Çocuklar, çevre bilincini büyüklere hatırlatıyor

“Melo”, kitabın küçük kahramanı olan bir kızın gözlerinden çevre bilincinin paylaşımla herkese yayılabildiğini ve birlikte atılan küçük adımların canlılara yeniden yaşam verebileceğini gösteren bir roman.



06-08-2017 10:42
Pelin Çoban Polat

“Melo”, kitabın küçük kahramanı olan bir kızın gözlerinden çevre bilincinin paylaşımla herkese yayılabildiğini ve birlikte atılan küçük adımların canlılara yeniden yaşam verebileceğini gösteren bir roman.

“Balık Tarlası Sokağı denize dik inen bir sokaktır. Denizin balık kaynadığı zamanlarda balıklarla çocukların arkadaşlıkları masal anlatıcılarına konu olmuş. Çocuklar sabahları yüzlerini deniz suyuyla yıkamak için yokuş aşağı koşarlarmış. Güne balık öpücükleriyle başlamayı uğur sayarlarmış.”

Melo, şimdi denizin o günlerinin aranır olduğu Balık Tarlası Sokağı’nın sakinlerinden biri. Bir gün denize bakarken bir balıkla göz göze gelir. Melo sebebini anlamasa da balık ona derin bir hüzünle bakmıştır. Adını Pıtır koyduğu balıkla zaman zaman sohbet eden Melo, Pıtır artık görünmez olduktan sonra onu aramaya koyulur. Bu arayışı sırasında rastladığı bir kedi onu Tisu Teyze’nin karavanına kadar götürür. Tisu, savaştan kaçıp mahalleye göç etmiş, el işlerine meraklı, türlü türlü malzemelerle umulmadık nesneler hazırlamış ve hatta tiyatro oyunları yazan, sıradışı, yaşlı bir teyzedir. Melo, Tisu’nun sohbetinden, ondan öğrendiklerinden çok hoşlanır. Hiç başaramayacağını düşünürken onun yardımıyla bir bez bebek diker.

Bu sırada mahalledeki arkadaşları, yakın zamanda başlayacak festivale katılmak için bir müzik grubu kurmaya karar verirler.  Melo, mızıka çalmaktan çok hoşlanır ancak böyle bir grubun içinde yer almak istemez. Arkadaşları da zaten Melo’dan müzik aletlerini yapabilmeleri için ihtiyaç duydukları malzemeleri toplamada yardım isterler. Çocuklar atık malzemeleri, kağıtları ve kullanılmayan eşyaları toplayarak aletleri yapmaya koyulurlar.

Bir sabah denizin artık daha koyu yeşil olduğunu fark eden Melo, dalgıçların denizden çöplük çıkardığını öğrenir. Daha sonra da denizin kaynadığını görür ve bir şeylerin ters gittiğini anlamaya başlar. Pıtır için endişelenir. Sonra havanın artık da zehirli olduğunu fark eder. Çocukların parkta müzik provası yaptığı gün, mahallenin gençlerinin pankartlar açarak başlattığı eyleme şahit olur. Meğer tekstil fabrikası senelerdir denize zehirli sular yayıyormuş. Onu protesto edenlere çok sinirlenen fabrika sahibi, zehirli suları bütün mahalleye boşaltır. Mahallenin bu eylemdeki kararlılığı sonuç verecek mi diye düşünürken, denize sahip çıkanlar birbirine yakınlaşır, festivale sayılı günler kala herkesin içini başka türlü heyecanlar kaplar. Deniz ve mahalle fabrika atığından kurtulacak mıdır?

Sevim Ak’ın edebiyatta 30. yılının anısına kaleme aldığı Melo romanı, bir mahallenin çevre bilincini kazanarak birbirlerine nasıl yakınlaştığını ve çevreyle birlikte bir halkın da nasıl canlandığını anlatır. Kitabın sonunda hüzünlü bir veda olsa da, geriye umudu yeşertmenin insanlığın elinde olduğuna dair büyük bir ders kalır.


KÜNYE: Melo, Sevim Ak, Resimleyen: Gözde Bitir Tufan, Can Yayınları, 2017, 152 sayfa.