'Depremler Allah'ın sevdiği ülkelere bağışıdır'

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, katıldığı bir etkinlikte garip bir tespit yaptı.



06-03-2018 01:11

Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ile Karabük Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından düzenlenen 1 – 7 Mart Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferansta konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Kuzey Marmara’da iki büyük deprem beklenildiğini belirterek “Kuzey Marmara’da 6,4 ile 6,7 arasında ve 7,0 ile 7,2 arasında deprem olacaktır. Yaptığım araştırmalara göre İstanbul’da deprem 2045’ten önce olamaz. Deprem bilimciler her an deprem olabilir diyorlar ama hiçbirinde kanıt yok” dedi.

“DEPREM ALLAH’IN SEVDİĞİ ÜLKELERE BAĞIŞI”

Prof. Dr. Ercan, depremin yerin biçimini değiştiren, yeraltı kaynakları ile enerjiyi oluşturan yararlı bir doğa olayı olduğunu belirterek “Her deprem bir atom santralinden daha fazla enerji üretir. Bu yerin altında şu anda beklemektedir. Depremler olmasa kömür yatakları olmaz. Mesela Düzce’nin bulunduğu yer birinci sınıf tarım alanı ve sulak bir kesimdir. Bunu yapan altından geçen kırıklardır. Deprem olmasa Marmara denizi, Sapanca gölü, Karasu olmazdı.” ifadelerini kullandı.

Ercan, sözlerinin devamında ise gericilerin depremlerin ardından yaptığı “Allah’ın cezası”, “Takdir-i ilahi” gibi yorumlara benzer şekilde “Depremler aslında Allah’ın sevdiği ülkelere bir bağışıdır. Olaya böyle bakmak lazım.” dedi.