Cumhuriyet Davası’nda 4. gün: Aradığınız örgüt siyasi parti kılığında ülkeyi yönetiyor!

12’si tutuklu 19 çalışanının "PKK, DHKP-C, FETÖ üyeliği" iddiasıyla tutuklu yargılandığı Cumhuriyet gazetesi davasının ilk duruşması dördüncü gününde sürüyor.



27-07-2017 11:30
İleri Haber

Güncelleme 19.47

Avukat Tora Pekin’in ardından Avukat Duygun Yarsuvat savunmasını yaptı. Yarsuvat’ın savunmasının ardından mahkemeye ara verildi.Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Yarsuvat savunmasında şu ifadeleri kullandı;

Gazete manipülasyon yapıyormuş örgüte yardım ediyormuş. Savcılık da iddianamesine bu bölümü aynen almış. Sürekli soruyorlar 'Niye x gazetesi ile aynı manşeti yayınladınız?' diye. Aynı olaylar aynı sonucu doğurur çok doğaldır.  Birisi "Ben Cumhuriyet okuruyum" diyor... "Ama artık okumuyorum". Neden? "Çünkü stratejisi değişti" Kime karşı? Bu iddianameyi okuduğum zaman 'bu filmi görmüştüm' dedim. Ergenekon, Balyoz, Deniz subayları gibi davalarda metot hep aynıydı. Bu metodu o zamanın meşhur ve Türkiye'nin yegane zırhlı araca sahip savcısı bilerek yapmadı. Düşman ceza hukuku kitabı yayınlandı.

Özellikle demokratik olmayan rejimlerde İkinci Dünya Savaşı döneminde kullanılmış olan bir ceza hukuku anlayışı. Bu dosya gibi, “Düşman” kim? Cumhuriyet gazetesinde çalışanlar, Burada düşman kim Cumhuriyet Gazetesi, adamları çalışanlar, yazarlar, muhasebe, idari elemanlar. Savcının görevi gazeteyi imha etmek. Yurttaş ceza hukuku tehlikesizdir, düşman ceza hukukunda bütün sanıklar tehlikelidir. Gücü elinde bulunduran kişilere karşı tehlikelidirler. 61 yılından beri avukatlık yapıyorum. Abdullah Çiftçi diye vakıf uzmanı bir bilirkişiyi hiç görmedim, duymadım. Sanıkların ve ailelerinin mal varlıklarını tespiti istenmiştir. Bu düşman ceza hukukuna göre yapılıyor. Hakim ve savcılar cezaevinde kalarak o şartları öğrenmeli. Bunu derslerimde de söylüyorum. Sanık dosya kapağındaki bir isim değildir, bir insandır. Kuvvetli suç şüphesi soruşturma sonucunda çıkar... Olgu ne? Manşetler mi para alışverişi mi? Vereceğiniz kararlar, Türkiye’de

Güncelleme 18.05

Avukat Tora Pekin, yandaş medyanın hedef göstermesiyle ilgili olarak, "İktidar medyasının son hedefi de burada bulunan gazeteci arkadaşlarımızı desteklemek için çalışan 'Dışarıdaki Gazeteciler' oldu. Duruşmanın başlama tarihi '24 Temmuz' başlığıyla kurdukları Whatsapp grupları. Bu grup ismi oldu size yeni darbe girişimi tarihi Buradalar darbe yapmıyorlar duruşmayı izliyorlar. Kayda geçsin bir yere de gitmiyorlar" dedi. 

