Die Welt: Türkiye’de kadın katilleri hafifletilmiş halden ceza alıyorlar

Alman Die Welt gazetesinde yayınlanan haberde Türkiye’de kadın cinayetleri ele alındı.



19-07-2017 10:58
İleri Haber

Haberde birçok aktivistin Erdoğan’ın İslamcı, muhafazakâr hükümetinin kadın şiddetinde önemli bir paya sahip olduğunu söylediği de aktarılarak, “Buna göre hükümetin oluşturmakta olduğu geleneksel kadın modeli erkekleri daha hâkim kılmakta ve kadınlar üzerinde özel haklarının olduğu algısını oturtmaktadır” deniliyor.

Neredeyse her gün Türkiye medyasında kadın cinayetleri hakkında haberlerin yapıldığının ifade edildiği haberde, bu cinayetlerin genelinin kadınların yakın çevrelerinden olan erkekler tarafından işlendiği görüşüne yer veriliyor. 

Polisin yetersiz tepki verdiği cinayetlerin sayısının sürekli olarak artığı belirtilen haberde, “Hatta polis yapılan ihbarlara karşılık olarak daha önemli işler ile meşgul olduğunu söylüyor” deniliyor.

“NE ZAMAN BİR KADIN ÖLDÜRÜLSE AYNI ACIIYI HİSSEDİYORUM”

Haberde 6 yaşındaki oğlunu İzmir’de okuldan dönmesini beklerken evlenme teklifini ret etmiş olduğu bir adam tarafından vurularak öldürülen 29 yaşındaki Pınar Unluerin babasının görüşlerine de yer veriliyor:

 “Kızımı toprağa verdiğimiz gün ben ve eşim de öldük. Ben artık gerçekten yaşamıyorum ve yaşamım kızımınki ile beraber bitti. Ne zaman bir kadın öldürülse aynı acıyı hissediyorum. Tüm öldürülen kadınları kızım gibi görüyorum. Sanki hiçbir şey değişmiyor.”

GEÇEN YIL 328 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Raporda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine de yer verilerek, “Türkiye’de geçen yıl 328 kadının öldürüldüğünü açıkladı. Bu yılın ilk beş ayında ise 173 kadın cinayeti gerçekleşti. Öyle ki bu rakam geçen yılın aynı döneminde tespit edilen 137 sayılık cinayet vakasının çok üzerinde” deniliyor.

“ÖZGECAN CİNAYETİ DÖNÜM NOKTASI OLMADI”

“2015’de Türkiye’nin güneyinde 20 yaşındaki öğrenci Özgecan Aslan’ın bir minibüs şoförü tarafından tecavüz girişimi esnasında öldürülmesinden sonra tüm ülkede büyük bir tepki patlaması yaşandı” denilen haberde buna rağmen Özgecan cinayetinin kadına uygulanan şiddette bir dönüm noktası olabileceği umudunun zamanla boşa çıktığı ifade ediliyor.

Haberde şöyle devam ediliyor:

“Pınar’ın babası Zeki ise öfkeyle: “ Bana göre her şey şimdi daha da kötü. Verilen cezalar katilleri caydırmıyor.” diyor ve katillerin hukuksal boşluklardan faydalanarak ağır cezalardan kurtulduklarını bildiriyor. Örneğin Pınar’ın katili provoke edildiğini ileri sürerek hafif bir ceza almış. Aktivistlere göre de katiller kurbanlar tarafından aldatıldıklarını ve aşağılandıklarını söyleyerek cezanın kısmi affı uyarınca suçlarını hafiflete bilmekteler. Diğerleri ise cezai ehliyetleri olmadığı gerekçesi ile ağır cezalardan kurtulabilmekteler. Ankara’da faaliyet gösteren Kadın Dayanışma Vakfı’na göre 15 Temmuz’dan beri durum daha da kötüye gitti. 15 Temmuz’dan beri kadınlar şikâyetlerinin polisler tarafından genellikle geri çevrildiğini, hatta polisin kendilerine daha önemli işleri olduğunu söylediklerini bildirmekteler. Diğer yandan ceza takibi ile ilgili makamların binlerce polisin, hâkimin ve yargıcın ihracından sonra zayıfladığı ve bu nedenle birçok davanın sonuçlamadan bekletildiği de ulaşan bilgiler arasında. Kadın Cinayetine Karşı Platformu’nda çalışan aktivist Gülsüm Kav ise cinayetlerin acilen önlenmesi lazım diyor. Kav’a göre 2012’den beri yürürlükte olan koruyucu bir yasa ne polisler ne de yargıçlar tarafından uygulanmakta.”

Die Welt'te yer alan haber için: https://www.welt.de/politik/ausland/article166750375/So-bekommen-Frauenmoerder-in-der-Tuerkei-mildernde-Umstaende.html