Diyanet'in yobaz Yıldız'dan farkı yok

Son günlerde yobaz Nurettin Yıldız’ın açıklamaları üzerinden ilerleyen ‘Diyanet’ten ehliyetli/ehliyetsiz hoca’ tartışması, AKP tarafından en büyük destekçisi Diyanet’i güzelleme kampanyasına dönüştürüldü. Oysa Diyanet’in, AKP’lilerin Yıldız’ı eleştirdiği konularda Yıldız’dan bir farkı olmadığı görülüyor.



11-03-2018 20:16

İleri Haber

“Allah vur dediyse vardır bir hikmet. Kadınların, Allah'ın erkeklere 'dövün, rahatlayın' diye müsaade etmesinden dolayı sabaha kadar şükretmesi gerekiyor" şeklindeki skandal açıklamasıyla hakkında soruşturma başlatılan Sosyal Doku Vakfı Başkanı yobaz Nurettin Yıldız hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Yaşananların ardından AKP cephesinden Yıldız’a yöneltilen tepkilerde, ‘bu tip konularda Diyanet’in referans alınması ‘ vurgusu göze çarptı.

Yıldız gibi yobazlarla yıllardır ortaklıkta bulunan AKP, bu yobazların yaptığı skandal açıklamalardan doğan tepkinin doğal olarak kendisine yönelmesiyle Yıldız’ı karşısına almak zorunda kaldı.

Ancak AKP’nin Yıldız’ı eleştirdiği konularda Yıldız’dan çok da farklı bir görüşe sahip olmadığı, artık arka bahçesine dönmüş olan Diyanet’in verdiği fetvalarla açıkça görülüyor.

Skandal açıklamalarıyla gündeme gelen yobaz Yıldız ve Diyanet’in çocuk istismarı ve kadın düşmanlığı konusunda birbiriyle yarışabileceğini gösteren birçok örnek mevcut. Bu konuda her iki tarafında açıklama ve fetvalarından derlediğimiz kıyaslamayı okuyucularımıza sunuyoruz.

YOBAZ YILDIZ’IN AÇIKLAMALARI

“- Şeriatımız İslam'ın yaş haddi yoktur. Bu ne demek? Buluğ çağından önce de bir çocuk evlenebilir. Çocuklar arası nikah da yapılabilir. Büyük-küçük nikahı da yapılabilir. Mesela 7 yaşında bir kız çocuğu, 25 yaşında bir erkek, ya da 7 yaşında bir erkek 25 yaşındaki bir kız, nikahlanabilirler mi? Evet, nikahlanmalarında bir sakınca yoktur. Kur'an'a iman eden herkese göre evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 yaşında, 6 yaşında, 78 yaşında, yaşıyorsa 135 yaşında bir insan için nikaha engel bir durum yoktur. Reşitse kendisi evlenir, reşit değilse velisi tarafından evlendirilebilir. Netice olarak küçük çocukların da evlenebileceklerine dair hüküm Talak suresinin 4. ayetidir. Ama bununla beraber 4-5 tane daha hadis-i şerif vardır.

Her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. Çalışan kadın ya evlenmeyi erteleyerek erkeklerin evlilik sürecini baltalıyor ya da evli olduğu halde çalıştığı için yorgunluğu ve vakit darlığı nedeniyle erkeği ile ilişkisinde kadınlığı arızalıdır. Kadınlığı arızalı olduğu için erkeğin gözü açtır. O evinde erkeğini eksik bırakıyor erkeği de iş yerinde bir başka kadına tasallut oluyor. Böyle fuhuş değil ama fuhuşa hazırlık yapan sürece destek oluyor. Ayrıca çalışan kadın doğurmayan ya da az doğuran kadın demektir. Yani benim ümmetim zarar gördü.​

Kız çocukları cehennem kadar risktir. Kız çocuklarının okutulup çalıştırılmasının da müslümanlığa terstir. Bir müslüman baba kız çocuğundan gelecek para ile nasıl taksit öder bunu anlamıyorum.

- Allah vur dediyse vardır bir hikmet. Kadınların, Allah'ın erkeklere 'dövün, rahatlayın' diye müsaade etmesinden dolayı sabaha kadar şükretmesi gerekiyor"

DİYANET’İN FETVALARI

- Diyanet fetva hattının internet sitesinde “Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısıyla olan nikâhını düşürür mü?” şeklinde sorulan soruya Diyanet’in yanıtı:

“Babanın kendi öz kızını öperken şehvet duyması durumunda nikâhın ne olacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı mezheplere göre, babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur (bkz. İbn Rüşd, Bidayetü’l-Mücdehid, Mısır 1975, II, 33; İbn Kudame, el-Muğni, VII, 486; İbn Cüzey, el- Kavaninü’l Fıkhiyye, 138). Hanefilere göre ise; babanın, kızını şehvetle öpmesi, kızına şehvetle sarılması durumunda kızın annesi bu babaya haram olur. Ancak bu tür sonuç doğuracak tutmanın, teni tenine değerek olması ya da altının sıcaklığını iletecek kadar ince bir örtüden olması gerekir. Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir. Şehvet duymanın işareti, erkeğin organında bir uyanma, uyanıksa uyanışının artması, kadının da kalbinin heyecanla çarpmasıdır”

- Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun internet sitesinde yer alan “Fetva Usulü” bölümüne yöneltilen, “Boşarım demekle boşanma meydana gelir mi?” ve “Telefon, mesaj ve internet yoluyla boşama geçerli midir?” sorularına Diyanet’ten verilen yanıtlar:

“Boşama, kişinin eşine söylediği, ‘Boşsun’ gibi boşama iradesini ortaya koyan ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir.

Bir kimse, yüzüne karşı ‘seni boşadım, benden boş ol' gibi boşamayı ifade eden sözleri şifahî olarak söylemek suretiyle, eşini boşayabileceği gibi, bu sözleri telefon, mektup, mesaj, internet ve faks yoluyla bildirerek de boşayabilir. Söz konusu iletişim vasıtalarıyla boşamak, sözlü olarak yüz yüze boşamak gibi geçerlidir. Ancak, bu durumda kocanın, boşamış olduğunu inkar etmemesi gerekir”

- Diyanet tarafından, 8 Mart 2008’deki Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde resmi web sitesine Türkiye Diyanet Vakfı’nın iki cilt halinde yayınladığı İlmihal 1-2 adlı eserin “Kadın Hakları” başlıklı 14 sayfalık bölümü koyuldu. Kitapta yer alan kısımda feminizm, “ahlaksızlık” olarak nitelendirildi. İşte o kısım:

“Bir kere, feminizm hareketine ‘kapılan’ kadın, genel olarak kayıtsız şartsız özgürlük düşüncesiyle aile için vazgeçilmez olan birçok kural ve değerleri hiçe saymaktadır”