Güncelleme 17.50

Pekin savunmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye, Yeni Şafak ve Sabah gazetelerinde PKK yöneticisi Karayılan ile yapılan söyleşileri örnek verdi. Cumhuriyet'e yasak digerlerine serbest mi? Kandil röportajlarını yapmayan gazete yok. Çünkü kamuoyunun bilmeye hakkı var. Savcılar perdelemeye çalışsalar da AİHM'in kararları var. Başkaları basınca bunun adı gazetecilik, Cumhuriyet basınca PKK'ya yardım oluyor. Biz Koza Altın gibi siyanürle altın arayan şirketlerin reklamını almayız. Kayyım döneminde verilmiş ilan. Ama yandaş yüzlerce reklam aldı. Biz alınca FETÖ-PYD 'adeta ele geçirdi'. Yandaş medya alınca ticari faaliyet, öyle mi?

Murat İnam ile beraber bu soruşturmayı hazırlayan savcılar suçludur. Mecazen söylüyorum. Niye bu kadar haber arasından 1,5 başlığımız zaman gazetesi ile ortak diye yargılanıyoruz? Cumhuriyet olunca sorun var. Bir savcı hiç araştırmadan kayyımın verdiği ilanı yayınlayan gazeteyi suçlar mi? Biz bunları ve daha fazlasını sorgu hakimlerine söyledik. Savcı İnam'ın masumiyet karinesi var. Bir savcı siyasi bir gazetenin hasımları olan kişilerin listesini hazırlayıp tanık diye dosyaya koyar mı? Bir savcı sanıkların 7 ceddini araştırır mı, üç dört yüz liraları delil diye dosyaya koyar mı? 10.000 sayfa çöp deliller bunlar. Yasemin Baba ve Mehmet Akif Ekinci bu iddianame nedeniyle suçludur. Savcı, devletin atadığı kayyumun verdiği reklamı, söylememize rağmen delil diye iddianameye koyar mı? Zor şartlarda çalışan avukat ve gazeteciler hakkında hazırlanan iddianame bu işte. 10 bin sayfa çöp! 2005 yılında Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü ve vekilinin tutuklanması cemaat yargısının miladıdır. 25 Aralık 2013'e kadar hukuk cinayetleri işlenmiştir."

Güncelleme 17.33

Pekin savunmasında şunları söyledi:

"İddianamede yer verilen CUMOK koordinatörü olduğu iddia eden kişinin öne sürdüğü ilkeler Vakif Senedi'nde yok. Kendiliğinden ilke uydurmuş. Yayın politikası suçlaması, Cumhuriyet hakkında bir şey bilmemekten kaynaklı. Hayali senaryo ile algı yaratılmak üzere inşa edilmiş. Gazetelerin yayın çizgisine ne zamandan beri savcılar karar veriyor? Ne istediklerini de kimse söylemedi. Aslında iddianame ne istediğini söylüyor, algıyı oradan çözüyoruz. Bunların Vakıf Senedi'nde olan tek ilke laiklik. Bu ilke de Cumhuriyet'te asla  çiğnenmez. Kandil röportajını niye yaptınız demek yargıya düşmez. Savcı çok istiyorsa okur temsilcimize iletsin şikayetini. Bizde okur temsilcisini tutukluyorlar. PKK röportajının işi ne diyorlar. Bu sizin işiniz değil. Ama terör örgütünün eylemlerini meşru gösteren sözler var diye sorabilirsiniz.

Şehit Savcı Kiraz'la ilgili haberin birinci sayfadaki başlığı neydi? Karanlığa Girdiğimiz Gün. Bu kadar tahrik eden iddianame karşısında savunma yapmak doğru mu çok konuştuk. Suçlamaların saçmalığını açıklayacağım. Bu röportajda örgütü övücü bir tek cümle söyleyiniz. Pekin, aynı dönem yurtta sulhle ilgili yazılmış yazıları sundu. Akit gazetesinde "yurtta sulh cihanda sulhe döndük" Sinan Burhan 28.06.2016.  Savcılar gazeteciliği bilmediği gibi Basın Kanunu'nu da bilmiyor. Eğer bilselerdi hakkında dava açma süresi geçmiş ve düşme kararı verilmiş haber için yeniden soruşturma açmazlardı. Cemil Bayık ile Kandil'de yapılan roportaj: Şiddet içerikli hiçbir şey yok,tek bir söz yok. Dört aylık dava süresi de geçmiş zaten.   Yayın politikası konusunda söyleyeceğim tek şey, bunun tartışılacağı yerin ceza mahkemesi olmadığıdır. Pekin, Yeni Akit'te de Yurtta Sulh başlıklı yazılardan örnek verdi; İktidar yanlısı gazetelerde bu başlık sorun değil, bize 9 ay hapis."

