Demirtaş hakkında 'tutukluluğa devam' kararı

Selahattin Demirtaş, İmralı ve Kandil'de çekilen fotoğraflar için, ”Hepsinin arkasındayım. Bunlar hatıra fotoğrafı değildi. Ciddiyetin göstergesiydi. Hükümetin onayıyla dağıtıldı" dedi. 



16-02-2018 14:54

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutuklu bulunduğu davanın ikinci duruşması 3’üncü gününde Sincan Cezaevi Kampüsü’nde kurulan duruşma salonunda yapıldı. Savcının 'tutukluluk halinin devamını istemesi'nin ardından Sanık ve avukatların beyanlarını dinleyerek ara kararını açıklayan mahkeme, Demirtaş'ın tutukluluğunun devamına hükmetti.

Yargılamaya 11 Nisan'da devam edilecek.

DURUŞMADAN NOTLAR

Duruşmayı, HDP milletvekilleri ile yaklaşık 50 avukat izledi.

Duruşmaya başlanmadan önce mahkeme başkanı dün Demirtaş’ın duruşma salonundan servis edilen fotoğrafları için avukatlara sitemde bulundu. Mahkeme başkanı “Bunu bir avukat arkadaşa yakıştıramıyorum” diyerek, avukatların cep telefonlarını duruşma sırasında çıkarmamalarını istedi.

MAHKEME BAŞKANINDAN DEMİRTAŞ’A: 200 TL KARDASINIZ’

Mahkeme Başkanı daha sonra dosyanın tamamının taralı olarak içinde yer aldığı 3 DVD’yi Demirtaş’a teslim etti. Demirtaş, duruşmanın ilk gününde dosya eklerini görmediğini, talep etmesine karşın verilmediğini, verildiğinde de ücret talep edildiği söylemişti. Mahkeme başkanı bunu hatırlatarak, “200 TL kardasınız” diye espri yaptı. Demirtaş bu ekleri incelemek için zaman talep edeceğini dile getirdi.

Demirtaş daha sonra savunma yapmaya başladı.

DTK SAVUNMASI

Demirtaş, suçlama konusu yapılan Demokratik Toplum Kongresi’ni (DTK) ilişkin şunları söyledi: “Son derece meşru bir yapıdır. Sivil toplum örgütleri, akademisyen ve siyasi partilerden oluşan bir yapıdır. Bugüne kadar tek bir şiddet eylemine örnek veremezsiniz. Yaptığı şey çalıştaylardır, toplantılardır. Bir araya gelmez denilen partiler DTK’de bir araya geldik. Bir masa etrafından fikirlerimizi tartıştık. Halen faaliyetini sürdürüyor çünkü yasa dışı değil. Şiddetin tarafı değil şiddetin alternatifidir. Kendisini böyle örgütlemiştir. Sadece bizim tarafımızdan değil birçok parti ve devlet tarafından kıymet gördü. Türkiye’nin farklı etnik kimlikli yurttaşlarla DTK ile tanıştım.” 

‘CEMAAT DTK’DEN RAHRATSIZ OLDU’

Demokratik Toplum Kongresi’nin yasa dışı olmadığını ve gayri resmi çalışmasının bulunmadığına dikkat çeken Demirtaş, DTK’nin çözüm odaklı çalışmalarının cemaati rahatsız ettiğini ve cemaattin de yasadışı dinlemelerle bunu engellemeye çalıştığını ifade etti.

Demirtaş, bu dinlemelerle hazırlanmış raporlarla “DTK kendini paralel yapı olarak örgütlüyor” algısı yaratıldığını ifade ederek, “MGK’ye kadar herkesi etkilemeye başladılar ve KCK operasyonları böyle başladı” dedi.

‘DEVLET, YARGI TOLERANS GÖSTERDİ, CEMAAT TUZAK KURDU’

Bu soruşturmayı yürüten savcının da ‘FETÖ’ itirafçısı olan başsavcı Durdu Kavak olduğunu söyleyen Demirtaş, DTK’nin hataları olmuş olabileceğini ama sivil demokratik siyasete geçiş açısından önem taşıyan bir yapı olduğunu söyledi. Demirtaş, “Devlet hükümet, yargı tolerans gösterdi, tuzağı kuran cemaatti” ifadesini kullandı.

Demirtaş, şöyle devam etti: “DTK bir suç örgütü olarak kurulmadı. PKK, KCK’nin bir kolu olarak kurulmadı. AKP’nin birçok milletvekili de toplantılarına katıldı. Cemaatin memleketi birbirine düşürme operasyonudur. Art niyetlidir. Yapmaya çalıştığımız şeyi çarpıtıp, birlikte yaşamayı sabote etme çabasıdır.”

‘BARIŞ OLSA 15 TEMMUZ OLMAZDI’

Demirtaş, “Çünkü biz yapacağımız siyasi çalışmalarla Türkiye’nin barışını sağlayacaktık. En çok korktukları şey buydu. Barış içinde bir Türkiye’yi kim yıkabilir. Cemaati de silip süpürür atardı böyle bir Türkiye. Hiçbir yere sızamazdı. 15 Temmuz olmazdı. Türkiye zayıf düşmeseydi böyle bir şey de yaşanmazdı. Darbe mekaniği dediğimiz buydu” dedi.

