Çocuk istismarında kademelendirme: '12 yaş üstü daha mı az çocuk?'

Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapılmasını da kapsayan ve Genel Kurul'a gönderilen kanun tasarısı, çocuğa yönelik cinsel istismarın cezalandırılmasında ilk kez 12 yaş öncesi ve sonrasının birbirinden ayrı değerlendirilmesini öngörüyor.



27-10-2016 13:12
Tuğba Özer

Fotoğraf: Diken

Konuya ilişkin görüşünü aldığımız Gündem Çocuk Derneği'nden Ezgi Konan'a göre, yasanın bu hali hakimin genel yaklaşımına göre kararlar çıkmasına yol açabilir. Bir hakim zorla da olsa bu maddeyi çocuk lehine kullanabilir, bir başka hakim ise bu kez çok sık rastlanan '12 yaş üzerinde rıza' tartışması yapabilir. 

Bir önceki yasaya göre cezalar artırılmış olsa da yeni yasa tasarısı ile çocuklara yönelik cinsel istismar 12 yaş altı ve üstü olarak kademelendiriliyor.

Tasarının sivil toplum örgütlerinin önerisi ya da uzmanlığı alınmadan hazırlandığını belirten Konan, "Bir önceki yasaya göre cezalar bir parça daha artmış durumda.  Ancak bu kez yasada 12 yaş ayrımı getirilmiş.12 yaş altına verilen cezalar diğerlerine oranla daha yüksek tutulmuş. 15 yaş meselesi ise yasadan çıkartılmış" diyor.

Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında 0-18 yaş grubundaki herkes "çocuk" kabul ediliyor. 12 yaş ayrımının tehlileki olduğunu kaydeden Konan "Öncelikle bu tür ayrımlar, kademelendirmeler aslında tehlikeli. Bu ayrım neye göre belirleniyor? Halbuki çocuğun tanımı açık. 0- 18 yaş. Kim bilebilir hangi yaştaki çocuğun daha az etkilendiğini? Ve neden 12 yaş sınırı getiriyorsunuz? 12 yaş altı ile üstü arasından failin fiili açısından nasıl bir farklılık var? 12 yaş altı "daha  çok çocuk" peki ya 12 yaş üstü ?" diye soruyor.

Konan, muhafazakar görüş ile hazırlandığı belli olan tasarıda önemli bir noktanın da eksikliğine değiniyor: "Akranların kendi aralarında isteğe bağlı cinsel ilişkiye girmesi durumuna ise hiçbir düzenleme öngörülmemiş. Halbuki bu konuda çok fazla sıkıntı ve çocuklar açısından mağduriyet yaşanıyor. Buna ilşkin özel bir düzenleme gelmesi gerekiyordu o da yok."

Konan şöyle devam ediyor:

"Ez cümle; bu yasa önerisi bizce, bize  yasa yapıcıların çocuk algısını gösteriyor. Yasa yapıcılar  çocuklar arasında 12 yaş üstü ve altı gibi bir ayrım yapıyor...12 yaş üstünü istismardan daha az etkilenen olarak görüyor. Ya da failin 12 yaşındaki kız çocuğunu "kadın" olarak görmesini sanki meşru görüyor.. 

Ve pek önemli bir konu da tabii ki bu yasayı çocuk evliliklerine verilen izinlerden, çocuk evliliklerinde suç duyurusunda bulunulduğunda verilen cezalardan ayrı değerlendiremiyor oluşumuz. Yani artık 13 yaşında evlendirilen bir kız çocuğu ile ilgili bir suç duyurusunda bulunulduğunda daha az ceza mı alabilecek? Biraz daha ayrıntılı görüş oluşturmak gerekiyor şüphesiz. Ama şu anda TBMM'deki süreci biz de takip ediyoruz. Nasıl müdahil oluruz diye yol arıyoruz."

'ŞİDDET TÜRKİYE'DE İNANILMAZ MEŞRULAŞTIRILIYOR'

"Çocuğa yönelik cinsel istismar son dönemde arttı mı?" sorumuz üzerine konan şunları söyledi:

"Sistemli bir veri olmadığı için net bir şey söyleyemiyoruz ancak görünür olduğu aşikar. Ben artmış olacağını düşünüyorum ama bir şekilde verilen tepkiler de artıyor. Son olarak yaşadığımız Irmak bebek olayı çok tehlikeliydi.O failin canlı yayına çıkması,itiraf ediyormuş gibi yapması... mış gibi diyorum çünkü biliyorlardı  ve şova dönüştürdüler. Bu tip şeyler inanılmaz derecede meşrulaştırılıyor. Failin hasta olduğu belli ve zaten bir şekilde engelenmemiş, önlenmemiş... Bunlar yapılmadığı gibi bir de TV'ye çıkarıldı. TV'ye çıkıp her şeye rağmen ünlü oldu bu adam.Bir sürü hasta olan başka insanlar da var, empati kurabilirler, başka şeyler düşünebilirler.

Müge Anlı'nın hakkında suç duyurusunda bulunulması gerekiyor. Müge Anlı'nın bunu yayın sırasında itiraf ettirmesinin imkanı yok, her şeyi biliyordu.

Şiddet Türkiye'de şu anda inanılmaz meşrulaştırılıyor.Sadece cinsel şiddet değil her türlü şiddet inanılmaz meşru. Bu meşruluktan payını en çok alanlar da çocuklar çünkü bu hiyerarşide en altta algılanıyorlar. Dolayısıyla en büyük payı kadınlar ve çocuklar alıyor.O yüzden bu meşruluğun bir parçası olarak şiddet bu kadar artmış olabilir."

Değişikliğin gerekçesi Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) geçtiğimiz aylardaki iptal kararı. AYM15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına" ilişkin hükmü iptal etmişti.

AYM TARAFINDAN İPTAL EDİLEN MADDE 103

1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; 

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.

2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

YENİ KANUN TASARISI

1) Çocuğa cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde üç yıldan sekiz yıla kadar cezalandırılır.

Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza istismar durumunda 10 yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz.

2)Cinsel istismarın vücuda organ sokma veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

Mağdurun 16 yılını tamamlamamış olması halinde ceza 18 yıldan az olamaz."