Cumhuriyetin 94'üncü yılı kutlu olsun!

Türkiye Cumhuriyeti'nin 94'üncü yıldönümü, bugün tüm yurtta düzenlenen törenlerle kutlanacak. Cumhuriyet için tören düzenleyenlerin dışında, Saray Rejimi'nin cumhuriyete dönük saldırılarına karşı mücadele edenler de sokaklarda olacak.



29-10-2017 00:35
İleri Haber

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 29 Ekim 1923 tarihinde gerçekleştirilen oturumunda ilan edilen cumhuriyetin 94'üncü yıldönümü, bugün tüm yurtta düzenlenen törenlerle kutlanacak. 

Törenlerin yanı sıra, AKP/Saray Rejimi'nin ortadan kaldırmaya çalıştığı cumhuriyetin kazanımlarını savunmak için Fikir Kulüpleri Federasyonu da, "Cumhuriyet müfredatınıza sığmaz, gençlik kuklanız olmaz" sloganıyla Kadıköy'de yürüyüş gerçekleştirecek. 

CUMHURİYET NASIL İLAN EDİLDİ?

Osmanlı Devleti'nde Tanzimat dönemiyle birlikte halkın egemenliğine dayanan cumhuriyet düşüncesi dillendirilmeye başlansa da meşrutiyet yönetiminden öteye geçilemedi. Birinci Paylaşım Savaşı'nın ardından Andolu'nun işgaliyle başlayan süreçte Osmanlı yönetiminin işgalcilerle birlikte hareket etmesi üzerine Anadolu'da başlayan direniş hareketi, yeni bir siyasi iradeyi ortaya çıkardı. Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal başkanlığında toplanan Erzurum Kongresi'nde ilk kez ulusal irade egemenliğine vurgu yapılarak cumhuriyete giden sürecin kıvılcımı çakıldı. 

İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın işgalciler tarafından dağıtılmasının ardından 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulmasıyla birlikte yeni yönetim de şekillenmeye başladı. Halk egemenliğine dayanan Meclis'in açılmasıyla birlikte cumhuriyete doğru büyük bir adım atılırken, 20 Ocak 1921 tarihli anayasada da "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir" denilerek yeni yönetim sisteminin cumhuriyet olacağı açıkça ilan edildi. 

Cumhuriyetin önündeki son engel olan saltanatın 1 Kasım 1922'de kaldırılmasıyla birlikte cumhuriyetin ilanında son aşamaya gelindi. Saltanatın kaldırılmasıyla birlikte ülkede tek otorite TBMM Hükümeti oldu. Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasının ardından Birinci TBMM üyeleri 1 Nisan 1923'te yeni bir seçim kararı alarak dağıldı ve TBMM'de ikinci dönem çalışmaları başladı. İkinci TBMM döneminde Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla birlikte ulusal bağımsızlık güvence altına alındı. 

Kurtuluş Savaşı şartlarında oluşturulan meclis hükümeti sisteminin dönüştürülmesi düşüncesi, 1923 yılının Ekim ayının sonlarına doğru karar süreçlerinde yaşanan tıkanıklık nedeniyle hayata geçirilmeye başladı. Meclis hükümetindeki sistemin değiştirilmesi yönünde ilk adım 25 Ekim 1923 tarihinde mevcut hükümetin istifası oldu. Sonraki günlerde Meclis'te yeni bir hükümet çalışmalarından sonuç çıkmaması üzerine TBMM Başkanı Mustafa Kemal, 28 Ekim'de Çankaya Köşkü'nde topladığı kurmaylarıya hükümet bunalımından çıkış yollarını tartıştı. Mustafa Kemal, çıkış yolunun cumhuriyetin ilan edilmesi olduğunu belirterek, toplantıdaki kurmaylarına o ünlü sözünü söyledi: "Efendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz!".

Toplantı sonrasında 1921'de kabul edilen anayasanın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısı hazırlandı. Tasarıyla anayasanın ilk maddesine "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli cumhuriyettir" ifadeleri eklendi ve ayrıca diğer maddelerde yapılan değişikliklerle cumhurbaşkanlığı makamı oluşturuldu. 

29 Ekim günü toplanan TBMM üyelerine sunulan kanun tasarısı "Yaşasın cumhuriyet" sloganları eşliğinde kabul edildi. Kanun tasarısının kabul edilmesiyle birlikte meclis hükümeti sisteminden parlamenter sisteme geçildi. Teklifin kabul edilmesinin ardından 158 üyenin tamamının oyuyla Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Mustafa Kemal, sözlerini, "Türkiye Cumhuriyeti mesut, başarılı ve muzaffer olacaktır." ifadeleriyle bitirdi.