‘SURİYE SOÇİ’DE DEĞİL ANKARA’DA KONUŞULURDU’

Demirtaş, hükümetin çözüm geliştirmek yerine izlediği bu politikalardan dolayı Ortadoğu’da ciddi bir aktör olmak yerine yalnızlaştığını ifade ederek, “Suriye’deki çözüm Soçi’de ve Cenevre’de değil, Ankara’da konuşulurdu” dedi. 

DTK’nin düzenlediği toplantılara birçok AKP’li ismin katıldığını ve dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafında da Meclis’e davet edildiğini hatırlatan Demirtaş, hükümet temsilcilerinin silah bırakma imkanı gibi bir sürecin geliştiği dönemde “Silahı bırakıyorsa gelsin DTK’de konuşsun” yaklaşımı içindeyken cemaatin tuzak kurduğunu söyledi.

‘DTK İYİ BİR ŞEYDİR, HDP OLARAK KÖTÜLÜĞÜNÜ GÖRMEDİK’

Demirtaş, DTK ile ilgili savunmasında, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 2013 yılında Diyarbakır ziyareti sırasında dönemin DTK Eş başkanı Ahmet Türk ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binasında görüştüğünü, yine aynı dönem AKP’li çok sayıda siyasetçinin bu toplantılara katılımı ya da destekledikleriyle ilgili açıklamaları içeren haberleri okudu.

“DTK iyi bir şeydir. HDP olarak bir kötülüğünü görmedik. Faydalandık” diyen Demirtaş, halen HDP’nin DTK üyesi bir parti olduğunu ama başka partiler, dernekler ve oluşumların da içinde yer aldığını söyledi.

KANDİL VE İMRALI'DA ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR 

Demirtaş, çözüm sürecinde Kandil’de çekilen fotoğrafların dosyaya delil olarak konmasına dair şunları söyledi: "Ses kayıtları, ortam dinlemeleri hepsini kriminale gönderebilirsiniz. Arkasında durmadığım tek bir konuşmam ya da inkar ettiğim tek bir faaliyetim yoktur. Hepsinin arkasındayım. İmralı’da, Kandil’de fotoğraf çektirdik. Bunlar hatıra fotoğrafı değildi. Bu işin ciddiyetine dair olan fotoğraflardı. Cezaevine yasak olan fotoğraf makinesini biz sokmadık. Oradaki görevli tarafından çekildi. Adalet Bakanlığı mührüyle digital ortamda verildi. Kandil’de çekilen fotoğraflar ise hükümetin onayıyla dağıtıldı. Çünkü bu fotoğraflar sürecin ciddiyetle yürütüldüğünün göstergesiydi. Çözüm süreci bozulunca şimdi o fotoğraflar dosyaya delil diye konuldu. Her gün baskıyla, yargıyla karşı karşıya olmamıza rağmen pes etmiyoruz. Bize oy vermeyenler ise bu durumu anlamlandırmaya çalışıyor. Bizim de istediğimiz toplumsal uzlaşıdır. Böylesi yüzde 10, diğer yüzde 51’den iyidir.”

‘BÖYLE YÜZDE 50 ALACAĞIMIZA YÜZDE 10 ALALIM’

Parti programında yer alan “demokratik özerkliği” bir dizi çalışmada anlattıklarını, bu süreçte oylarının da arttığını söyleyen Demirtaş, “Başkanlık modeli Türkiye’yi kurtarır diyorlar ya. Benim elimde, partimin elinde iktidar partisi imkanlarının milyonda biri olsun yüzde 75 oy alırız biz. Biz bu imkansızlıklar içinde halk desteğini sağladık. Oy vermeyenler de dinliyordu, çok önemliydi. Bu yüzde 50 oy almaktan daha değerliydi. İşte alıyorlar Türkiye’yi ikiye bölüyorlar. Böyle yüzde 50 oy alacağımıza yüzde 10 alıp, kardeşliğe, barışa hizmet edelim önemli deriz değiliz. Bizim bakış açımız bu. Milli-gayri milli olarak ayırıp yüzde 60 oy alsak ne olur. Başkan olmak oya bağlı değil rızaya bağlıdır. Yüzde 50 oy alırsınız, yüzde 50’nin rızasını alamazsınız, başkan olamazsınız. İkna lazım. Toplumun geri kalanının iknası lazım” dedi.

‘ONLARI SEÇİM MEYDANLARINDA YAPARSINIZ SELAHATTİN BEY’

Demirtaş, duruşmada geneli üzerindeki savunmasını tamamlarken “Bunları uzun uzun okumak istemiyorum. Partimin programıdır. Seçim beyannameleri, vaatleridir. Şimdi hepsini okurum sizi de ikna ederim…” dedi. Mahkeme başkanının yanıtı ise “Onları seçim meydanlarında yaparsınız Selahattin Bey” oldu.

DEMİRTAŞ SÜRE TALEP ETTİ

Duruşmaya öğlen arası verildi. Aranın ardından savunmanın bu bölümüyle ilgili olarak avukatların talepleri alınacak. Demirtaş ise dosyaya eklenen yeni belgeler ve fezlekelerin içeriğine dair savunmasını yapmak için ise süre talep etti.(MA)