Demokratik Katılım Grubu adaylarını açıkladı

Demokratik Katılım Grubu, 15 Nisan'da yapılacak olan İstanbul Tabip Odası seçimleri öncesi yönetim kurulu adaylarını açıkladı.



03-04-2018 13:49

İleri Haber
30 binden fazla üyesi bulunan İstanbul Tabip Odası’nın (İTO)  seçimleri 15 Nisan 2018 Pazar günü Cağaloğlu’nda, saat 09.00 ile 17.00 arasında İstanbul Erkek Lisesi'nde yapılacak.

“Bakanlık bürosu değil, meslek örgütü” şiarıyla yola çıkan Demokratik Katılım Grubu, seçim öncesi bir basın toplantısı düzenleyerek yönetim kurulu aday listesini açıkladı.

Basın toplantısında Demokratik Katılım Grubu Yönetim Kurulu Adayları Dr. Pınar Saip, Dr.Rukiye Eker Ömeroğlu, Dr Murat Ekmez, Dr. Güray Kılıç, Dr. Recep Koç, Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Dr. Osman Öztürk hazır bulunurken; TTB Merkez Konseyi Başkanı Raşit Tükel ile İTO yönetim Kurulu Üyesi Ali Özyurt da toplantıya katıldı.

'EN YÜKSEK KADIN TEMSİLİYETİ’

Basın açıklamasını okuyan Dr. Pınar Saip sözlerine, kadın düşmanı politika ve söylemlerin bizzat siyasi iktidarın teşvikiyle her geçen gün arttığı bir dönemde 55 kişilik aday listesinin 23’ünü kadınların oluşturduğunun altını çizerek başladı.

İTO seçim listelerinde şimdiye kadarki en yüksek kadın temsiliyetinin sağladıklarını ifade eden Saip, 2018-2020 dönemi çalışma programı önceliklerini şöyle sıraladı:

-İstanbul Tabip Odası’nın çağdaş, laik, demokratik yapısını korumak ve geliştirmek

-Sağlığın piyasalaştırılmasına, ticarileştirilmesine karşı kamucu toplumcu politikaları savunmak

-İş güvencesi, can güvencesi, gelir güvencesi, mesleki bağımsızlık, klinik özerklik için mücadele etmek

-Emekli hekim maaşlarının artırılması için mücadeleyi sürdürmek 

-Hekimlerin özlük haklarının düzeltilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele etmek

-Sağlık hizmetinin hastaya, hekime yaraşır şekilde insan onuruna uygun koşullarda verilmesi için çalışmak

-Tabip Odası çalışmalarına daha fazla hekim katılımını sağlamak

-Çalışmalarımızı en hızlı şekilde üyelerimize duyurmak, üyelerimizle iletişimi artırmak

-Sağlıkta şiddete karşı mücadele etmek 

-Halk sağlığını korumaya yönelik akademik çalışmalara katkıda bulunmak 

-Umut tacirlerinin hastaları istismar etmesine karşı yürütülen faaliyetleri sürdürmek

-Hastaların, doğru bilimsel ve güncel tanı ve tedavi yöntemlerine ulaşmasına katkıda bulunmak, akılcı ilaç kullanımına destek vermek 

-Toplumu ve basını bilim dışı tedaviler konusunda uyarıcı faaliyetlerde bulunmak, web sayfasında halkı sağlık konusunda bilgilendirici sayfa açmak

-Tıp, uzmanlık yan dal ve mezuniyet sonrası eğitim standartlarının yükseltilmesi için çalışmak

-Liyakata değil sadakata göre yapılan mesleki yükselme ve idari görevlendirmelere karşı çıkmak

-Bağımsız akademik çalışmalar önündeki engellerin kaldırılması için çalışmak

-Endüstri ile ilişkilerde etik ilkeler konusunda çalışmalar yapmak

-Tanı ve tedavi maliyetlerindeki gereksiz harcamalara dikkat çekmek 

-Özel hastanelerdeki hekim emeği sömrüsüne karşı mücadele etmek

-Hekim ve hasta güvenliğinin sağlanması için mücadele etmek

-Sağlık hizmet sunumunda etik ilkelere dayalı iyi hekimlik uygulamalarının yaygınlaşmasına katkıda bulunmak

Saip, hekimlere 15 Nisan’da yapılacak seçimlere katılarak Demokratik Katılım Grubu’na oy vermeye çağırarak basın açıklamasına sonlandırdı.

‘HASTALARIN GİDEREK DAHA ÇOK SOYULDUĞU BİR SAĞLIK SİSTEMİ’

Toplantı sırasında söz alan Dr. Güray Kılıç ise Demokratik Katılım Grubu olarak yönetime neden aday olduklarını anlattı.

Yönetim kurulu adaylarının sağlıkta uzun zamandır devam eden tahribat sürecine karşı en güçlü karşı çıkışı yapmaya çalışan bir ekip olduğunun altını çizen Kılıç, “Biliyorsunuz 2003’ten bu yana sağlıkta dönüşüm programı adıyla sağlıkta yıkım projesi uygulanıyor. Bu projenin ortaya koyduğu tüm olumsuzlukları açığa çıkartan, onları topluma gösteren ve direnen bir heyet bu heyet. O dönem bir müjde olarak aktarılan bir çok hususun bugün yarattığı olumsuzları hep beraber yaşıyoruz. Sağlıkta her şeyin ücretsiz olacağı söylendi ancak şu anda katkı payı üzerine ödenen ve yüksek miktarlarda borçlara neden olan bir Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi söz konusu. Onun dışında özel hastanelerde fark ücretleri dayatmasıyla hastaların giderek daha fazla soyulduğu bir düzenin içerisindeyiz. Bunların yaratacağı olusuzlukları biz başından itibaren altını çizdik” şeklinde konuştu.

‘MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ’

Tıp ve uzmanlık eğitiminde yaşanan gelişmelere de değinen Kılıç,  “Özellikle şu anda Sağlık Bilimleri Üniversitesi adıyla dünyanın en  ucube müfredatıyla karşı karşıyayız” diyerek şöyle devam etti:

"Tüm eğitim araştırma hastanelerinin tıp fakültelerine dönüştüğü bir sistem ile karşı karşıyayız. Tamamen biat yönetimi ile akademik personelin belirlendiği bir sistem var. Sağlık Bakanlığı’nın kendi kurduğu bir üniversite söz konusu. Bakanlığın kendi müsteşarının içinde yer aldığı hatta şu andaki rektörünün iki dönemdir AKP’nin Sağlık Komisyonu Başkanlığı yapan bir eski milletvekili olduğunu biliyoruz. Tamamen AKP’nin arka bahçesi gibi iş gören bir üniversite ile karşı karşıyayız. Demokratik Katılım Grubu tüm bu olumsuzluklara karşı mücadeleyi yükseltmek için göreve devam ediyor. Heyetimiz de bu anlayışla, geçmişten beri yürüttüğümüz mücadeleyi daha da artırarak yürütmeye aday.”