Çocukları müftülere emanet eden protokolde geri adım

Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bolu Müftülüğü işbirliği ile okulöncesinden başlayarak okullarda müftülerin derslere girmesine ilişkin skandal uygulama iptal edildi. 



11-10-2017 16:55
İleri Haber

Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bolu Müftülüğü arasında imzalanan protokol ile Bolu pilot il olarak seçilmiş, ilköğretim okullarında “ serbest zaman etkinliği” diye anılan derslere müftülük personelinin girmesi kararlaştırılmıştı. Eğitim Sen Bolu Şubesinin konuya yoğun itirazları sonucunda uygulama Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından iptal edildi.

 Müftülüklerin vereceği eğitim, zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersi dışında kalan anaokulu, ilkokul 2 ve 3. sınıfları da kapsıyordu.

Eğitim Sen Genel Merkezi ve Eğitim Sen Bolu şubesi de skandal protokole ilişkin girişimlerde bulunmuştu.

Tepkiler sonucunda MEB ile MEM geri adım atmak zorunda kaldı. Dini eğitimde “pilot” il seçilen Bolu’da yapılmak istenilen bu uygulama iptal edildi. 

Bolu Eğitim Sen Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici bir açıklamada bulunarak gerici uygulamanın iptal edildiğini açıkladı.

Kulalı’nın açıklaması şöyle:

Bildiğiniz gibi geçen hafta Bolu ilinde ilköğretim okulları ve anaokullarında pilot bir uygulama olarak hayata geçirilen, okul ders saati içerisinde müftülük personelinin derslere girmesini mümkün kılan bir protokolle karşı karşıya kaldık.

Protokolün eğitim birliğini bozan ve çocuklarımızın gelişim dönemlerine uygun olmayan bir içeriğe sahip olması; mevzuat ve yasal çerçeveye aykırı ve en önemlisi pedagojik formasyonu olmayan ehliyetsiz kişilerce verilecek olması, öğretmenlerimizi, velilerimizi ve kamuoyunu kaygıya sevk etmişti.

Laik, bilimsel ve nitelikli kamusal eğitim mücadelesi veren Eğitim Sen  açısından bu protokolün kabul edilemeyecek uygulamalar içermesi , takip edildiği üzere  protokolün detayları ve sakıncalarıyla birlikte , öğrenci, veli ve öğretmenlerimizin  kaygılarını,  Bolu kamuoyu ile birlikte ülkenin gündemine taşıdık. Bu uygulamayı Genel Merkezimizle de paylaştık.  Kaygılarımızı, uygulamanın    durdurulması ve iptali yönündeki  taleplerimizi Bolu İl Milli Eğitim  Müdürlüğü ve Bolu Valiliğine iletmek üzere görüşme talep ettik.

Genel Merkezimizin katılımıyla gerçekleşen görüşmelerimizde uygulamanın okullarımızda öğretim birliğini bozan işlevi, mevzuata ve yasal çerçeveye aykırı yapısı, anayasal hakkımız olan laik eğitim alma hakkımızı engelleyecek ve onarılması güç travmalar yarabilecek bu uygulamayı   kabul etmeyeceğimizi ve konun her açıdan  takibinde  olma kararlılığımızı  ilettik.

Yetkililerin bu uyarı ve hassasiyetlerimizi dikkate alarak, protokol de bulunan 2. Ve 3. Sınıf öğrencileri için Serbest Etkinlik dersinde ‘’ değerler eğitimi’’adı altında ders türetilerek, Kuran-ı Kerim ve İslam bilgisi eğitimini kapsam dışı bırakmalarını çok olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

Ancak anaokullarında 4-6 yaşta, değerler eğitimi adı altında verilecek olan din eğitiminin de bilimsel ve pedagojik olarak kabul edilemeyeceğini buradan bir kez daha iletmek istiyoruz.

Konuyu, kamuoyu için pedagojik olarak şöyle somutlamak istiyoruz.

4-6 yaşındaki bu çocuklara fiziksel gelişimleri açısından 50 kilo yükü nasıl yükleyemeyeceksek, ruhsal ve zihinsel gelişimleri için de soyut kavramları içeren din bilgisini yükleyemeyeceğimizi, taşıyamayacaklarını  belirtmek istiyoruz. Aksi takdirde çocuklarımızın ruhsal ve zihinsel gelişimlerinin olumsuz etkileneceğini belirtmek istiyoruz.

Aynı nedenlerle okuma yazması dahi olmayan bu çocuklara kendi alfabemizde yazı çalışmasını nasıl yaptırmıyorsak, Arapça harf çalışmasının da yaptırılamayacağını belirtmek istiyoruz.

Anaokullarında itibaren çocuklarımızı dersi istiyorum ve istemiyorum diye ayrıştırılmasını kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın el ele tutuşup oynadıkları oyunlarını çalmanıza izin vermeyeceğiz.

Yurttaşlık bilincinin gelişmesi  açısından kritik bir öneme sahip olan ,okul öncesi eğitimde    farklı iki  formasyonda yurttaş yetiştirilemeyeceğini, bunun toplumsal barışımızı  da zedeleyeceğini belirtmek istiyoruz.

Yetkilileri bu konuda tekrar uyarıyor ve bu hatadan derhal dönülmesini talep ediyoruz. Öğrencisi, velisi ve öğretmeniyle bu sürecin her açıdan takipçisi olduğumuzu da buradan tekrar hatırlatıyoruz.

Bilimsel bilginin, evrensel ahlak ve değerlerinin, 100 yılı aşkın taşıyıcısı ve örgütleyicisi olan sendikamız  Eğitim Sen  olarak, çocuklarımıza bir arada kardeşçe  yaşamayı, farklılıklara saygıyı ,  kendi yaşam pratiklerimizle dayanışmayı , doğruluğu ,dürüstlüğü ,aklı ve liyakati değer olarak  yaşatmak ve aktarma kararlılığımızı tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”