikçisi ülkelerden eve dönüş eğilimine girmesi, dolara talep anlamına geldi.

3) ABD tahvillerindeki ani satış dalgası da dolara talep doğuran önemli bir faktör oldu. Yılbaşında işbaşına geçecek Trump hükümeti, devlet harcamalarının artacağı beklentisiyle orta uzun vadeli faizlerde yükseliş beklentisine yol açtı. Satışların birbirini tetiklemesiyle ABD beş yıllık tahvil faizleri 1,25'ten 1,90'a kadar yükseldi. ABD tahvil stoğu trilyonlarca doları buluyor. Tahvilden kısmen de olsa çıkan sermaye büyük bir nakit talebi doğurunca doları tetikledi.

4) Tüketim malı üretiminde on yıllardır lider olan Uzakdoğu ülkelerinde emlak ve finans piyasası sorunları artıyor. Buralarda görülen yavaşlamayla ve güvensizlikle birlikte batı kapitalizmi için "evde üretim" trendi yeniden yükselmeye başladı. Yeni dönemde imalat sanayiinde Almanya ve ABD gibi ülkelerde sıçrama bekleniyor. Eve dönüşe hazırlanan sermaye, dolara talep yaratıyor.

Dolar Türkiye'de neden daha fazla yükseldi​?

Şimdi de neden Türk Lirasının, Trump'ın doğrudan ekonomik ilişkileri bozacağını söylediği Meksika'nın Pesosundan sonra, en çok düşen para birimi olduğuna bir bakalım:

1) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası icraatlar ve ilan edilen Olağanüstü Hal'in yarattığı tablo, darbe ve diktatörlük imajını güçlendirdi ve çabalar bunu gidermek için yeterli olmadı. AB ve ABD ile gerginleşen ilişkiler, Suriye'ye asker sevkiyatı, tabloyu daha da kararttı.

2) Sarayın ve bakanların ekonomik durgunluğun müsebbibi olarak ısrarla yüksek faiz politikasını göstermesi, merkez bankası-hükümet çatışması görüntüsü doğurdu. Bu, hükümetin 2003 yılından beri uyguladığı IMF politikasının temellerinden birini terk etmekte olduğu fikrini güçlendirdi.

3) Not kuruluşları sırayla not indirmeye başladılar, Türkiye yatırım yapılabilir ülke notlarını kaybettikçe büyük ve sağlamcı birçok fon, otomatik satışa geçerek dövize talep doğurdu. Bankalar da aldıkları sendikasyon kredilerinin maliyeti arttıkça bunları azaltmak için mecburen alışa geçti.

4) Ekonominin döviz borcuyla dönmesi, yavaşlamanın otomatik olarak döviz alımı getirmesi... Özel şirketler, özellikle ihracata yönelik yatırımlarını döviz borcuyla yürütmeyi tercih ediyorlar. Bunun yanında yurt dışında serveti bulunan patronların bunları teminat göstererek yurtiçi şirketlerine kredi kullandırma alışkanlığı da var. Ekonomik yavaşlama, bu kredilerin küçültülmesi ihtiyacını doğuruyor. Yani spekülatif amaçla değil borç kapatma veya erken borç taksidi ödeme amacıyla kurumsal döviz alımları ağırlık kazandı.

Yanlış gerekçeler:

Panik alım: Şimdiye kadar rastlanmadı, ekonomi zaten üç-dört yıldır tedricen yavaşlıyordu, ani fren ve TL'den kaçış emaresine rastlanmıyor. Bankalardaki DTH mevduatı döviz yükselişi öncesinde uzunca bir süredir azalma trendindeydi. Hareket esnasında da bu trend değişmedi, yani "halk satışı" devam etti. Dolayısıyla normal koşullarda döviz ihtiyacı olmayan bir kesimin paniğe kapılma emaresine rastlanmıyor.

Komplo alımı: Dünyada bunu yapabilecek olan "politik para" çok sınırlı miktarda. Daha çok petrol ihraç eden ülkelerin birikmiş kamu fonlarının böyle davrandığı varsayılıyor. Bunlar da genelde AKP iktidarını destekleyen pozisyonlar alıyorlar. Nitekim son dönemde Katar mahreçli sermayenin banka ve şirket alımları dikkat çekiyor.

Son bir not: Bu kurdan döviz alarak ülkeyi terk etmek, yabancı sermaye açısından büyük bir zarar anlamına geliyor. Yılda yüzde 10-11 civarında bir özkaynak kârlılığı olan Türkiye mahreçli mali sermaye, bugünkü kurdan dışarı kaçınca sadece son bir yıl için yüzde 15 civarında zarar etmiş oluyor. Bunu göze almak için uluslararası sermayenin Türkiye'de istikrarlı para kazanılabileceği beklentisini tümüyle kaybetmiş olması gerekmekte.

Bitirirken işin magazin kısmını da unutmayalım: Dolar kaça gider?

Cevap basit ama belirsiz: İçerdeki sermaye açısından kaçarkenki zararla ülkeden kaçma isteğinin denge noktasına, dışarıdaki sermaye açısından da yükselen risk algısıyla vaat edilen kârın dengeleneceği yere...

Bu denge noktalarının çok hareketli (yüksek oynalığa sahip) olması, kısa vadedeki en önemli kriz dinamiklerinden biri.