Deniz altındaki dünya

“Mercan kayalığındaki şekiller ve renkler televizyonda veya kitaplarda gördüklerinden çok daha inanılmazdı ve etrafındaki gürültü nerdeyse sağır ediciydi. Başka bir gezegenden birisinin yarattığı bir bahçeye girmek gibiydi. Her çeşit ve renkte balık tüm yönlere doğru uçuşuyor, yarıklarda ve kuytu köşelerde kısaca durarak yiyecek bir şeyler arıyordu. Koyu mor denizkestanelerinin arasında parlak kırmızı denizşakayıkları dokunaçlarını sallıyordu. Turuncu bir denizyıldızı, sarı renkli süngerimse mercana doğru sürünüyordu.”

08-01-2017 10:51

Perge Dündar

Belgesellerden özellikle deniz altındaki dünyayı anlatanları renk bakımından göz alıcıdır. Suyun verdiği etkiyle yeryüzündeki bütün o renkler denizin altında resmen patlama yapmış gibi hayranlık verir. Bir kere tüple dalış yapma fırsatı bulmuş biri olarak belgesellerdeki kadar zengin bölgede dalmamış olmama rağmen gerçeğinin daha da muhteşem olduğunu söyleyebilirim.

İş Bankası Yayınları’ndan çıkmış olan Deniz Altındaki Gölgeler deniz altını da konu ediniyor. Filipinler’e denizatı fotoğrafları çekmesi için davet edilen Peter Brook, veteriner eşi Binti, çocukları Aesha ve Joe ile birlikte yaz tatilinde dört haftalığına gitmeye karar verirler. Daha önce de uzak ülkelere böyle gezilere gitmeye alışkın olan ailede en heyecanlı kişi Joe’dur.

“Altlarında göremedikleri, faaliyet dolu koskoca bir dünya olduğu düşüncesi ona oldukça eğlenceli geliyordu.”

İngiltere’den uzun bir yolculukla irili ufaklı yedi binin üzerindeki adalardan biri olan Jandayan Adası’na vardıklarında Joe gördüğü her şeye hayranlık ve heyecan duymaktadır. Sıcak ama bol yağmur alan bir bölgede çalışmaya başlayan büyüklerin yanı sıra Joe da kendi macerasını yaşayacaktır.

Dario isimli Filipinli bir çocuk Joe’yu arkadaşları ile birlikte basketbol oynamaya davet eder. İlk başta utangaçça aralarına katılmada tereddüt etse de, sonunda kabul edip onlarla oyun oynar. Bu maç sırasında Joe iki adam görür. Yörede yasak bir şekilde dinamitle balık avlayan insanların varlığını duymuş olan Joe bu adamlardan şüphelenir ama ondan başka kimsenin dikkatini çekmez.

Joe ile Dario’nun arkadaşlıkları daha sonra da devam eder ve bir gün mangrov adı verilen bir bitki türünün gövdelerini ölçme görevi alırlar üstlerine. Bu iş için adanın diğer yerlerini dolaşırken yasak avcılık yapan birilerini - daha önceden Joe’nun şüphelendiği o iki adamı- görürler. Onları yetkililere yakalatabilmek için hızlı bir şekilde hareket etmeleri gerekmektedir. Acaba bu zorlu ve biraz da tehlikeli işin üstesinden gelebilecekler midir?

Üretken ve yüzün üzerinde kitabı yayınlanmış bir yazar olan Sally Grindley’in dilimize çevrilmiş beş kitabı var benim bulabildiğim kadarı ile. Fırtınadaki Kanatlar ve Kardaki Pati İzleri isimli iki kitabın konusu yine aynı ailenin yaşadığı maceralar. Deniz Altındaki Gölgeler ve diğer iki kitap Londra Hayvanat Bahçesi'nin katkılarıyla yazılmış. Bu kitapları satın aldığınızda Londra Zooloji Derneği’ne ve dolayısıyla hayvanların korunmasına büyük bir destek sağlamış oluyorsunuz kitabın en sonunda verilen bilgilere göre.

Bence sırf bunun için bile alınabilecek bu kitap, içinde yaşadığımız şehir hayatından bambaşka yaşantıları ve yerleşimleri anlatıyor. Deniz altındaki dünya ve oradaki daha önce duymamış olabileceğiniz birtakım canlılar hakkında didaktikliğin sıkıcı olabilecek anlatımına kaçmadan maceralar eşliğinde anlatıyor ve öğretiyor. 8-13 yaş aralığı için olduğu belirtilmiş olan kitabın anlatımı gayet sade ve okunması rahat. Ben diğer iki kitabı okumadım ama Deniz Altındaki Gölgeler’i alacak olduğunuzda, çocuklarınızın hayvanlar âlemine ilgilerini arttırabilecek olan öbür kitapları da almanızı tavsiye ederim. Çocuklarınızla keyifli okumalar dilerim.


KÜNYE: Deniz Altındaki Gölgeler, Sally Grindley, Çev: Ozan Kızıler, Türkiye İş Bankası Yayınları, Ocak 2016, 105 sayfa.