Güncelleme 17.19

Tüm gazetecilerin ifadeleri bitti. Bugün ve yarın öğlene kadar avukatların savunmaları sürecek. Şu anda  Avukat Tora Pekin savunma yapıyor.

Güncelleme 17.10

Avukat Fikret İlkiz'in Savcı Murat İnam yargılaması bitti. 

Güncelleme 15.00

Verilen aranın ardından Orhan Erinç tekrardan söz aldı.

Beraatini talep eden Erinç şunları söyledi:

“Yandaş yazarlar bile susarken dün Aydınlık yazarı Mehmet Faraç ve Selahattin Önkibar bizi eleştiriyor. Tanıklardır.”


Güncelleme 14.05

Erinç’in savunması devam ediyor:

“- Devletin bilmediği Bylocku benim bilmem mümkün değil. Kaymakamın bylockçu olması benim değil valinin iç işlerinin ayıbıdır.

- TCG ve sendika başkanı olduğum zamanlarda gülen beni kendi altın yaldızlı davetiyelerle davet etmişti. Hiçbirine gitmedim.

- Raporlara kızıyoruz ama haksızlık etmeyelim çünkü teşekkür borcum var. 7 sülalemi aramışlar suçlayacak tek kuruş bulamamışlar.”

Erinç'in savunması tamamlandı. Mahkeme heyeti duruşmaya yarım saat ara verdi.


Güncelleme 13.30

Aydın Engin’in ardından Orhan Erinç savunma için söz aldı:

- Bu dava sadece gazeteciliğin yargılandığı bir dava değildir. Buradaki arkadaşlarım mesleklerini yapmaktan da KHK ile çıkarılmışlardır.

- Yolsuzluk usulsüzlük kavga dövüş bizim için haberdir ama yargıç ve savcılar için belgeler yasal elde edilmemişse hukuken değeri yoktur.

- Dinci medya bizi suçlar gibi bir yaklaşım sergilemektedir. Bu da bize yöneltilen saldırının siyasi olduğunu ortaya koymaktadır.

- Sendika temsilciliği ve adliye muhabirliği yaptığım için bilirim. Yayın politikasının değiştiğini saptamak ağır cezanın (mahkemeyi kastediyor) görevi midir?


Güncelleme 13.20

Çetinkaya’nın ardından sözü savunmasını yapmak üzere Aydın Engin aldı.

Engin’in savunmasından satırbaşları şunlar:

“- Böyle bir iddianame ile benim ve arkadaşlarımın sanık sandalyesine oturtulmamız ülkem adına acı, benim adıma utanç veriyor.

- Harun Tokak, FETÖ’nün önde gelenlerinden biridir. Eğer bunlar ile konuşmazsanız bu meslekte cemaat nedir sorularına cevap veremezsiniz.

Ayrıca savcı görevini tam yapmamış. Cemaatin vitrininde yer alan birçok kişiyle görüştüm. Mesleğimi yaptım. Ayrıca savcı görevini tam yapmamış. Cemaatin vitrininde yer alan birçok kişiyle görüştüm. Mesleğimi yaptım.

- Ocak ayındayken vitrindekilerin tüydüğü bir işarettir. 15 temmuza hiç şaşırmadım çünkü bir şeyler hazırlıyorlardı.

- Ben İlhan Selçuk önerisiyle Gülen okullarını ziyaret ettim. Uganda ve Moskova’da. Cemaatin topluma nasıl sızabileceğini gözlerimle gördüm.

