Çocukların dünyasında ötekileştirmek

Düşler Sirki, ötekileştirmeyi, adaletsizliği ve topluma dayatılan iyilik kavramının zamanla insanları körleştirmesini eleştiren bir kitap. Sonunda kahramanlar tarafından adaletsizlik çözülmüş olsa da toplumdaki bireylerin her koşulda gerçeklere, adaletsizliğe gözünü kapattığına, çoğunluğun düşüncesine kapıldığına ve erk tarafından ona verilenleri kabullendiğine dikkat çeken başlı başına bir hikâye sunuyor.



29-10-2017 01:55
Pelin Çoban

Giacomo, her şeyin sahibi olan ve iyiliği sorgulanmayan Bay Plum’ın tekelinde yaşayan, rantın kurbanı olmuş bir ekmek dükkânının sahibi olan ailenin çocuğudur. Burnunu karıştırma huyu çevresindekiler tarafından hoş karşılanmasa da o bundan çok hoşlanmaktadır. Her tür kokuyu alma marifeti, onun en güçlü yanıdır ve çevresindekileri incelikle algılamasına yardımcı olur.

Bir gün sınıfında oturma düzeni değişikliği yapılırken arkadaşları kötü kokusundan rahatsız oldukları için Rocchina ile oturmak istemezler.  Giacomo, Rocchina’nın diğer çocuklar tarafından istenmemesini kabullenemez ve yanında oturmaya gönüllü olur. Son derece sessiz bir kız olan Rocchina’nın patlamış mısır kokusunu alan Giacomo nihayet onunla konuşmanın yolunu bulur ve herkes tarafından kirli ve tehlikeli olarak bilinen Eski Şehir’de bir sirkte çalıştığını öğrenir. Rocchina’nın dünyası Giacomo’yu büyüler ve ona küçük bir uğur böceği hediye eder. Hastalanıp okula gelemediği sürecin sonunda Rocchina’nın uğur böceğini çaldığı sanılarak okuldan uzaklaştırıldığını öğrendiğinde hayatın acımasızlığı karşısında büyük bir üzüntü yaşar.

Rocchina ve sirk ile ilgili düşler kurarken pencereden giren 3 kedi, onu bu hayal dünyasına iyiden iyide çeker. Rocchina’nın kraliçesi olduğunu öğrendiği sirkte Lunes ve arkadaşı Giacomo’nun koku alma duyusunun keskinliğinden yardım alarak, Bay Plum’ın Rat (fare) halkını yok etme planlarını bozguna uğratmak planlarını uygulamaya geçirirler. Sonunda herkes için adalet sağlansa da yaşananlar düş müydü yoksa gerçek miydi Giacomo bir türlü anlayamaz, sadece güzel oluşuyla yetinir ve Rocchina’nın tekrar sınıfa dönüşünün tadını çıkarır.

Hikâyede farelerin oldukça düşmanca tasvir edilirken kedilerin bir hayli sevimli anlatılması, çocukların hayvanlarla ilgili algısını olumsuz etkileyeceğini, farelerin tasvir ediliş biçiminin çocukların farklılara hoşgörü gösterme kavramını sarsacağını hissettiğimi söylemeliyim. Öte yandan hikâyede kullanılan dilin, özellikle zaman eklerinin peş peşe cümlelerde değişmesinin çocukların okumasını zorlaştıracağını, cümleleri anlamak için tekrar tekrar okumaya sevk edeceğini aslında bir taraftan da dile hâkimiyetlerini zorlamak için iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum.

Andrea Nanetti’nin yazdığı Düşler Sirki, çocuklara ötekileştirmeyi kabullenmemelerini, yaşadıkları toplumda hâkim olan kabulleri sorgulamaları gerektiğini onların büyülü hayal dünyalarında kopmuş etkili bir olay örgüsüyle anlatan bir kitap.

KÜNYE: Düşler Sirki, Andrea Nanetti, çev: Nilüfer Uğur Dalay, Günışığı Kitaplığı, 2015, 144 sayfa.