- Aczmendilerle ilk röportajı ben yayınladım, ödül de aldım, onların tekkesinde onlarla konuştum. Cemaatçi Asliye Ceza Yargıcı ceza verdi.

- Gazetecilik ile teröristliği ayırmasını bilirim…

Mahkeme Başkanı: Buradan çıkacak yaşamsal ders, kendinize o kadar güveniyorsunuz ki her yerde FETÖ var diyorsunuz

Engin: Bir yerde yoktur Cumhuriyet'te.

-  Fethullahçıların kendilerine yönelik tasfiyeyi önlemek için bir şeyler yapacaklarını düşünüyordum ancak darbeyi düşünmedim.


Güncelleme 12.20

Cumhuriyet Davası’nın ilk duruşmasının 4. Oturumunda ilk söz savunmasını yapmak üzere Hikmet Çetinkaya’nın.

“Bu iddianameyi reddediyorum Beraat kararı verilmesini talep ediyorum” diyen Çetinkaya, şunları söyledi:

“- 1966 yılında gazetede çalışmaya başladım. Laik demokratik hukuk devleti ilkelerinden vazgeçmem.

- FETÖ’nün sahte evraklarla birçok yerde örgütlendiklerine kimseyi inandıramadık.

- Cemaatin ne kadar masum, benim ne kadar kötü olduğum hep söylendi. Hakımda davalar açtılar çoğundan beraat ettim.

- Devletten maaş alan bu imamın gerçek yüzünü açığa çıkarttım. Yıllarca peşimizden koştular aldırmadık.

- Savcılar merak ediyorsa yazdığım haberleri, DGM dosyalarından yazdıklarımı okuyabilirler. Haberlerim iddianameye karşı savunmamdır.

Bu iddianameyi reddediyorum Beraat kararı verilmesini talep ediyorum.”


Cumhuriyet’in 12’si tutuklu 19 yazar, çizer, muhabir, avukat ve yöneticisinin gazetecilik faaliyetleri yüzünden yargılandığı dava, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda yer alan 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4. gününde devam ediyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, suçlamalar arasında ‘gazetenin yayın politikasının değişmesi’ yer alırken, gazetenin avukat, muhabir, yazar, yönetici, çizer ve çalışanları ‘FETÖ’, ‘DHKP-C’, ‘PKK üyeliği’ ve propagandası yapmak ile suçlanıyor. Söz konusu suçlamaların yapıldığı soruşturmayı başlatan savcı Murat İnam ise, "Fetullah Gülen Cemaatine üyelik" suçlamasıyla yargılanıyor.

4. gününe giren davanın ilk duruşmasında şimdiye kadar, Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, karikatürist Musa Kart, gazete avukatı Bülent Utku, Önder Çelik, Güray Öz, Kemal Güngör, Günseli Özatalay, Bülent Yener, Ahmet Kemal Aydoğdu, Ahmet Şık, Turhan Günay, Hakan Kara ve Kadri Gürsel savunmalarını yaptı.

İlk duruşmanın dördüncü oturumu bugün saat 12.00’de başlayacak. Davanın dün yapılan üçüncü duruşmasına gazeteci Ahmet Şık'ın 'savunma yapmıyorum, itham ediyorum' sözlerine yer verdiği savunmasında söylediği "Aradığınız örgüt, siyasi parti kılığında ülkeyi yönetiyor!" sözleri damga vurdu.

CUMHURİYET DAVASI'NDA 1. GÜN

Sansürün kaldırılışının yıldönümünde yüz karası dava: Cumhuriyet yargılanıyor!

CUMHURİYET DAVASI'NDA 2. GÜN

 

Siyasal İslama muhalif olduğumuz için yargılanıyoruz!

CUMHURİYET DAVASI'NDA 3. GÜN

Aradığınız örgüt siyasi parti kılığında ülkeyi yönetiyor!

İleri Hatırlatıyor